İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4995 K.2024/4892

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/4995Karar2024/4892Tarih6 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.288 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/4995 E., 2024/4892 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/3029 E., 2023/2449 K.
Karar
Kısmen kabul
İlk derece mahkemesi
... 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/23 E., 2021/143 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.288 kelime·11 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1993 ile 10.10.2016 tarihleri arasında yılın Eylül ile Nisan ayları arasında ayda 30’ar gün, diğer aylarda ayda 10’ar gün kesintisiz olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, davacının çalışmalarının kesintisiz olmadığını, çalıştığı sürelere ilişkin sigorta bildirimlerinin yapıldığını, mevsimlik işyeri niteliğinde olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli 2020/23 Esas -2021/143 Karar sayılı kararıyla; “davanın kısmen kabulü ile, davacı ...'ın 28305.09 sicil numaralı davalı ... Dış Tic. ve Gıda San. A.Ş. adlı işyerinde 10.10.1993 tarihiyle işe başladığının, 10.10.2016 tarihine kadar Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarında aralıksız, diğer aylarda ayda 10 gün, diğer aylardan 10 günden fazla kuruma bildirim yapılan aylarda ise bildirim yapılan gün kadar olmak üzere toplamda 4750 gün çalıştığının, bu çalışmalarının 1501 gününün kuruma bildirildiğinin, 3249 gününün ise bildiriminin yapılmadığının, bildirim yapılmayan günlerde asgari ücret aldığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine” karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2022 tarihli 2021/1006 Esas 2022/834 Karar sayılı kararıyla; “ İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı ...’ın 28305.09 sicil numaralı davalı ... Dış Tic. ve Gıda San. A.Ş. adlı işyerinde;

a) 01.09.1993 – 09.07.1995 tarihleri arasında; 1993/3. döneminde 120 gün, 1994/3. döneminde 106 gün asgari ücrete tabi çalışmasının fer’i müdahil SGK Başkanlığı’na bildirilmediğinin 506 sayılı Yasa'nın 60/G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 09.07.1995 tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki çalışmalarının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine,

b) 09.07.1995 -10.10.2016 tarihleri arasında, 1996/3. döneminde 105 gün, 1997/3. döneminde 120 gün, 1998/3. döneminde 120 gün, 1999/3. döneminde 120 gün, 2000/3. döneminde 63 gün, 2001/3. döneminde 57 gün, 2002/3. döneminde 8 gün, 2003/3. döneminde 44 gün, 2004/9. ayında 5 gün, 2004/10. ayında 2 gün, 2004/11. ayında 27 gün, 2004/12. ayında 27 gün, 2005/9. ayında 8 gün, 2005/10. ayında 2 gün, 2005/11. ayında 6 gün, 2005/12. ayında 10 gün, 2006/9. ayında 6 gün, 2006/10. ayında 6 gün, 2006/11. ayında 2 gün, 2006/12. ayında 16 gün, 2007/9. ayında 18 gün, 2007/10. ayında 6 gün, 2007/11. ayında 20 gün, 2007/12. ayında 9 gün, 2008/9.

Ayında 30 gün, 2008/10. ayında 30 gün, 2008/11. ayında 30 gün, 2008/12. ayında 30 gün, 2009/9. ayında 30 gün, 2009/10. ayında 30 gün, 2009/11. ayında 30 gün, 2009/12. ayında 30 gün, 2010/9. ayında 30 gün, 2010/10. ayında 30 gün, 2010/11. ayında 30 gün, 2010/12. ayında 30 gün, 2011/9. ayında 30 gün, 2011/10. ayında 30 gün, 2011/11. ayında 30 gün, 2011/12. ayında 30 gün, 2012/9. ayında 30 gün, 2012/10. ayında 30 gün, 2012/11. ayında 30 gün, 2012/12. ayında 30 gün, 2013/9. ayında 9 gün, 2013/12. ayında 20 gün, 2014/9. ayında 17 gün, 2014/10. ayında 10 gün, 2014/11. ayında 14 gün, 2014/12. ayında 17 gün, 2015/10. ayında 10 gün,

2015/11. ayında 9 gün, 2015/12. ayında 13 gün, 2016/9. ayında 8 gün, 2016/10. ayında 4 gün, asgari ücrete tabi çalışmasının fer’i müdahil SGK Başkanlığı’na bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairece "Mahkemenin, davacının, imzası sabit olan ücret bordrolarının bulunduğu dönemlerdeki bildirimler dışlanmak suretiyle yılın Eylül ila Aralık aylarında tam gün çalışmalarının bulunduğuna dair kabulü isabetli bulunmuş ise de; özellikle davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin 05.09.1994 tarihinde verilmiş olması,

1996 ile 2000 yılları ve 2009 ile 2013 yılları arasında bildirim dışı kalan dönemin uzunluğu ve Kuruma hiç bildirim yapılmayan bu yıllarda da davacının çalışmaya devam edip etmediğini aydınlatmak bakımından mevcut tanık beyanlarının yetersiz olduğunun değerlendirilmesi nedeniyle, bu dönemler açısından eksik inceleme ile karar verilmesinin; öte yandan, İlk Derece Mahkemesince davacının 10.10.1993 tarihinde işe başladığı kabul edilerek hüküm kurulduğu,

davacının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve feri müdahil Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin 01.09.1993 tarihinden itibaren hizmetinin tespitine dair hüküm kurulmasının bozma sebebi olduğu belirtildikten sonra,

tespiti istenen dönemin tamamında çalışması bulunan, kanaat edinmeye yeter sayıda bordro tanığı dinlenerek ve tanıklara, özellikle, 10.10.1993 ile davalı işyerinden davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 05.09.1994 tarihleri arasındaki dönemde, 1996 ile 2000 yılları arasındaki dönemde ve 2009 ile 2013 yılları arasındaki dönemlerde, davacının işyerinde çalışmaya devam edip etmediği, çalışmasına ara verdiği dönem bulunup bulunmadığı açıklattırılarak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada, re’sen tespit edilen bordro tanıklarının beyanları, Yargıtay tarafından davacının, imzası sabit olan ücret bordrolarının bulunduğu dönemlerdeki bildirimler dışlanmak suretiyle yılın Eylül ila Aralık aylarında tam gün çalışmalarının bulunduğuna dair kabulü isabetli bulunduğu,

davalı ve feri müdahil Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetildiğinde ve hak düşürücü sürenin sezonluk çalışmalara göre irdelenmesi gerektiği, özellikle davacı bordro tanıkları Hüsniye Ulukaya ve ...’un bozma ilamında belirtilen dönemlerde davacının fiilen çalışmasına yönelik beyanları ile bu beyanları destekler nitelikte, İlk Derece Mahkemesinde beyanları alınan davacı bordro tanığı ... ve ... ile bordro tanığı ...’ın anlatımlarından, davacının, istemine konu 10.10.1993 – 10.10.2016 tarihleri arasında,

imzası sabit olan ücret bordrolarının bulunduğu dönemlerdeki bildirimler dışlanmak ve işveren tarafından dosyaya ibraz edilen ve imza bulunan işe giriş bildirgelerindeki başlangıç tarihleri ile 506 sayılı Kanun’un 60/G hükmü gözetilmek suretiyle yılın Eylül ila Aralık aylarında tam gün çalışmalarının bulunduğunun tespitine karar verildiği gerekçe bölümünde belirtildikten sonra davanın kısmen kabulüne, "[TCKN] TC. kimlik numaralı davacı ...’ın 28305.09 sicil numaralı davalı ...

Dış Tic. ve Gıda San A.Ş. adlı işyerinde;

a) 01.09.1993 – 09.07.1995 tarihleri arasında; 1993/3. döneminde 120 gün, 1994/3. döneminde 106 gün asgari ücrete tabi çalışmasının fer’i müdahil SGK Başkanlığı’na bildirilmediğinin 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 09.07.1995 tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki çalışmalarının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine,

b) 09.07.1995 -10.10.2016 tarihleri arasında, 1996/3. döneminde 105 gün, 1997/3. döneminde 120 gün, 1998/3. döneminde 120 gün, 1999/3. döneminde 120 gün, 2000/3. döneminde 63 gün, 2001/3. döneminde 57 gün, 2002/3. döneminde 8 gün, 2003/3. döneminde 44 gün, 2004/9. ayında 5 gün, 2004/10. ayında 2 gün, 2004/11. ayında 27 gün, 2004/12. ayında 27 gün, 2005/9. ayında 8 gün, 2005/10. ayında 2 gün, 2005/11. ayında 6 gün, 2005/12. ayında 10 gün, 2006/9. ayında 6 gün, 2006/10. ayında 6 gün, 2006/11. ayında 2 gün, 2006/12. ayında 16 gün, 2007/9. ayında 18 gün, 2007/10. ayında 6 gün, 2007/11. ayında 20 gün, 2007/12. ayında 9 gün, 2008/9. ayında 30 gün,

2008/10. ayında 30 gün, 2008/11. ayında 30 gün, 2008/12. ayında 30 gün, 2009/9. ayında 30 gün, 2009/10. ayında 30 gün, 2009/11. ayında 30 gün, 2009/12. ayında 30 gün,2010/9. ayında 30 gün, 2010/10. ayında 30 gün, 2010/11. ayında 30 gün, 2010/12. ayında 30 gün, 2011/9. ayında 30 gün, 2011/10. ayında 30 gün, 2011/11. ayında 30 gün, 2011/12. ayında 30 gün, 2012/9. ayında 30 gün, 2012/10. ayında 30 gün, 2012/11. ayında 30 gün, 2012/12. ayında 30 gün, 2013/9. ayında 9 gün, 2013/12. ayında 20 gün, 2014/9. ayında 17 gün, 2014/10. ayında 10 gün, 2014/11. ayında 14 gün, 2014/12. ayında 17 gün, 2015/10. ayında 10 gün, 2015/11. ayında 9 gün,

2015/12. ayında 13 gün, 2016/9. ayında 8 gün, 2016/10. ayında 4 gün, asgari ücrete tabi çalışmasının fer’i müdahil SGK Başkanlığı’na bildirilmediğinin tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine dair hüküm kurulmuştur.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. B. Temyiz Sebepleri

1.Fer'i müdahil Kurum vekili; bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesince de tanık beyanlarının davacının sezon dışı çalışmalarına ilişkin somut beyanının olmadığı belirtildiği halde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, tanık beyanlarının sezondaki çalışmaları dahi kanıtlamaya yetecek nitelikte olmadığını, hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... Dış Ticaret ve Gıda San. A.Ş. vekili, çalışan tüm işçilerin günlerinin eksiksiz olarak bildirildiğini, davalı şirketin mevsimlik bir iş yeri olmakla, iş yerinde bir çok bölüm bulunduğu, her bölümün çalışan sayısı, çalışma dönemi, çalışma saatleri, sezonda ya da sezon dışı çalışmalarının farklılık arz ettiğini, dinlenen tanıkların davacıyı tanımadıklarını, çalışma şeklini, bölümünü, işe ne zaman gelip gittiğini bilmediklerini beyan ettiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme 1.Bir Mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir.

2.Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (Mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar.

Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz (Kuru, Baki/ ..., .../ ..., Ejder. Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK’na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472).

Anayasa’nın 141 inci maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

3.Yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

4.Yukarıda vurgulanan hususlar, Hukuk Genel Kurulu'nun 19.04.2006 gün ve E:2006/4-142, K:229. 05.12.2007 gün ve E:2007/3-981, K:936. 23.01.2008 gün ve E:2008/14-29, K:4. 19.03.2008 gün ve E:2008/15-278, K:254. 18.06.2008 gün ve E:2008/3-462, K:432. 21.10.2009 gün ve E:2009/9-397, K:453. 24.02.2010 gün ve E:2010/1-86, K:108. 28.04.2010 gün ve E:2010/11-195, K:238. 22.06.2011 gün ve E:2011/11-344, K:436.

08.02.2012 gün 2011/10-726 E, 2012/57 K; 28.09.2012 gün 2012/3-444 E, 2012/638 K; 16.03.2012 gün 2012/2-97 E, 2012/203 K sayılı kararlarında da, benimsenmiştir. Yine 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır.

Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.

5.Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3 üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.

6.Öte yandan, Mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

7.Anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile yargıcın, gerek Mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

8.Eldeki davada, kararın gerekçe bölümünde "davacının, istemine konu 10.10.1993–10.10.2016 tarihleri arasında, imzası sabit olan ücret bordrolarının bulunduğu dönemlerdeki bildirimler dışlanmak ve işveren tarafından dosyaya ibraz edilen ve imza bulunan işe giriş bildirgelerindeki başlangıç tarihleri ile 506 sayılı Kanun’un 60/G hükmü gözetilmek suretiyle yılın Eylül ila Aralık aylarında tam gün çalışmalarının bulunduğunun tespitine karar verildiği" belirtildiği halde; hüküm bölümünde "01.09.1993–09.07.1995 tarihleri arasında.

1993/3. döneminde 120 gün..." çalıştığı tespit edilmek suretiyle gerekçe bölümü ile hüküm bölümü ve gerekçe ile kısa karar arasında çelişki oluşturularak ve önceki bozma ilamında, İlk Derece Mahkemesinin davacının 10.10.1993 tarihinde işe başladığına dair kararına karşı davacının istinaf yoluna başvurmamış olması nedeniyle davalı ve fer'i müdahil Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin 01.09.1993 tarihinden itibaren hizmetinin tespitine dair hüküm kurulmasının bozma sebebi olduğuna işaret edilmesine rağmen bu husus gözetilmeksizin hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının, sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/4995, K. 2024/4892, 6 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4995
Karar No
2024/4892
Tarih
6 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4996 K.2024/4878
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4997 K.2024/5752
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/4998 K.2024/8234
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/4999 K.2024/5777
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5000 K.2024/7979
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/5001 K.2024/8235

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.