KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/5274 E., 2025/3473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
1.558 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya yaşlılık aylığı bağlandığını ve davacının emekliliğinin akabinde köyüne yerleştiğini, davacının, 15.12.2017 tarih ve 152 047 89 sayılı denetmen raporuna istinaden sahte çalışma nedeniyle iptal edilen günleri sonrasında Bağ-kur hizmetinden sonra 1260 gün çalışma şartı taşımadığının görülüp emekli aylığının iptal edildiğini, iptal sonucu 01.10.2011-19.01.2018 tarihleri arasında ödenen aylıkların da geri istendiğini, davacının iş bu firmanın kendisini gönderdiği okul, büro firma gibi yerlerde temizlik işçisi olarak çalıştığını, davacının ilgili işyerinde temizlik,
otopark bekçiliği gibi işler yaptığını, işveren tarafından ..., ...
Dershanesi, ... ilçesindeki özel okullara ve şahıs evlerine temizliğe gittiğini beyanla davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ve bağlandığı tarihten itibaren ödenen aylıkların faizi ile geri ödenmesine yönelik haksız ve hukuka aykırı Kurum işleminin davacının tüm çalışmalarının bizzat, fiili ve gerçek olmasından ötürü iptalini, yaşlılık aylığının kesildiği günden itibaren tekrar bağlanması ile ödenmeyen aylıkların faizi ile ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, denetmen raporuna istinaden iptal edilen sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.
Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
3. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
4.Eldeki dava, 01.09.2009-01.06.2010 tarihleri arasında davalı işveren ... Tem. Hiz. .... Gıda San. Tic Ltd. Şti.'ye ait 1173247.35 sicil sayılı iş yerinden yapılan sigortalılık bildirimleri bulunan ve bildirimleri iptal edilen davacının, sigortalılık günlerinin iptaline yönelik Kurum işleminin iptali ile 2009/9- 2010/6 döneminde aralıksız olarak çalıştığının tespiti ve 01.10.2011-19.01.2018 tarihleri arasında alınan yaşlılık aylıklarına yönelik olarak borç tahakkukuna yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Davalı ... Tem. Hiz ... Gıda San. Tic. Ltd. Şti. isimli iş yeri hakkında düzenlenen 15.11.2017 tarih ve 2017/.../092 sayılı raporda, sahte sigortalılık kapsamında değerlendirme yapılarak söz konusu iş yerinden 2008 tarihinden itibaren yapılan tüm sigortalılık bildirimlerinin sahte olduğunun tespiti üzerine, davacının 01.09.2009-01.06.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili olmadığı gerekçesiyle, Kurumca yapılan bildirimlerinin iptal edildiği, davacıya 01.10.2011-19.01.2018 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıkları nedeniyle toplam 94.818,76 TL borç çıkartıldığı anlaşılmış olup davacının çalışmalarını fiili olduğuna ve aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline yönelik olarak açılan eldeki davada Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
5.Somut olayda, dosya kapsamında ... Tem. Hiz... Ltd. Şti. ile ... Anadolu Lisesi arasında aylık genel temizlik hizmetleri karşılığında 2008/2-6. aylar döneminde faturalar düzenlendiği, dosyada bulunan muhtasar beyannamenin en son 2007 yılına ait olduğu, şirketin davalı Kurum kayıtlarında 1362 Sok.
No: 35/502 .../İzmir adresinde tescilli olduğu, bu adreste SGK müfettişi tarafından düzenlenen 06.07.2012 tarihli iş yeri durum tespit tutanağında iş yerinin kapalı olduğu, No:35'te kurulu ...
İşhanı içinde beyanlarına başvurulan kişilerin iş yerinin faaliyette olup olmadığına yönelik bilgilerinin olmadığı, yönetici ... ile yapılan telefon görüşmesinde, emin olmamakla birlikte ... şirketinin 2000'li yılların başında faaliyette olduğunu, firmanın yaklaşık 3-4 sene handa faaliyette kaldığını, daha sonra taşındıklarını duyduğunu belirttiği; vergi kayıtlarına bakıldığında ise 07.09.2007 tarihli vergi yoklama fişinde şirketin tanınmadığı ve faaliyetinin olmadığı, yine 29.09.2009 tarihli vergi yoklama fişinde işyerinin boş ve kapalı olduğu, şirketin tanınmadığı,
adresin tahminen 4-5 yıldır boş olduğu belirtilmiş ise de her iki yoklama fişinde de tespit yapılan işyeri adresinin aynı sokakta No:26/318 olduğu ve 25.06.2001 tarihli kira sözleşmesinde de şirket adresinin No:26/318 olduğu anlaşılmakla şirketin birden fazla adres bilgisinin olduğu görülmüştür.
Müfettiş raporunda beyanları alınan ve... yöneticilik yapan ...'nin 13.01.2011 tarihli beyanında ... firmasının yaklaşık 8-9 yıl önce handa faaliyet gösterdiğini, daha sonra karşılarındaki Kerimhan İşhanına taşındıklarını beyan ettiği, Kerimhan İşhanı yöneticisi ...'ın ise 21.01.2011 tarihli beyanında şirketin 2010 yılı Mart gibi bu adrese geldiklerini, çok sık yer değiştirdiklerini beyan ettiği, Mahkemece dinlenilen ve biri davacının kızı olup çalışmaları iptal edilen tanıkların ise davacının ... şirketinin çalışanı olarak çalıştığını ifade ettikleri anlaşılmakta olup Mahkemece verilen karar eksik araştırmaya dayalı bulunmuştur.
6. Mahkemece, davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde davacıdan iptal konusu dönemde hangi tarihlerde ve hangi adreslerde temizlik işini yapmaya gittiği, ... şirketinin hangi adresteki iş yerinde kimlerle çalıştığı sorulmalı, beyanı sonrası tespit edilen kişilerin tanık olarak beyanları alınmalı, davacının ...
Dershanesi ve ...'deki okullarda çalıştığını belirtmesi halinde iptale konu dönemde bu iş yerlerinde çalışan müdür, öğretmen, hizmetli vs. tespit edilerek tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, ... şirketi ile ..., ... Anadolu Lisesi ve ...'deki özel okullar ile ...
Dershanesi arasında imzalanan sözleşmeler, dönem bordroları, şirkete yapılan ödeme belgeleri, dinlenilen ve dinlenilecek tanıkların hizmet döküm cetvelleri celbedilmeli, ... şirketinin birden fazla adres bilgisi olduğundan bu husus da araştırılarak tespit edilecek komşu iş yerlerinden de tanıklar dinlenilmeli, davacının çalıştığı başka işyerleri varsa onlar da tespit edilerek ve dava dışı ... şirketi ile arasında imzalanan sözleşmeler varsa celbedilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5274, K. 2025/3473, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama