İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5331 K.2024/12174

Taraflar arasında Mahkemece görülen fiili birlikteliğe dayalı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2024/5331Karar2024/12174Tarih2 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.969 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/5331 E., 2024/12174 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2024
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2023/405 E., 2024/25 K.
Karar
Direnme
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.969 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında Mahkemece görülen fiili birlikteliğe dayalı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle almakta olduğu ölüm aylığının 2011 yılı Şubat ayından itibaren kesildiğini ve 25.10.2008 – 24.02.2011 tarihleri arasında davacıya yapılan 15.702,60 TL ödemenin yersiz olduğu gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 96/I-a maddesi uyarınca borç çıkarıldığını belirterek, davalı Kurumun yersiz ödeme yapıldığına ilişkin tespitinin ve aylıkların iadesine ilişkin işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıya babasından dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi gereği eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış gelir ve aylıkların kesileceğinin düzenlendiğini, tutanak tanığının da bu durumu doğruladığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 26.05.2014 tarihli ve 2011/558 Esas 2014/278 Karar sayılı kararıyla; tespitlerin dayanağı olan tanıkların Mahkemeye verdikleri ifadelerinde davacı ile eski eşinin aynı evde birlikte oturmadıklarını beyan ettikleri, özellikle tanık ...'nun ifadelerinin çelişkili olduğu, bu suretle davacı ile eski eşinin dava konusu dönemde aynı evde birlikte yaşamadıkları, aksi yöndeki Kurum işleminin usul ve kanuna uygun olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı Kuruma 15.762,60 TL borcunun olmadığının tespitine ve Kurumca yersiz ödemenin tahsili yönünde başlatılan işlemin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; davalı Kurum işleminin dayanağı denetim raporunda, komşu tanık ...'in davacı, boşandığı eşi, oğlu ve gelininin birlikte oturduğunu, ceza davası ve yargılama aşamasında aynı tanığın davacının oğlu ve gelini ile birlikte İzmir'de yaşadığını, boşandığı eşini pek tanımadığını beyan ettiği, davacının ceza davası ile iş bu davada boşanmadan sonra Kırıkkale'de kardeşinin yanında kaldığını belirttiği, yargılama aşamasında dinlenen davacı tanığı ...'in davacı ile benzer beyanda bulunduğu,

bu halde, tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verildiği anlaşılmakla, yargılama aşamasında yapılmayan araştırmaların yanı sıra, boşanan eşlerin “... Mah. ... Sok. No:10 K.1 Karabağlar/İzmir” ve davacının 24.09.2009 tarihinde beyan ettiği “Yenimahalle Mah. 158. Sok. ...

Sitesi No:43/A İç Kapı No:3 ...” adreslerinde davaya konu 25.10.2008-24.02.2011 dönemi bakımından geniş kapsamlı emniyet araştırması yaptırılmalı, Nüfus Müdürlüğünden adres hareketleri bu dönemi kapsayacak şekilde tarihleri ile birlikte istenilmeli, dava konusu dönemin tümüne ilişkin her iki adresteki muhtarlık kayıtları celbedilmeli, davacı ve boşandığı eşine ait GSM operatörleri ile MEDULA sisteminde yer alan adres bilgileri araştırılmalı, ölüm aylıklarının çekildiği banka ve diğer banka kayıtlarında yer alan adres bilgileri istenilmeli, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği,

toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B.Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 24.12.2014 gün ve 2014/621E., 2014/807 K. sayılı kararı ile önceki kararında direnilmiştir.

C.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/10-2877 Esas, 2019/226 Karar sayılı ilamında; davacıya bağlanan ölüm aylığının iptali ve ödenenlerin iadesine yönelik işlem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında inceleme yapılarak birlikte yaşama olgusunun yöntemince araştırılıp tespiti gerektiği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.

D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı üzerine; denetim raporunda adı geçen tanık ...'nun alzheimer rahatsızlığı nedeniyle beyanının yeniden tespit edilemediği, davacıya ait MEDULA kayıtlarının incelenmesinde.

2008-2011 yıllarında muhtelif tarihlerde çeşitli sağlık kuruluşlarında tedavi kayıtlarının bulunduğu, tedavilerinin ekseriyetle İzmir ilinde kurulu sağlık kuruluşlarında gerçekleştiği 05/2010 ve 06/2010 dönemlerinde Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesinde de tedavi kaydı bulunduğu, davacıya ait adres hareketlerinde. 24.09.2009 tarihinde "Yenimahalle Mah., 158 Sokak, ...

Kent Sitesi, No:43/A/3 Merkez/Kırıkkale" adresinin beyan edilmesi ve iş bu adres üzerinden yapılan emniyet araştırma tutanağında "...... ile yapılan görüşmede ise ...'ın eniştesi olduğunu, söz konusu binada hiç kalmadığını, kardeşi ... 'nin tam tarihini hatırlamadığı bir zamanda boşandıktan sonra yalnızca 1 ay bu adreste yanında kaldığını, ayrıca bir süre de Esatmüminli Köyü/Keskin/Kırıkkale adresinde yanında kaldığını," tespitine yer verilmesine istinaden Mahkemece Keskin İlçe Jandarma Komutanlığı'na müzekkere yazılarak davacı ... 'nin ( ...) 2008 - 2012 yıllarında yaşadığı belirtilen Esatmüminli köyüne gidilerek köy muhtarı,

2008 - 2012 yıllarında görev yapan muhtar aza veya ihtiyar heyeti ile civar sakinlerinden sorulup davacının 2008 - 2012 yıllarında köyde ikamet edip etmediği, etmiş ise süresine ilişkin düzenlenecek araştırma tutanağının Mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, cevabi yazı ekinde düzenlenen 15.06.2022 tarihli tutanağın incelenmesinde; yapılan mahalli araştırmalar ve 2008-2012 yıllarında köy muhtarlığı yapan ve şuan muhtar olan ... isimli şahsın ve köy muhtar azası Arap ... isimli şahıslar.

2008-2012 yılları arasında ... isimli şahsın köyde ikamet etmediğini, ... isimli şahsın 1980-1983 yılları arasında köyde ikamet ettiğini, daha sonra Kırıkkale iline taşındığını ve 15-16 yıldır İzmir ilinde ikamet ettiğini, şeklinde tespite yer verildiği, dava dilekçesinde; davacının boşandıktan sonra eşiyle ayrı yaşamaya başladığı ve davacının uzun süre önce Kırıkkale'ye taşındığı, dava tarihi itibariyle halen Kırıkkale'de yaşamakta olduğunun beyan edildiği ne var ki;

boşanma kararı akabinde beyan edilen Kırıkkale adresinde yapılan emniyet araştırmasında bizzat davacının kardeşi tarafından davacının boşanma kararı akabinde 1 aylık süre için iş bu adreste kaldığı, bir süre de Esatmüminli Köyü/Keskin adresinde birlikte kaldıkları beyan edildiği, aynı tutanakta beyanı tespit olunan şahıs tarafından ise davacının hiç Yenimahalle Mahallesi/Kırıkkale adresinde ikamet etmediğinin bildirildiği, Mahkemece Esatmüminli Köyü Keskin/Kırıkkale adresi üzerinden yapılan emniyet araştırmasında ise davacının 1983 yılından sonra hiç köyde ikamet etmediği,

yaklaşık 15-16 yıldır (tutanak tarihi 15.06.2022 olup beyana göre 15 yıl öncesi 2007 yılına tekabül etmektedir.) İzmir adresinde ikamet ettiğinin belirtildiği, öte yandan Kurum tarafından yapılan tahsis ödemelerinin uyuşmazlık tarihi arasında sürekli ve şekilde İzmir ili Karabağlar ilçesi adresinde bulunan banka ATM'sinden çekildiği belirlendiği, tespit edilen tüm bu hususlar ve davacıya ait MEDULA kayıtlarının da iş bu tespitleri destekler niteliği göz önüne alındığında Mahkemede; davacının hakkında boşanma kararı verilen eş ile eylemli olarak birlikte yaşadığı kanaati hasıl olduğu,

davacıya bağlanan ölüm aylığının iptali ve ödenenlerin iadesine yönelik işlem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucu birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği sonucuna ulaşılarak tesis edilen Kurum işleminde hatalı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

E. Bozma Kararı

Dairemiz bozma ilamında; davacının ve boşandığı eşinin adresinde yapılan kolluk araştırmalarının içeriğinden ve davacının MEDULA kayıtlarından ... çelişki nedeniyle, davacı ile boşandığı eşinin yersiz ödeme döneminde birlikte yaşamaya devam edip etmediğinin tespiti bakımından hem boşandığı eşin hem de davacının adres bilgileri raporunda kayıtlı oldukları adreslerde yapılacak araştırma ile bu adreslerde 2008-2011 tarihleri arasında ikamet eden komşuları, Esatmüminli Köyünün ilgili dönem muhtar ve azaları dinlenmeli, boşandığı eşin de MEDULA kayıtları celbedilerek incelenmeli birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında tekrar araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur.

F. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesi kararı ile boşanma kararı akabinde beyan edilen Kırıkkale adresinde yapılan emniyet araştırmasında bizzat davacının kardeşi tarafından davacının boşanma kararı akabinde 1 aylık süre için iş bu adreste kaldığı, bir süre de Esatmüminli Köyü/Keskin adresinde birlikte kaldıkları beyan edilmiş, aynı tutanakta beyanı tespit olunan şahıs tarafından ise davacının hiç Yenimahalle Mahallesi/Kırıkkale adresinde ikamet etmediği bildirilmiştir.

Mahkememizce Esatmüminli Köyü Keskin/Kırıkkale adresi üzerinden yapılan emniyet araştırmasında ise davacının 1983 yılından sonra hiç köyde ikamet etmediği, yaklaşık 15-16 yıldır (tutanak tarihi 15.06.2022 olup beyana göre 15 yıl öncesi 2007 yılına tekabül etmektedir.) İzmir adresinde ikamet ettiği belirtilmiştir.

Öte yandan Kurum tarafından yapılan tahsis ödemelerinin uyuşmazlık tarihi arasında sürekli ve şekilde İzmir ili Karabağlar ilçesi adresinde bulunan banka ATM'sinden çekildiği, Yargıtay ilamında; kolluk araştırmalarının içeriğinde çelişki bulunduğu belirtilmiş ise de Mahkememizce bu yönde bir çelişki olmadığı değerlendirilmiştir.

Şöyle ki; yargılama konusu muvazaalı boşanma iddiası hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu şikayetiyle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/423 Esas sayılı ve Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyaları ile mükerrer şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/423 Esas sayılı dosyasında mükerrer açılan kamu davasının derdestlik nedeniyle reddine karar verildiği, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyasında ise suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat hükmü tesis edildiği görülmüştür.

Ancak her iki dosyada dikkat edilmesi gereken husus; davacı ... 'nin her iki dosyadaki savunma içeriğidir. Davacı her iki yargılamada boşandıktan sonra Kırıkkale İlinde kardeşi ... 'nin yanında kaldığını beyan etmiş, fakat emniyet araştırmasında bizzat ... tarafından bu hususun doğrulanmadığı görülmüştür.

Davacının bir dönem yaşadığı iddia edilen Esatmüminli Köyü'nde emniyet araştırması yaptırılmış, Yargıtay'ın bozma ilamında dinlenmesi gerektiği belirtilen köy muhtarı ve azasının beyanı üzerine tanzim edilen araştırma tutanağında, uzun yıllardır köyde yaşamadığı açıkça ifade edildiği, Yargıtay ilamında MEDULA kayıtlarında çelişki olduğu belirtilmiş ise de. Mahkememizce aksi yönde değerlendirme yapılmıştır. Zira; davacının MEDULA kayıtları incelendiğinde.

16.01.2008 tarihinden, aylık kesilme dönemi olan 2011/02 tarihine kadar toplam 23 adet poliklinik başvurusundan yalnızca 14.05.2010-09.06.2010 tarihleri arasındaki başvuruların Kırıkkale'de bulunan hastaneye yapıldığı tespit edilmiş, ayrıca. Kırıkkale İlinde bulunan başvuruların Poliklinik başvurusu olduğu belirlenmiştir.

Buna karşılık davacının diğer dönemlerde muhtelif tarihlerde İzmir İlinde bulunan hastanelere başvurduğu, başvuruların bir kısmının acil bölümüne yapıldığı görülmektedir.

Belirtilen tarihlerde Kırıkkale İlinde yaşadığını iddia eden davacının acil sağlık durumu nedeniyle İzmir İlinde bulunan hastanelerin acil bölümüne başvuru yapması olağan görülmediği, Nitekim; belirtilen hususlar ile davacının Kurum tarafından bağlanan aylığı her ay İzmir İlinde çekmesi birlikte değerlendirildiğinde davacı iddiasına itibar edilmesi mümkün görülmemiş, davacının hakkında boşanma kararı verilen eş ile eylemli olarak birlikte yaşadığı kanaati hasıl olmuş,

davacıya bağlanan ölüm aylığının iptali ve ödenenlerin iadesine yönelik işlem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucu birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği sonucuna ulaşılarak tesis edilen Kurum işleminde hatalı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Kurum işleminin isimsiz ihbar dilekçesine ve ...'nun beyanına dayandığını, rapor içeriğinde tespitin yapıldığı adresin davacının resmi ikametgahı olmadığı ve adresin boş olduğunun belirlendiğini, MEDULA kayıtlarında Kırıkkale hastanesinde tedavi olduğunun görüldüğünü, aylığın Karabağlar adresinden çekildiği belirtilmişse de bizzat davacı tarafından değil oğlu tarafından çekildiğini, davalı işlemine dayanak olgular şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin ve net olarak ispatlanamaması karşısında direnme kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödenen aylıkların iadesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 , 371 ve 373 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci maddesidir.

3. Değerlendirme

Davacının babasının 29.04.2002 tarihinde vefat ettiği, davacı ile eski eşi ...'ın 05.09.2002 tarihinde boşandığı, davacıya 30.09.2002 tarihli tahsis talebi üzerine ölüm aylığı bağlandığı, davacının boşandığı eşi ile 12.09.2019 tarihinde tekrar evlendiği, Kurumun 30.12.2010 tarihli denetim raporunda; davacının boşandığı eşi ...'ın nüfus kayıt sisteminde kayıtlı Aydın Mahallesi 4289.

Sokak No 10 kat 1 Karabağlar/İzmir adresine gidilerek üst kat komşusu ve ev sahibi ...'nun birlikte yaşadıkları yönünde beyanı ile kayıtlarla çelişkili şekilde duruşmada verdiği beyanı, davacının MERNİS adresinde Kırıkkale'de kayıtlı olmakla birlikte emniyet ve jandarma tarafından yapılan araştırma mevcut adreslerde yaşamadığı yönündeki tespitleri, Kırıkkale'de yaşadığı iddiası karşında aylığın İzmir'de çekildiği, MEDULA kayıtlarından İzmir'de hastanelerde muayene olduğu, dinlenen tanıkların çelişkili beyanları vs deliller ile Mahkeme direnme kararındaki gerekçeler gözetildiğinde direnme kararının yerinde olduğu,

Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5331, K. 2024/12174, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. E. Bozma Kararı
  9. F. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VII. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5331
Karar No
2024/12174
Tarih
2 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5333 K.2024/12177
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5333 K.2024/6513
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5337 K.2024/17464
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2024/5337 K.2024/12575
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5339 K.2024/6483
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/5340 K.2024/16187

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.