İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5404 K.2025/4381

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/5404Karar2025/4381Tarih18 Mart 2025Okuma5 dk · 953 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/5404 E., 2025/4381 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

953 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı asil ... ve adına Av. ... ile davacı adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili özetle; müvekkilinin iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın davalının kusurundan kaynaklandığından bahisle 1.528.231,44 TL maddi, 750.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kaza nedeniyle %34,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın oluşumunda davacının %30, davalının %70 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı lehine 150.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, olayın meydana geldiği işyerinin 05.10.2017 tarihinde ....

Şti.’ye devredildiğini, bu devir sonrası müvekkili ...’in olayla hiçbir ilgisi kalmadığını, kazanın meydana gelişinde müvekkiline atfı kabil bir kusur veya illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazının dikkate alınarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiğini, manevi tazminatın ıslah yoluyla talep edilmesinin hatalı olduğunu, davacının açtığı davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu ve bu nedenle zamanaşımı itirazının dikkate alınması gerektiğini, müvekkiline yöneltilmesi mümkün hiçbir somut iddianın bulunmadığını,

olayın meydana gelmesinde yegâne kusurlunun işi dışında işlere kalkışarak uzmanlık alanı dışındaki bir işte çalışmaya girişen davacının kendisi olduğunu, hesaplamaya esas pasif dönem kazancının asgari ücretin çok üzerinde ve yıllık 131.000,00 TL olarak alınmasının fahiş ve afaki olduğunu, kusur oranının müvekkili aleyhine hatalı şekilde yüksek belirlendiğini, davacının maluliyet oranının %34 olarak tespit edilmesinin yerinde olmadığını ve bu oranın fiili durumu yansıtmadığını, müvekkilince davacıya hem ücret hem hastane masraflarının ödendiğini ancak bu ödemelerin dikkate alınmadığını,

davacının kendi kusuru ile tedavi sürecini uzatarak zararın artmasına sebebiyet verdiğini, ilk ve ikinci bilirkişi raporlarında geçici iş göremezlik süresi yönünden çelişkili veriler bulunduğunu, bilirkişilerin hesaplamalarda hukuki kanaatle hareket ederek çeşitli kalemleri keyfi olarak dahil ettiklerini ya da dışladıklarını, ücret belirlemesinde objektif ve bilimsel ölçütlere yer verilmediğini, yapılan ödemelerin tenzil edilmediğini ve isticvap taleplerinin değerlendirilmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

a. Davalı vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacı vekilinin maddi tazminatla birlikte 750.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince davacı lehine maddi tazminatla birlikte 150.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararı ile istinaf yoluna başvuran davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kısmen kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir.

b. Davalı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya kapsamından davalı gerçek kişinin davanın açılmasından kısa bir süre sonra gerçek kişi ticari işletmesinde tür değişikliğine gittiği, işletmesini bir ortaklı ... şirkete dönüştürdüğü, işverenin yeni ünvanının ... ve ... ... Şirketi olduğu, keyfiyetin 04.10.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 428/3. maddesi "yukarıdaki hükümlere göre devir hâlinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan, devreden ve devralan işveren müteselsilen sorumludurlar. Ancak, devreden işverenin bu yükümlülüklerden doğan sorumluluğu, devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır…” düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda davalı gerçek kişi her ne kadar devir hususunu ileri sürüyor ise de 2015 yılında devirden önce doğmuş olan tazmin borcundan dolayı müştereken ve mütselsilen sorumluluğu bulunduğu, dava tarihinin dahi devir tarihinden önce olduğu açık olduğuna göre temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacının manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, Davacı avukatı yararına takdir edilen 28.00,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/5404, K. 2025/4381, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
  9. VI. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5404
Karar No
2025/4381
Tarih
18 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5405 K.2025/1210
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5406 K.2025/1351
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/5406 K.2025/3271
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5409 K.2025/3308
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5415 K.2025/1877
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/5416 K.2025/3985

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.