KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6301 E., 2024/13091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2948 E., 2024/341 K.
- İlk derece mahkemesi
- Muğla İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/154 E., 2023/243 K.
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılara ait bina inşaatı iş yerinde 01.03.1989 ile 01.12.1989 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirkette bir kısım boya işlerinde çalıştığını, yaptığı boya işinin 9 ay sürmesinin mümkün olmadığını, davalı şirkette 1989 tarihine ait herhangi bir evrak bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen bordro tanıklarından Taki ve ... belirtilen işverenleri tanımadığını çalışıp çalışmadıklarını hatırlamadıklarını beyan etmiş ise de davacının geçmiş yıllara ait fotoğraflarının dosya arasına alındığı, fotoğrafın da gösterildiği bordro tanığı ...'in davacı ile 7-8 ay kadar çalıştığını hatta davacının kendisinden önce başladığını beyan etmesi,
yine bordro tanığı ...'in de Mahkemede hazırda bulunan davacıyı milli eğitim inşaatında boyacı olarak çalışması nedeniyle tanıdığını, ... isimli kişinin usta başı olduğunu belirterek davacı ve istinaf ilamı incesindeki tanık beyanlarını doğrulaması birlikte değerlendirilerek, bordro tanıklarının çalışma dönemleri ve işe girişleri de dikkate alınarak davacının davasını ispatladığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 01.03.1989-01.12.1989 tarihleri arasında davalılara ait ... sicil no.lu bina inşaatı adlı iş yerinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordro tanıkları ile davacının davalılar yanından bildirilen bir kısım sigortalılık süresinin bulunması esas alınarak davacının davalılara ait iş yerinde çalıştığının kabulü yönündeki İlk Derece Mahkemesi kanaati isabetli ise de davacı adına davalı işverenler tarafından 01.03.1989 tarihinde düzenlenen işe giriş bildirgesi ya da davalı Kuruma bildirilen çalışma bulunmadığı,
bu itibarla davalılar yanından ilk çalışma bildirilen 25.05.1989 tarihinden önceki dönemin hak düşürücü süreye uğradığı göz ardı edilerek sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, durumda davacının davalı işverenlere ait iş yerinde 25.05.1989 - 31.12.1989 tarihleri arasında çalıştığının kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
davanın kısmen kabulü ile davacının, davalılara ait ... sicil numaralı bina inşaatı mahiyetindeki iş yerinde 25.05.1989 - 01.12.1989 tarihleri arasında, günün asgari ücreti üzerinden, kesintisiz çalıştığının tespitine davalılarca bildirilen sürenin fer'i müdahil Kurum tarafından hükmün infazında dikkate alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini,1989 yılında geçtiği iddia edilen çalışmanın tespitinin sağlıklı şekilde yapılmasının mümkün olmadığını, tanık beyanlarının yetersiz olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.03.1989 ile 01.12.1989 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca. "Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Aynı Kanun'un 294-301 maddelerinde ise mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Bu düzenlemelere göre Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.
Yine aynı Kanun'un 297. maddesinin (2). fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükümleri öngörülmüş olup, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, hüküm bölümünde, "davacının davalılara ait ... sicil numaralı bina inşaatı mahiyetindeki iş yerinde 25.05.1989 - 01.12.1989 tarihleri arasında" çalıştığı kabul edildiği halde, gerekçe bölümünde tespitine karar verilen dönemin "davacının davalı işverenlere ait iş yerinde 25.05.1989 - 31.12.1989 tarihleri arasında çalıştığının kabulüne karar verilmesi gerekmektedir" şeklinde ifade edilerek gerekçe ve hüküm arasında çelişkiye neden olunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6301, K. 2024/13091, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama