KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/632 E., 2024/12162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/523 E., 2023/596 K.
- Karar
- Direnme
Karar Metni
1.461 kelime·7 dk okuma·16 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
Direnme kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, muris ...'ın 17.01.2008-30.10.2014 tarihleri arasında davalı şirketin Karacabey'de bulunan bina ve arazisinde bekçi olarak kesintisiz biçimde çalışmasına karşın sadece 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının bildirildiğini, çalışmalarının tamamının kayıt altına alınmadığını ileri sürerek anılan tarihler arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili, davacının bekçi olarak çalıştığını iddia ettiği taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığını, davacının, davalı şirkete ait "... Mah. İzmir Yolu - ... /Bursa" adresinde bulunan iş yerinde 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri arasında çalıştığını, başka çalışması olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin yetkilisi ve sahibi Mücayif Çavdarlı'nın 07.03.2018 tarihli duruşmadaki "Ben davalı şirketin yetkilisiyim. M.F. ... firması bana aittir. Davalı firma Toyota Bayi olarak faaliyet gösterdikten sonra 2007 yılında Karacabeyden taşındı. Biz toyota bayiyi bulunduğu yerden taşıdıktan sonra davacı bizim kardeşimle özel mülkümüz olan meyve bahçemizle ilgilenmesi için davacıyı orada bıraktık.
Taşınmazın üzerinde 800 - 1000 arası ağaç vardı. Davacı ağaçlarla ilgilenip meyveleri kendisi alacaktı. Bu hususta anlaştık.
Bu sebeple bizim taşınmazda bekliyordu." şeklindeki imzalı beyanı ile dosya kapsamında dinlenen diğer tanıkların beyanları ve davacıların murisinin davalı şirket tarafından 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri arasında sigortalı gösterilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacıların murisinin, 2008 yılının Ocak ayında davalı şirketin 2006 yılı sonuna kadar Toyota Bayiliği yaptığı Karacabey'deki iş yerinde bekçi olarak çalışmaya başladığı,
davalı şirketin bu adresinden "İzmir Yolu 10. km .../Bursa" adresindeki iş yerine taşınmasından sonrada tanık ... ile beraber bekçi olarak çalışmaya devam ettiği, davacıların murisinin bu çalışmasının 2014 yılının sonuna kadar kesintisiz olarak devam ettiği, davacıların murisinin 17.01.2008-30.10.2014 tarihleri arasında davalı iş yerinde fiilen çalıştığı hususunda herhangi bir şüphenin bulunmadığı,
davalı işveren tarafından davacıların murisinin, dava dilekçesinde de ifade edildiği üzere, 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri arasında (farklı adreste fiilen çalışıyor gösterilse de) sigortalı gösterilerek primlerinin ödendiği ancak davacıların murisinin 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri dışında kalan ve fiilen çalıştığı sürelere ilişkin SGK bildirimlerinin yapılarak sigorta primlerinin ödenmediğinin sabit olduğu,
davacıların, murislerinin, fiilen çalıştığı kabul edilen dönemlerde aldığı ücreti ispatlar mahiyette usulüne uygun düzenlenmiş herhangi bir delili dosyaya sunamadıklarından davacıların murisinin fiilen çalıştığı dönemlerde davalı işveren nezdinde asgari ücretle çalıştığının kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2006 yılında tamamen boşaltmış olduğu bir binada, 2008 yılında çalışmaya başladığını iddia eden davacının iddialarının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği yerin mülkiyetinin davalı şirkete ait olmamasının yanı sıra davalı şirketin burada işveren sıfatıyla bir faaliyeti veya kullanımı bulunmadığının sabit olduğunu, davalının sadece "... Mah. İzmir Yolu 10. km. .../Bursa" adresinde iş yerinin olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin aşıldığını, iddianın sadece tanık beyanları ile ispatlanması mümkün bulunmadığı gibi tanık beyanlarının da birbirleri ile çelişkili olduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı belge ve eşdeğer belgelerle kanıtlanabileceğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında ölen davacı ... adına davalıya ait 1192485 sicil sayılı işyerinden 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri arasını kapsar şekilde hizmet bildiriminde bulunulması, dinlenen tanıkların; davacının 17.01.2008-30.04.2014 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz bir şekilde çalıştığını ve dolayısıyla bildirimi yapılmayan ve Mahkemece hüküm altına alınan tarihler arasında da fiilen çalıştığını doğrulamaları, kolluk araştırması, toplanan deliller ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde;
ölen davacının, hüküm altına alınan tarihler arasında da, davalıya ait iş yerinde hizmet akdi ilişkisine dayalı ve sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığının kanıtlandığı anlaşıldığından, öte yandan her ne kadar Haziran ayında 30 gün bulunması nedeniyle ölen davacının 31.06.2011 tarihinde çalıştığının tespitine karar verilmesi isabetli bulunmamakta ise de bunun maddi hatadan kaynaklandığı ve infaz aşamasında Kurumca nazara alınacağı belirgin bulunduğundan yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire bozma ilamında; davacılar murisi ...'un, Karacabey'de bulunan bina ve arazi işinde çalıştığı iddia edilmiş olup Mahkemece, davalı olarak gösterilen Ltd. Şti.'nin Karacabey'de işyeri bulunup bulunmadığının araştırılması, buna göre gerçek işverenin belirlenmesi gerekmekte olup bunun için davacılar vekilinden davacılar murisinin çalıştığı açık adres sorulmalı, bu adresteki işyerinin davalı şirket adına mı, şirket ortaklarından ... adına mı yoksa ... Otomotiv San. ve Tic.
A.Ş. adına mı kayıtlı olduğu belirlenmeli, farklı bir işverenin gerçek işveren olduğunun tespiti halinde bu işveren davaya dahil edilmeli; bu belirlemeye göre şahsi sicil dosyası ile bordrolar celbedilmeli, tespit edilen bordro tanıkları dinlenilmeli, bordro tanığı yoksa komşu işyeri tanıkları tespit edilerek davacılar murisinin işe başlayış ve bitiş tarihleri tereddütsüz şekilde ortaya konulmalı, 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri arasında 1192485 sicil nolu işyerinden bildirilen çalışmaların bu işyeri ile ilgisi araştırılmalı,
ilgisi yoksa iptali istenip istenmediği davacılar vekilinden sorulmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararı ile davalı şirketin, davacıların murisinin fiilen çalıştığı "İzmir Yolu üzeri 2. km Hara Mevkii Karacabey/Bursa" adresindeki işyerini, SGK kaydı olmasa da merkezini Bursa'ya taşıdığı 12.12.2006 tarihinden davacıların murisinin çalıştığı süre boyunca depo ve arşiv yeri olarak kullanmaya devam ettiği, davalı şirketin, davacının gerçek işvereni olduğu ve davacıların murisini "İzmir Yolu üzeri, 2. km Hara Mevkii Karacabey/Bursa" adresindeki işyerinde 17.01.2008 (bu tarih dahil)-30.10.2014 (bu tarih dahil) tarihleri arasında fiilen ve kesintisiz bir şekilde bekçi olarak hizmet akdi ile çalıştırdığı,
davalı şirketin, davacıların murisini, kendisine ait ancak davacıların murisinin fiilen hiç çalışmadığı başka bir işyerinde 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri arasında sigorta bildirimlerini yaparak sigorta primlerini ödemiş olmasına rağmen davacıların murisinin bu tarihler dışında fiilen çalıştığı sürelerin SGK bildirimlerini yaparak sigorta primlerini ödemediği, davacıların murisinin, davacıların tespitini istedikleri 17.01.2008 (bu tarih dahil)-30.10.2014 (bu tarih dahil) tarihleri arasında ve 01.07.2011-18.05.2012 tarihleri dışında kalan dönemlerde de davalı işveren nezdinde bekçi olarak fiilen çalıştığının dosya kapsamı ile sabit olduğu,
davacılar, murislerinin fiilen çalıştığı kabul edilen dönemlerde aldığı ücreti ispatlar mahiyette usulüne uygun düzenlenmiş herhangi bir delili dosyaya sunamadıklarından davacıların murisinin fiilen çalıştığı dönemlerde davalı işveren nezdinde asgari ücretle çalıştığının kabulünün gerektiği gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2006 yılında tamamen boşaltmış olduğu bir binada, 2008 yılında çalışmaya başladığını iddia eden davacının iddialarının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği yerin mülkiyetinin davalı şirkete ait olmamasının yanı sıra davalı şirketin burada işveren sıfatıyla bir faaliyeti veya kullanımı bulunmadığının sabit olduğunu, davalının sadece "... Mah. İzmir Yolu 10. km. .../Bursa" adresinde iş yerinin olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin aşıldığını, iddianın sadece tanık beyanları ile ispatlanması mümkün bulunmadığı gibi tanık beyanlarının da birbirleri ile çelişkili olduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı belge ve eşdeğer belgelerle kanıtlanabileceğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 373 üncü maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.
2. Değerlendirme Davalı şirketin, "İzmir Yolu Üzeri, 2. km Hara Mevkii Karacabey/Bursa" adresinde Toyota Bayisi olarak 12.12.2006 tarihine kadar faaliyet gösterdiği ve bu adresten Bursa'ya taşındığı, yapılan keşif, dinlenen kamu, bordro ve komşu tanıklarının beyanından 12.12.2006 tarihinden itibaren ve davacıların murisinin çalıştığı süre boyunca "İzmir Yolu üzeri, 2. km Hara Mevkii Karacabey/Bursa" adresindeki binayı depo olarak kullanıldığı ve davacının bekçi olarak davalı işyerinde çalıştığı anlaşılmakta olup direnme kararındaki gerekçeler gözetildiğinde direnme kararının yerinde olduğu, Dairemize ait anılan bozma ilamının ortadan kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/632, K. 2024/12162, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama