KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6549 E., 2024/9009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/370 E., 2023/231 K.
- Karar
- Karar verilmesine yer olmadığına
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle özetle; sigortalı ...'ın 30.05.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu % 72 oranında iş göremez durumda kaldığını, SSK Baş Müfettişliğince düzenlenen 20.02.2004 tarihli rapora göre kazanın iş kazası niteliğinden olduğunu, bu doğrultuda ilgili şahsa gelir bağlandığını, geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve tedavi masraflarının yapıldığını, toplamda 73.164,45 TL zararın mevcut olduğunu, Asliye Ceza Mahkemesinin yargılaması neticesinde davalı kooperatif yöneticilerinin % 50 oranında kusurlu bulunduğunu beyan etmiş, bu doğrultuda 36.582,22 TL zararın gelir bağlama onay tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın oluş tarihinden itibaren 1 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, bu doğrultuda öncelikle zaman aşımından dolayı davanın reddine karar verilmesini, ayrıca olayda iş verenin kasdı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı harekete veya suç sayılır hiçbir hareketinin olmadığını beyan etmiş davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.11.2013 tarihli ve 2011/314 E. 2013/236 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne,
Sigortalı ...'a ödenen geçiçi iş görememezlik ödeneğinin 949,06 TL sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yine sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirden 29.008,99 TL sinin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, yine sigortalıya bağlanan tedavi giderleri olan 6.743,53 TL nin ise sarf tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 29.09.2016 tarihli, 2016/320 Esas, 2016/11858 Karar sayılı ilamında; dava konusu iş kazasında; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan, yukarıda sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında yapılacak incelemeyle; mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalının uyup uymadığı yönlerinin yargısal denetime elverir biçimde irdelenip, çelişkiden uzak kusur raporu alınması gereği üzerinde durulmaksızın, ceza yargılaması aşamasında alınan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınarak sonuca varılmasının, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedeni olduğu belirtilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 17.07.2018 tarihli ve 2017/28 E. 2018/243 K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile sigortalı ...'a ödenen geçiçi iş görememezlik ödeneğinin 949,06 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile yine sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirden 29.008,99 TL'sinin gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, yine sigortalıya bağlanan tedavi giderleri olan 6.624,19 TL'nin ise sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
2. Dairenin 24.03.2022 tarihli ve 2021/123 E., 2022/4312 K. sayılı kararında; açılmış bir tazminat dosyası olup olmadığının araştırılarak, aynı olay nedeniyle tarafların kusur oran ve aidiyetleri bakımından çelişkili kararların verilmesi olasılığının ortadan kalkması, hak ve adalet kurallarına aykırı bir sonuç ortaya çıkmaması, yargıya olan güvenin sarsılmaması yönü gözetilerek, sorumlular hakkında Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/E.-2004/332 K. sayılı kesinleşmiş ceza dosyası da gözetilerek, hakkında mahkumiyet kararı verilip kesinleşenlere de bir miktar kusur verilmesi gerektiği gözetilerek,
tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip, zararlandırıcı sigorta olayındaki kusur oran ve aidiyetleri konusunda varsa çelişkinin giderilmesi hususunda işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda uzman olan bilirkişi heyetinden oluşa uygun kusur raporu alınmalı ve davacı kurumun teselsüle dayalı talebi olmadığıda gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir.
C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konusuz Kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; lehe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6549, K. 2024/9009, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama