İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6638 K.2024/8498

Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/6638Karar2024/8498Tarih12 Eylül 2024Okuma13 dk · 2.635 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/6638 E., 2024/8498 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Eylül 2024
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/3230 E., 2024/632 K.
Karar
Davanın Reddine
İlk derece mahkemesi
Uşak 2. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/88 E., 2022/500 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.635 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının ortadan kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kuruma karşı Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. 2019/108 K. sayılı kararı ile açtıkları davada özetle ‘müvekkilinin babası ...’ın 28.07.1990 tarihinde öldüğünü, eşi ...’ün 13.11.2011 tarihinde öldüğünü, yasal koşullara göre hem babasından hem de eşinden ölüm aylığı almaya müstahak durumda olmasına rağmen babasından aldığı aylığın kesilip yersiz ödenen aylıklar için davalı kurumca müvekkiline borç çıkarıldığını,

02.05.2005 tarihli ve 5386 sayılı Kanun'un 2 nci maddesiyle 506 sayılı Kanun'a eklenen geçici 9 inci maddesi ile getirilen düzenlemeye göre 06.08.2003 tarihinden önce ölen babası nedeniyle hak sahibi olan davacının babası üzerinden bağlanan yetim aylığının eşinden dolayı dul aylığı alması nedeniyle kesilmesinin hukuki olmadığını belirterek davalı Kurumca davacının babasından dolayı hak sahibi olarak aldığı yetim aylığının kesilmesine yönelik işlemin iptaline, yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istemli’ dava açıldığını,

davanın kabulüne karar verildiğini, kesinleşen karar üzerine karar örneğinin Uşak SGK İl Müdürlüğüne müvekkilince gönderildiğini, taleplerine rağmen gereğinin yerine getirilmediğini, biriken tüm aylıkların müvekkiline ödenmediği gibi hala yeniden aylık bağlama işleminin tesisi edilmediğini,

müvekkiline hala haksız ve yersiz ödeme iddiası ile borç tahakkuk ettirilip aylığından kesintilerin sürdüğünü ileri sürerek davalı kurumun haksız ve yersiz olarak ...’dan dolayı aldığı yetimlik aylığı kesme işleminin iptal kararı kesinleşmiş olmakla bundan sonraki dönemde ödenmeyen tüm yetimlik aylıklarının faizlerinin ve yine haksız ve yersiz tüm kesintilerinin faizlerinin tespiti ile şimdilik 100 TL olmak üzere davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkili kurum tarafından ilgili yazılar gereği ... sigortalı ...’ın dosyasının tetkikinde ilgilinin hak sahibi kızı ...’ün ... eşinden 01.12.2003 tarihi itibariyle ölüm aylığı alması nedeniyle 4b’den almış olduğu aylık durdurularak 2. karar işlemi yapıldığını ve tarafına borç oluşturulduğunu,

ancak hak sahibi ...’ün 19.08.2016 tarihinde Uşak 1. İş Mahkemesi’ne müracaat ettiğini ve 14.02.2019 tarihinde karar bağlanan hak sahibinin yetim aylığının kesilmesine yönelik işlemin iptali ve ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verildiği ve bu durumun 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği tasdik olduğundan dolayı hak sahibinin babasından kesilen aylıkların Mahkeme kararı doğrultusunda 2. karar işlemi yapılarak tekrar açılması yönünde işlem yapıldığını,

ancak hak sahibi ...’ün 02.08.2018 tarihinde kuruma müracaat ederek tarım tevkifatından dolayı 01.09.1999-08.03.2019 tarihleri arası 4/b Tarım Bağ-Kur'una tabi olarak hizmet satın aldığını ve 11.03.2019 tarihinden itibaren de Ek-5 Tarım sigortasına kayıt olduğunun görüldüğü için 01.11.2019 tarihli yazı ile Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığı’na görüş yazıldığını,

verilen cevabi yazıda 4/1-b (4) numaralı alt bent kapsamında sigortalı olması ve sonrasında da Ek-5 kapsamında sigortalılığını başlatması nedeniyle babadan bağlanan aylık Mahkeme kararı ile bağlanmış olsa da aylığa hak kazandığı tarih itibariyle ‘herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışmama’ koşulunu yerine getirmediği anlaşılmış olup 2926 sayılı Kanun kapsamında babasından dolayı bağlanan aylığın çalışmaya başladığı tarih itibariyle kesilerek yersiz ödenen aylıkların Kanunun 96 ncı maddesinin b bendi kapsamında borç oluşturulması gerekmektedir’ şeklinde cevap verildiğinden tarafına borç oluşturulduğunu ileri sürerek davanın

reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava sosyal güvenlik hukuku alanında alacak davasıdır. Davacıya ait SGK kayıtları sigortalının şahsi sicil dosyası hizmet cetveli işyeri kayıtları ve tarafların delil listesinde beyan ettikleri deliller ile kesinleşen Uşak 1. İş Mahkemesinin 2019/13 Esas sayılı dosyası getirtilerek dosya arasına alınmıştır.

Taleplerle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişisinden alınan 26.09.2022 tarihli rapor denetime elverişli bulunmuştur.

Davaya konu olayda; davacı taraf dava dilekçesinde babası üzerinden bağlanan yetim aylığının eşinden dolayı dul aylığı alması nedeniyle kesilmesine yönelik işlemin iptaline, yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istemli açtıkları davanın Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. 2019/108 K. sayılı kararı ile kabulüne karar verildiği ve kesinleştiğini, davalı Kurumun yeniden aylık bağlama işlemi tesis etmediğini, müvekkiline hala haksız ve yersiz ödeme iddiası ile borç tahakkuk ettirilip aylığından kesintilerin sürdürdüğü iddiasındadır.

Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. ve 2019/108 K. sayılı ilamının incelenmesinde “…davalı Kurumca davacının babası ...’dan dolayı hak sahibi olarak aldığı yetim aylığının kesilmesine yönelik işlemin iptaline, davacının yetim aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren davacıya ödenmesine…” karar verildiği söz konusu kararın 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacı asilin Kurum kayıtlarına giren 24.10.2019 tarihli dilekçesi ile kesinleşen Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. ve 2019/108 K. sayılı ilamı gereğince babasından aldığı yetim aylığının kesilme tarihinden itibaren hesaplanarak ödenmesi talebinde bulunduğu nlaşılmaktadır. Davalı Kurumca talep üzerine kesinleşen ilam gereğince 30.10.2019 tarihli aylık bağlama kararı oluşturulmuş ve 35.418,64 TL birikmiş aylık tutarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Ancak kurumca bu karar alındıktan sonra davacının 02.08.2018 tarihli müracaatı neticesinde tarım tevkifatından dolayı 01.09.1999-08.03.2019 tarihleri arası 4/b Tarım Bağ-Kur'una tabi olarak hizmet satın alması ve 11.03.2019 tarihinden itibaren Ek-5 Tarım sigortasına kayıtlı olduğu tespit edilmesi üzerine kesinleşen Mahkeme ilamının uygulanması hakkında tereddüt oluşması nedeniyle Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden 01.11.2019 tarihli yazı ile görüş sorulmuştur.

Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ise cevabi yazısında “…...’e 4/1-(a) kapsamında eşinden ölüm aylığı almaktayken, Mahkeme kararı ile 2926 sayılı Kanun kapsamında aylığa hak kazanma tarihi olan 01.12.2003 tarihindeki koşullara göre aylık bağlanmasına karar verildiğinden,

4/1-(b) (4) numaralı alt bent kapsamında sigortalı olması ve sonrasında da Ek 5 kapsamında sigortalılığının başlaması nedeniyle, babadan bağlanan aylık Mahkeme kararı ile bağlanmış olsa da, aylığa hak kazandığı tarihi itibariyle ‘herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmama’ koşulunu yerine getirmediği anlaşılmış olup, 2926 sayılı Kanun kapsamında babasından dolayı bağlanan aylığın çalışmaya başladığı tarih itibariyle kesilerek, yersiz ödenen aylıkların Kanunun 96 ncı maddesinin (b) bendi kapsamında borç oluşturulması gerekmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 02.08.2018 tarihli müracaatı neticesinde tarım tevkifatından dolayı 01.09.1999-08.03.2019 tarihleri arası 4/b Tarım Bağ-Kur'una tabi olarak hizmet satın alması ve 11.03.2019 tarihinden itibaren Ek-5 Tarım sigortasına kayıtlı olması nedeniyle ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren davacıya ödenmesine ilişkin olarak verilen Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. ve 2019/108 K. sayılı ilamının uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. 2019/108 K. sayılı ilamında ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren davacıya ödenmesine karar verilmiş ve işbu karar 11.09.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Söz konusu karar davacının Tarım Bağ-Kur hizmeti satın almadığı ve Tarım sigortasına kayıt olmadığı dönemde ikame edilmiştir.

Ancak karar kesinleşmeden önce yargılama devam ederken Yargıtay incelemesi aşamasında davacının 02.08.2018 tarihli müracaatı ile Tarım tevkifatından dolayı 01.09.1999-08.03.2019 tarihleri arası dönemde toplamda 3788 gün (10 yıl 6 ay 8 gün) 4/b (2926 sayılı yasa kapsamında) hizmetinin tescil edildiği ve 11.03.2019 tarihinden itibaren de 4/a Tarım sigortasının devam ettirildiği anlaşılmaktadır.

Kurumca tescil edilen bu hizmetler Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. ve 2019/108 K. sayılı dosyası arasına girmemesi nedeniyle Mahkemece değerlendirmeye alınmadığı tespit edilmiştir.

Her ne kadar yasal düzenlemeler gereği davacı için hakkın doğum tarihi olan yani eşinin vefat ettiği 13.11.2003 tarihinde davacının babasından dolayı ölüm aylığı alabilmesi için 1479 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmasının bulunmaması gerekmekte ise de kesin hüküm teşkil eden Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 E. ve 2019/108 K. sayılı kararının davalı Kurumca uygulanmaması hukuka uygun değildir.

SGK dahil tüm kurumlarca kesinleşen Mahkeme ilamının gereğinin yerine getirilmesi anayasal bir zorunluluktur. Davalı kurum tarafından bu zorunluluğa uyularak davacıya ödeme yapılması ve yasal mevzuat gereğince Mahkeme kararının yerine getirilmesinden sonra gerekli görülürse davacıya karşı ödenen bedellerin tahsili için dava açılmasında herhangi bir engel bulunmamaktadır.

Bu halde davalı Kurum kesinleşmiş Mahkeme kararının sonuçlarını ortadan kaldıracak yeni bir durumu iddia ederek kesinleşen Mahkeme kararının aksine işlem yapmış olması hukuka ve anayasaya aykırıdır.

Bu nedenle de açılan davanın kabulüne karar verilerek davacının, babası ...'dan dolayı hak kazandığı yetim aylıklarının kesilmesine ilişkin Kurum işlemi kesinleşen Mahkeme kararı ile (Uşak 1. İş Mahkemesinin 2019/13 Esas, 2019/108 Karar sayılı kararı) iptal edildiğinden;' gerekçesine dayalı olarak, "Davanın kabulü ile

1-Davacının, babası ...'dan dolayı hak kazandığı yetim aylıklarının kesilmesine ilişkin Kurum işlemi kesinleşen Mahkeme kararı ile ( Uşak 1. İş Mahkemesinin 2019/13 Esas, 2019/108 Karar sayılı kararı) iptal edildiğinden; kesinleşen Mahkeme kararı gereğince kesilen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi ve yersiz ödeme nedeniyle kesilen tutarların kesilme tarihinden itibaren davalı kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının hem ... babası üzerinden hem de ... eşi üzerinden aylık aldığını, bu nedenle almış olduğu aylığın durdurularak 2. karar işlemi yapıldığını ve tarafına borç kaydedildiğini, davacının Uşak 1. İş Mahkemesi'ne müracaat ettiğini, Mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verildiğini ve kesilen aylıkların tekrar açılması yönünde işlem yapıldığını, davacının aylığa hak kazandığı tarih itibari ile "herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışmama" koşulunu yerine getirmediği anlaşıldığından davacı adına borç oluşturulduğunu,

bilirkişi raporunda da bu durumun kanıtlandığını ve raporun bu yönden denetime elverişli olduğunu, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davacının eşi ...’ün 13.11.2003 tarihinde vefat etmesi nedeniyle eşinden dolayı Aralık 2003 döneminden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında, 28.07.1990 tarihinde vefat eden ve 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babası ...’dan dolayı da 01.06.2005 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya başladığı, daha sonradan Kurum tarafından eşinin sigortalılığı kapsamında ölüm aylığı aldığı gerekçesiyle babasının sigortalılığı üzerinden bağlanan ölüm aylığının iptal edildiği,

davacının, babasının sigortalılığı üzerinden almakta olduğu ölüm aylığının, eşinin sigortalılığı kapsamında da ölüm aylığı alması nedeniyle kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile babasının ve eşinin sigortalılığı üzerinden aynı anda ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine, ödenmeyen yetim aylıklarının kesilme tarihinden itibaren ödenmesine karar verilmesi istemli Uşak 1. İş Mahkemesi’nin 2019/13 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı,

2019/108 Karar sayılı kararı ile talebin kabulüne karar verildiği ve 11.06.2019 tarihinde kararın kesinleştiği, Mahkeme kararının yerine getirilmesinin 24.10.2019 tarihli dilekçe ile Kurumdan talep edildiği, Kurum tarafından 30.10.2019 tarihli aylık bağlama kararı oluşturulduğu ve 35.418,64 TL birikmiş aylık tutarının davacıya ödenmesine yönelik işlem tesis edildiği,

ancak Kurumca bu karar alındıktan sonra davacının 02.08.2018 tarihli müracaatı neticesinde tarım tevkifatından dolayı 01.09.1999 - 08.03.2019 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortasına tabi olarak hizmet satın alması ve 11.03.2019 tarihinden itibaren Ek-5 Tarım sigortasına kayıtlı olduğu tespit edilmesi üzerine kesinleşen Mahkeme ilamının uygulanması hakkında tereddüt oluştuğu ve bu kapsamda Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden 01.11.2019 tarihli yazı ile görüş sorulduğu,

Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen yazı cevabında “…...’e 4/1-(a) kapsamında eşinden ölüm aylığı almaktayken, Mahkeme kararı ile 2926 sayılı Kanun kapsamında aylığa hak kazanma tarihi olan 01.12.2003 tarihindeki koşullara göre aylık bağlanmasına karar verildiğinden,

4/1-(b) (4) numaralı alt bent kapsamında sigortalı olması ve sonrasında da Ek 5 kapsamında sigortalılığının başlaması nedeniyle, babadan bağlanan aylık Mahkeme kararı ile bağlanmış olsa da, aylığa hak kazandığı tarihi itibariyle ‘herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmama’ koşulunu yerine getirmediği anlaşılmış olup, 2926 sayılı Kanun kapsamında babasından dolayı bağlanan aylığın çalışmaya başladığı tarih itibariyle kesilerek, yersiz ödenen aylıkların Kanunun 96 ncı maddesinin (b) bendi kapsamında borç oluşturulması gerekmektedir.” şeklinde görüş bildirildiği,

Kurum tarafından bildirilen görüş doğrultusunda işlem yapılarak davacıya yeniden aylık bağlanmadığı ve birikmiş ölüm aylıklarının da ödenmediği, yersiz ödenen aylıklara ilişkin de borç tahakkuku işlemi nedeniyle davacının eşinin sigortalılığı üzerinden aldığı ölüm aylığı üzerinden kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır.

Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir.

Şu durumda sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır.

Davacının eşinin vefat tarihi itibariyle 24.07.2003 tarihli 4956 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ile 2926 sayılı Kanun'un yaşlılık, ölüm sigortasına ilişkin ilgili maddeleri yürürlükten kaldırılmış ve 1479 sayılı Kanun'daki şartlara tabi tutulmuşlardır. 1479 sayılı Kanun'un 45/c maddesinde “…yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu Kanun'lar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25'i…” oranında aylık bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, Mahkeme kararı ile davacının 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı nedeniyle babasından ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmiş ise de söz konusu Mahkeme kararı; diğer şartları taşımakla birlikte aynı anda eşinin ve babasının sigortalılığı kapsamında ayrı ayrı ölüm aylığı alıp alamayacağı hususunun değerlendirilmesine dayalıdır.

Ancak, sonradan ortaya çıkan durum ile davacı 01.09.1999 - 08.03.2019 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı haline gelmiş ve 11.03.2019 tarihinden itibaren Ek-5 Tarım sigortası olmuştur. Bu durumda, Mahkemenin kesinleşmiş hükmü ile Kurumun Mahkeme kararından sonra tesis ettiği işlemin sebepleri farklı olup önceki Mahkeme kararının taraflar arasında oluşan yeni durum nedeniyle kesin hükmün sonuçlarını doğurmasına engel teşkil etmektedir.

Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki karar usul ve Kanun'a aykırı bulunmuştur.

Kabule göre ise; davacı tarafından, alacak davası şeklinde açılmış ise de Mahkemece uyuşmazlığın çözer mahiyette karar verilmemesi, tespit hükmü ile yetinilmesi yerinde olmamıştır.

Açıklanan nedenlerden ötürü davalı Kurum vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş ve kararın esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılması gerekmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355 inci maddesinde, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353 üncü maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile incelenen kararın HMK’nun 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı" gerekçesiyle;

"A) Davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Uşak 2. İş Mahkemesi'nce verilen 20.10.2022 tarih, 2022/88 Esas ve 2022/500 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmek üzere kaldırılmasına,

B) 1-Davanın reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ödenmeyen ölüm aylığından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 1479 sayılı Kanunun 45/c bendi ve 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6638, K. 2024/8498, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6638
Karar No
2024/8498
Tarih
12 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6639 K.2024/8932
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/6640 K.2024/7625
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6640 K.2024/11798
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/6641 K.2024/11296
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6642 K.2024/8926
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/6643 K.2024/8824

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.