KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/6798 E., 2024/8922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2229 E., 2024/385 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/449 E., 2021/379 K.
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki kesilen ölüm aylığının yerinden bağlanması, yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının ve aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SGK Başkanlığı, Ankara SGK İl Müdürlüğü, Ankara Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 30.05.2017 tarih, Belge No:... sayılı yetim aylığının kesilmesi işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine, kesilen yetim aylığının müvekkile yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili aşamalarda özetle; davacı ile eski eşinin birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylığın kesildiği ve Kurum işleminin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından. 5510 sayılı Kanun'un gelir ve aylık bağlanmayacak haller başlığını taşıyan 56 ncı maddesinin son fıkrasında eşinden boşandığı halde boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır düzenlemesinin yer aldığı, somut olayda davacının 2003 yılında eski eşi ...
İle boşandığı ve kendisine babası ...'ten yetim aylığı bağlandığı, Kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde davacının boşandığı halde eski eşi ile fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği tespiti yapılarak yetim aylığının kesildiği ve ödenen aylıkların iade edilmesi için borç bildirim belgesinin düzenlendiği, boşanma ilamında tarafların 20 yıllık evlilikten sonra anlaşmalı olarak boşandıkları ve karşılıklı olarak birbirlerinden nafaka ve tazminat talebinde bulunmadıkları, adres kayıtları incelendiğinde davacı ve eski eşinin ...
Mah. Şehit ... Cad. ... Apartmanı, 25/34 Yenimahalle Ankara adresinde birlikte yaşadıklarının anlaşıldığı, zabıta araştırması sonucunda da davacı ve eski eşinin ... Mah. Şehit ... Cad. ... Apartmanı, 25/34 Yenimahalle Ankara ve ... Mah. 417.
Sokak no:35/20 Yenimahalle Ankara adresinde birlikte yaşadıkları bilgisinin dosyaya aktarıldığı, her ne kadar dosyada dinlenen tanıkların davacı ve eşinin ayrı yaşadığını belirtmiş iseler de tanıklardan ...'nin tarafların kızı olduğu, diğer tanık ...'nin de davacının kızının kayınvalidesi olduğu,
dosyada dinlenen tanık Fırat Aslan'ın ise beyanında araştırmak için adrese gittiğinde davacının oturduğu apartmanın yöneticisi ve komşuları ile görüştüğünü bu kişilerin davacının eşi ile birlikte yaşadığını ifade ettiklerini ve düzenlediği raporun içeriğinin doğru olduğunu beyan ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının eski eşi ... ile boşandıktan sonra fiilen yaşamadığını her türlü tereddütten uzak bir şekilde ispat edemediği,
Kurum müfettişi tarafından düzenlenen belgenin resmi belge niteliğinde olup aksini en az aynı kuvvete haiz delillerle ispat edilebileceği, sonuç itibariyle davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da fiilen birlikte yaşadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri: Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminin doğru olmadığı, Mahkemece eksik araştırma ve değerlendirme sonucu hüküm kurulduğu, çelişkili tanık beyanlarına yer verildiği, davacı lehine toplanan delillerin adeta yok sayıldığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum görevlilerine beyanına başvurulan tanıkların davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri, davacı tanıklarının davacının akrabaları olması nedeni ile davacıyı korumaya yönelik beyanlarına itibar edilemeyeceği, tüm dosya kapsamından davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı kontrol memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yerinden bağlanması, yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının ve aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/6798, K. 2024/8922, 24 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama