KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7238 E., 2024/9565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2398 E., 2023/1734 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Adana 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/98 E., 2021/137 K.
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Adana Orman İşletmesi Genel Müdürlüğünde 01.02.1994 tarihinde 0101199409632 sigorta sicil numarası ile işçi olarak işe başladığını, toplam 1 günlük hizmet tespitinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, öncelikle dava açmadan önce başvuru şartı yerine getirilmediğinden iş bu davanın usulden reddi gerektiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddinin gerektiğini, davacının davasını ispatlamakla yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, davacının davalı işyerindeki çalışmalarına ilişkin davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından davanın bu nedenle reddi gerektiğini, Kurum içinde tüm arşiv kayıtlarına bakıldığını ilgili adına her hangi bir kayda rastlanmadığını, bu nedenle davaya konu hizmetin müvekkili idare bünyesinde gerçekleşmediğinin sabit olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 91842.01 işyeri sicil nolu AGM Başmühendisliği Unvanlı iş yerinde 01.02.1994 tarihinde asgari ücret ile 1 gün çalıştığının tespitine ve sigorta başlangıç tarihinin 01.02.1994 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... vekili, sadece bordro tanıklarına bakılarak verilen kararın hatalı olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili, İlk Derece Mahkemesince yeterli araştırma yapılmadan verilen kararın hatalı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Tüm dosya kapsamı, davacının sunduğu sigorta sicil kartı fotokopisi, davacının çalışmasının aynı sicil numarası üzerinden devam etmiş olması ve aynı işyerinde çalışan tanık beyanları göz önünde bulundurulduğunda mahkemenin kabul ve gerekçesinin olaya ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri istinaf dilekçe içeriklerini tekrarla kararı temyiz etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.02.1994 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, Doğu Akdeniz Bölge Müdürlüğü-Adana AGM Başmühendisliği ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.02.1994 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, ağaçlandırma faaliyeti mahiyetli işyerinin 17.05.1993-14.09.2003 arası kanun kapsamında olduğu, işyerinin 1994/1-1995/3 arası dönem bordrolarının Kurum tarafından gönderildiği,
Kurum tarafından dava konusu dönem olan 1994/1.dönem bordrosu bildirilirken bordronun üzerinde davalı işveren tarafından 04.12.2003 tarihli bir mahkeme kararı gereği bu bordronun verildiğinin belirtilmiş olduğu,anılan Mahkeme kararının içeriğinin mahkemece araştırılmadığı,işyeri bordro tanığı olarak dinlenen ... ile ...'ın davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri öte yandan bordro tanığı ve davacı tanığı olarak dinlenen diğer tanıkların ise dava konusu dönemde 5434 sayılı Kanuna tabi çalışanlar olduğu ancak davacının çalışmasının geçtiği işyerinde çalışıp çalışmadıklarının tespit edilmediği öte yandan 91842 sicil sayılı davalı işyerinden
yeteri kadar bordro tanığı da dinlenmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, davalı işverenin 91842 sicil sayılı işyerinin özellikle dava konusu 1994/1. Dönem bordrosunda yer alan dinlenmeyen bordrolu çalışanlardan yeteri kadarı dinlenmeli, bozma öncesi bordro ve davacı tanığı sıfatıyla dinlenen 5434 sayılı kanuna tabi çalışan tanıkların dava konusu dönemde hangi işyerinde çalıştıklarına ilişkin kayıtlar getirtilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7238, K. 2024/9565, 4 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama