KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7379 E., 2024/8612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/421 E., 2024/27 K.
- Karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.841 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Söke Genelevinde ... isimli kişinin yanında 22.05.2000 tarihinde işe başlayan davacının, 22.12.2012 tarihine kadar aralıksız çalıştığı, ancak 22.12.2012 tarihinde gerekçesiz olarak iş akdinin feshedildiği, hizmetlerinin davalılardan Kuruma eksik bildirildiği, 12,5 sene aşkın hizmet etmiş olmasına rağmen sadece 155 gün bildirim yapıldığı iddiasıyla davalı ...'ın murisi olup yargılamanın devamı sırasında vefat eden ... adına tescilli iş yerinde 22.05.2000 - 22.12.2012 tarihlerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin kıdem tazminatına ilişkin davası tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2010/6, 2011/3, 6, 7, 8 ve 9 aylarında çalışmalarının bildirildiği, ayrıca şikayeti üzerine 17.02.2012 tarihli denetim raporu tanzim edildiği, Kurum kayıtları resmi ve yazılı delil olup aksinin eşdeğer delillerle ispat edilmesi gerektiği, davaya Kurumun neden olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Yargılamanın devamı sırasında vefat eden davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının psikolojik sorunları nedeniyle bir yerde uzun süre kalamadığı, Soma, Bergama, Muğla, Milas, Aydın, Denizli ve Nazilli Genelevlerinde de çalıştığı, davacının genelevden geneleve gezdiği, kendisine zaman zaman geçici süreli işler verildiği, Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyon Başlanlığına yazı yazıldığında işyeri kayıtlarının elde edilebileceği ve davanın çalışmanın ortaya çıkacağı, davacının sürekli şikayet ettiği, davalı Kuruma şikayeti sonrası bildirilmeyen sürelerinin tespit edildiği,
bu tespitle davacının primlerinin yatırıldığı, davacının bildirilmemiş günü bulunmadığı, iş yeri giriş çıkışlarının polis kontrolünde olduğu, kayıtsız işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığı, davanın yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME İLK KARARI
Mahkeme tarafından 14.11.2014 tarihli ve 2013/441 Esas, 2014/705 Karar sayılı kararla davaya konu iş yerinin niteliği göz önüne alındığında davacının resmi kayıtlar dışında çalışmasının mümkün olmadığı, göstermiş olduğu tanıklarla da iddiasını ispat edemediği, davacının şikayeti üzerine SGK müfettişleri tarafından yapılan soruşturmada resmi kayıtlara yansıyan çalışmaların Kurumca tespitine karar verildiği, davacının SGK'ya sunmuş olduğu şikayet dilekçesi ve ifade tutanağının da resmi kayıtlarla aynı doğrultuda olduğu , davacının iddia ettiği dönemlerde dava dışı genelevlerde çalıştığının resmi kayıtlarla tespit edildiği,
davacının 22.05.2000 tarihi ile 22.12.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının hak düşürücü süreden reddine diğer dava konusu dönemlere ilişkin çalışmaların ise esastan reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.11.2014 tarihli ve 2013/441 Esas, 2014/705 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesince (kapatılan) 22.09.2016 tarihli ve 2015/21235 Esas, 2016/11436 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin olarak düzenlenmiş olan 04.06.2010, 12.01.2011, 17.10.2012 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, davacıya ait hizmet cetvelinde 01.08.2003 - 20.08.2003 tarihleri arasında dava dışı işyerinde geçen hizmetlerinin, 04.06.2010 - 14.06.2010, 12.01.2011 - 07.03.2011 ve 17.10.2012 - 22.12.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen hizmetlerinin Kurum'a bildirilmiş olduğu,
17.07.2012 tarih ve 2010/OA-14 sayılı Kurum Kontrol Memurluğu raporu ile davacının davalı işyerinde geçen ve Kuruma eksik olarak bildirilen bir kısım hizmetlerinin tespit edildiği, Kurum raporuna esas alınan 06.06.2011 tarihli ifade tutanağında davacının davalı nezdinde 22.05.2000 - 01.11.2000 ve 12.01.2011 tarihinden itibaren 2 ay kadar çalıştığını beyan ettiği, davalı işyerinin 08.04.1983 tarihinden itibaren genelev işletmeciliği faaliyetinden dolayı Kanun kapsamına alınmış olduğu, davalı işyerine ait 2000/02, 2004/12, 2007/7, 2008/05, 2012/12 aylarına ait dönem bordrolarının dosyaya sunulduğu,
Söke Zührevi Hastalıkları ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu'na ait cevabî yazı ile davacının 22.05.2000 - 02.01.2000, 01.06.2010 - 29.06.2010, 22.01.2010 - 18.03.2010, 22.10.2012 - 04.01.2013 tarihleri arasında giriş-çıkış kaydının yapıldığı hususunun Mahkeme'ye bildirildiği, yapılan zabıta araştırmaları neticesi davacının davalı işyeri dışında başka illerde de genelevlerde çalıştığının tespit edildiğinin Mahkemeye bildirildiği, duruşmalarda sadece davacı tanıklarının dinlendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, yapılan zabıta araştırmaları ile davalı işyeri dışındaki başka il ve ilçelerde yer alan işyerlerinin kimlere ait olduğunun araştırılmadığı, uyuşmazlık dönemini kapsayacak şekilde kayıtlı tanık beyanlarının alınmadığı, böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, yapılan zabıta araştırmaları neticesi gelen yazılarda davacının tespiti istenen süreler içinde farklı illerde çalıştığı bildirildiğinden çalışmalarına ara verip vermediğini araştırmak, davacının dava konusu dönem içerisinde farklı işyerlerinde çalışması bulunduğu anlaşılmakla bu işyerlerinin adresini ve işyeri ünvanını Kurum'dan sorarak davalı işyeri ile herhangi bir bağlantısı olup olmadığını belirlemek, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını dinlemek,
davalı işverenin işkolu gözetildiğinde birden fazla işyerinin bulunması muhtemel olduğundan Kurum'dan davalı işverene ait diğer işyerlerinin sicil numarasını ve işyeri ünvanını sormak ve davacının bu işyerlerinde de çalışması olup olmadığı yönünde araştırma yapmak, gerek görüldüğü takdirde Kurum'dan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek,
davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."
B. Mahkemece İlk Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme tarafından 16.03.2021 tarihli ve 2016/411 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararla tüm dosya kapsamı, kamu tanıklarının ve davacı tanıklarının beyanları ve bilirkişi raporu nazara alındığında tanıkların beyanların soyut nitelikte kaldığı davacının çalıştığı dönemlere ilişkin somut bilgi verilmediği, davacının iddiasının tespit edilemediği ve tanıkların ağırlıklı beyanlarından davacının çalışmasının kesintiye uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 16.03.2021 tarihli ve 2016/411 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce 23.09.2021 tarihli ve 2021/7357 Esas, 2021/10908 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
"...Eldeki dosyada; Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesi 'tanık beyanlarının soyut nitelikte kaldığı, davacının çalıştığı dönemlere ilişkin somut bilgi verilmediği, davacının iddiasının tespit edilemediği ve tanıkların ağırlıklı beyanlarından davacının çalışmasının kesintiye uğradığı anlaşılmakla, davacının iddiasını ispat edemediği kanaatiyle davanın reddine,' dair karar verilmiş ise de tanık beyanlarının çelişkili olması karşısında bu sonuca eksik inceleme ve araştırma neticesi varılmıştır.
Yapılacak iş, davacıya dava konusu dönemde ... davalıya ait hangi işyerinde işyerinin adresini veya adreslerini de bildirmek suretiyle ne kadar süre ile çalıştığı, tüm sürelerde yasal olarak çalışıp çalışmadığı, çalışmalarına ara verip vermediği,
birlikte çalıştığı kişiler ile çalışmalarını bilebilecek durumda olan diğer kişilerin isim ve adres bilgileri Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31 inci maddesi kapsamında açıklattırılmalı, teyit amaçlı ilgili 'Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu' ile 'Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonlarına Yardım Kurulları' gibi denetim ve muayene ile görevli birimlerden bu işyerleri ve kişiler ile ilgili kayıt ve belgeler, varsa sicil kartonu, hüviyet muayene cüzdanı, muayene ve denetim tutanakları vb. temin edilerek dosya arasına alınmalı,
davacının bildireceği kişiler tespit olunarak bunların duruşmalarda bilgi ve görgülerine başvurulmalı, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalıştırdıkları kişiler yöntemince saptanarak bunların da bilgi ve görgülerine başvurulmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının çalışmaları eksiksiz olarak ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlendikten sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..."
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 22.05.2000 - 22.12.2012 tarihleri arasında davalı yanında kesintisiz çalıştığı iddiasıyla tespit talebinde bulunarak iş bu davayı açmışsa da dosya içerisinde mevcut belgeler, davacının davalı yanındaki bir kısım sigorta kaydı, Bilirkişi Av. Aslı Boldan Ertürk tarafından düzenlenen 20.07.2020 tarihli kök rapor ile 17.12.2020 tarihli ek rapor ve görgüye dayalı tanıkların beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının davalı nezdinde çalıştığı tespit edildiği,
çalışmanın ne zaman başlayıp ne zaman bittiği ve sürekli ve ya kesintili olup olmadığı yönünden yapılan incelemede davacının davalı ... yanında kesintisiz çalıştığının tespitini istediği 22.05.2000 - 22.12.2012 tarihleri arasında Kurumda 60264 09 sicil sayılı dosyada işlem gören işyeri dışında Tire’de bulunan ...
Sarıkaya’ya ait genelevde 22.06.1998 - 01.07.1998 tarihleri arasında çalıştığı, Kurumda 1525 45 sicil sayılı dosyada işlem gören dava dışı Hamide Güzel unvanlı Soma’da bulunan genelev işletmesi işyerinde 01.08.2003 - 20.08.2003 tarihleri arasında 20 gün çalıştığı ve bu çalışmasının Kurum kayıtlarında görüldüğü,
Denizli ilinde bulunan Ahmet Emel’e ait genelevde 20.07.2005 - 27.08.2005 tarihleri arasında ve yine Denizli’de bulunan ...’a ait genelevde 15.11.2006 - 22.12.2006 tarihleri arasında çalıştığı, Aydın ilinde Satiye Alptekin’e ait genelevde 14.07.2006 - 22.09.2006 tarihleri arasında çalıştığı, Muğla Milas 2. Nolu Genelevde 07.07.2007 - 14.04.2008 tarihleri arasında çalıştığı gelen Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonu cevap yazılarından ve davacının 06.12.2023 tarhili 8 nolu celsedeki ikrarlarından anlaşıldığı,
davacının davalı nezdinde 22.05.2000 - 22.12.2012 tarihleri arasında çalıştığı tespit edilmişse de bu çalışmaların kesintili olduğu kronolojik sıralamada son kesintinin Milas 2. Nolu Genelevde 07.07.2007 - 14.04.2008 tarihleri arasındaki çalışmasıyla gerçekleştiği,
07.07.2007 tarihi itibariyle son kesintinin gerçekleştiği 2007 yıl sonu itibariyle 5 yıl içinde yani en geç 2012 yılında davanın açılmasının gerektiği 2013 yılı olan dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığı anlaşıldığından tespiti istenilen dönemde başkaca kesintili çalışmanın tespit edilemediğinden Milas 2. Nolu Genelevden 14.04.2008 tarihinde ayrılışıyla bu tarihten sonra davalı yanında çalışıldığının kabulü ile 15.04.2008 - 22.12.2012 tarihleri arasında davacının davalı yanında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tashihen davacının,
davalının yanında 15.04.2008 - 22.12.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, bu süreler için yatırılmayan SGK primlerinin davalı tarafından yatırılmasına, fazlaya ilişkin tespit isteminin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçmediği, davanın tümünün kabul edilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, davacının davasını ispat edemediği, tanıkların kesintisiz çalışmaya ilişkin beyanı bulunmadığı, davacının istifa nedeniyle işten çıkışının verildiği, hak düşürücü sürenin geçtiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu düzeni ile ilgili davada delillerin yetersiz olduğu, hak düşürücü sürenin geçtiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 22.05.2000 - 22.12.2012 tarihleri arasında davalı murisi işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79 uncu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7379, K. 2024/8612, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama