İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7418 K.2024/7652

Taraflar arasındaki yapılan hizmet tespiti davasından dolayı bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/7418Karar2024/7652Tarih3 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.076 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/7418 E., 2024/7652 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2019/261 E., 2021/590 K
Karar
Kısmen kabul
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.076 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki yapılan hizmet tespiti davasından dolayı bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kapanarak davalı ... başkanlığına katılan ... Belediyesinde 27.10.1978-01.04.1983 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...,hizmet süresinin tespitine ilişkin davaların 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının davasını açması için öngörülen bu 5 yıllık hak düşürücü sürenin davalı müvekkili kurum nezdinde iddia edilen çalışmasının sona erdiği (İşten çıkışın olduğu) yılın (1983 yılı) sonuna karşılık gelen 31 Aralık gününden başlayarak hesaplanması gerektiğini belirterek davacının davasının öncelikle hak düşürücü süre sebebiyle reddine, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer’i müdahil SGK vekili, 19.03.2020 tarihli cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2016 tarih ve 2015/186 Esas 2016/16 Karar sayılı kararıyla, davanın hak düşürücü nedenle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 20.03.2019 tarihli ve 2016/18223 E. 2019/2538 K. sayılı ilamında, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun fer'i müdahillik durumu da usulünce sağlanması, Kurumun da fer'i müdahil olarak göstereceği deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. davacının davalı ... nezdinde 03.03.1980 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesinin bulunması, davacının yaptığını iddia ettiği işin komşu işyeri tanığı dinlenebilecek nitelikte olmaması, davacının davalı ... nezdinde işe alınmasına ilişkin 03.03.1980 tarihli, 156 karar nolu encümen karar kağıdı, davacının davalı belediyeden izin talebine ilişkin 03.08.1982 tarihli belge, işçi yıllık izin isteği başlıklı, 13.05.1986 tarihli belgede ve işçi yıllık izin isteği başlıklı, 24.05.1986 tarihli belgede davacının işe giriş tarihinin 1978 olarak belirtilmesi,

davalı ... tarafından davacı hakkında 1981, 1982 ve 1983 yıllarına ait aylık sigorta prim bildirgeleri düzenlenmesi, davalı Belediyenin 31.07.2015 havake tarihli cevabi yazısında ‘davacının 1978-1983 yılları arasında ... Belediyesinde çalıştığını, 6360 sayılı Kanun ile Hassa Belediyesi olarak birleştiğini’ bildirmesi ve bordro tanığı ...’nın ‘… benim davacı ile akrabalık bağım yoktur, davacı 1981 yılında ben işe girdiğimde kendisi de ... Belediyesinde çalışıyordu.

Kendisi elektrik işindeydi bende sular idaresinde çalışırdım. 1990'a kadar birlikte çalıştık. Sonrasını bilmiyorum.’ şeklindeki beyanı karşısında davacının 1978-1983 yılları arasındaki fiili çalışması sabit olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davacının kısmen kabulü ile davacının 27.10.1978 ile 01.02.1983 tarihleri arasında davalı ...

Belediyesi nezdinde sigortalı olarak çalıştığı günler haricindeki sigortalılığının tespitine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. 6100 sayılı Kanunu'nun 296, 297, 298 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 3 üncü, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası hükümleridir.

506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu (benzer 5510 sayılı Kanun m. 86/8.) maddesine göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Kanunda yer alan 5 yıllık süre, hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerekir. Yönetmelikle tespit edilen belgelerin bu meyanda işe giriş bildirgesinin verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işlememesi, ancak iş bu belgelerin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için söz konusudur. Yönetmelikte sayılan belgelerden birisinin verilmiş olması halinde artık hak düşürücü süreden söz edilemez.

Anılan maddenin yorumunda Yargıtay uygulamasına göre, sigortalının çalıştığı işyerinden askerlik nedeniyle ayrılıp terhisini müteakip aynı işyerinde çalışmaya devam etmesi durumunda, davacıya ödenen ücretten sigorta priminin kesildiği hallerde, Kurumun denetim elemanlarınca davacının çalışmasının tespit edildiği durumlarda hak düşürücü süreden bahsedilemez.

Ayrıca çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir.

Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 05.02.2003 gün ve 2003/10-7 E., 2//353 K.. 27.04.2011 gün ve 2011/10-52 E.-2011/221 K. sayılı ilamlarında da, benimsenmiştir.

3. Değerlendirme

Eldeki dava dosyasında; davacının ... Belediye Başkanlığının sicil no.su belirtilmeyen Elektrik Hizmetleri -Hatay adresli işyerinden verilen 03.03.1980 tarihli işe giriş bildirgesinden önceki dönemde davalı işyerinde herhangi bir sigortalılık bildiriminin olmadığı, 03.03.1980 tarihinden sonraki ilk sigortalılığının ise dava dışı ... sicil no.lu ... EDAŞ İl Müdürlüğü ... İşl. Şefliği Müdürlüğü ünvanlı işyerinden 1983/2. dönemde 120 gün olarak bildirilmeye başlandığı ve bu işyerinden bildirimlerin 1988/3. döneme kadar devam ettiği dikkate alındığında, davacının 27.10.1978-01.04.1983 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebinin hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.

Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanınkabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetin karşı, Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla

03.07.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİDİR

I. UYUŞMAZLIK

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık “davalı ... başkanlığına katılan ... Belediyesinde 27.10.1978-01.04.1983 tarihleri arasında çalıştığını iddia edip, somut olayda kamu kurumu olan Belediye kayıtlarında sigortalı işe giriş bildirgesi ve 1981-1982 ve 1983 yıllarına ait aylık prim bildirgeleri düzenlenen ve 1982 ve 1986 yıllarında yıllık ücretli izin belgesinde işe girişi 1978 olarak kayıtlarda yer alan davacı sigortalının kuruma bildirim yapılmaması nedeni ile bu sözleşmenin hak düşürücü süreyi kesen belgelerden sayılıp sayılamayacağı, ayrıca blok çalışmanın varlığı halinde kuruma intikal eden süreden önceki çalışmanın hak düşürücü süreye uğrayıp uğramayacağı ve buradan varılacak sonuca göre hak düşürücü sürenin geçip geçmediği noktasında toplanmaktadır.

2. Bozma sonrası İlk derece mahkemesince “davacının 27.10.1978 ile 01.02.1983 tarihleri arasında davalı ... Belediyesi nezdinde sigortalı olarak çalıştığı günler haricindeki sigortalılığının tespitine” karar verilmiştir.

3. Kararın davacı sigortalı ve feri müdahil tarafından temyizi üzerine ise çoğunluk görüşü ile "davacının ... Belediye Başkanlığının sicil no.su belirtilmeyen Elektrik Hizmetleri -Hatay adresli işyerinden verilen 03.03.1980 tarihli işe giriş bildirgesinden önceki dönemde davalı işyerinde herhangi bir sigortalılık bildiriminin olmadığı, 03.03.1980 tarihinden sonraki ilk sigortalılığının ise dava dışı ... sicil no.lu ... EDAŞ İl Müdürlüğü ... İşl.

Şefliği Müdürlüğü ünvanlı işyerinden 1983/2. dönemde 120 gün olarak bildirilmeye başlandığı ve bu işyerinden bildirimlerin 1988/3. döneme kadar devam ettiği dikkate alındığında, davacının 27.10.1978-01.04.1983 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebinin hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiği" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

4. İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunun temel ilkelerinden birisi de, işçi-sigortalı lehine yorum ilkesidir. İş hukukunun temel prensipleri arasında yer alan işçinin korunması ilkesinin bir sonucu olan işçi lehine yorum ilkesi, sosyal güvenlik hukukunda kendini sigortalı lehine yorum şeklinde göstermektedir. Sosyal güvenlik hukukunda genel amaç, bu haktan olabildiğince fazla kesimin yararlanabilmesi yani kapsamının genişletilmesidir. Diğer bir ifadeyle bu hukukun uygulanmasında esas alınacak temel ilkelerden birisi de şartlar elverdiği ölçüde sigortalı lehine yorum yapılmasıdır.

5. Sosyal devlet; bireylere belirli bir sosyal güvenlik hakkı ve asgari gelir düzeyi öngören, sağlık ve refah hizmetlerinden serbestçe yararlanma ve belirli bir yaşa kadar eğitim olanağı sunan, bir takım sosyal riskleri önleyici tedbirler alan devlet anlayışıdır. Sosyal devlet olmanın bir gereği ve sonucu da, sosyal güvenlik hakkının tüm bireylere sağlanması ve güvence altına alınmasıdır.

Dolayısıyla, hukuk kuralı uygulanırken anayasada güvence altına alınan en temel haklardan biri olan sosyal güvenliğin esas ilkelerinden (sosyal güvenliğinin kapsamının ve uygulama alanının kişiler ve riskler açısından genişletilmesi) hareket ederek sigortalı lehine yoruma başvurulması yanlış olmayacaktır.

Bu kapsamda, yorum yöntemi seçilirken tek bir yorum yönteminden hareket etmek yerine; bu hukuk dalının genel niteliği ve amacı da göz önüne alınarak yoruma başvurmak daha sağlıklı sonuçlar verecektir. Değişik tarihlerde verilen yargı kararlarına bakıldığında; sigortalı lehine yorum ilkesinin uygulamaya geçirildiği görülmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1990 yılında verdiği bir kararda (Y.H.G.K 14.2.1990 E. 1989/10-391 K. 1990/83).

"Kanunun çok açık olmasına karşın yine de kuşkulu bir durumun varlığı iddia edildiği taktirde şüphenin sigortalının lehine yorumlanacağı ise iş ve sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerindendir" diyerek bunu vurgulamıştır(Prof. Dr. ... Emine Barın, Türk Sosyal Güvenlik Hukuku’nda Sigortalı Lehine Yorum İlkesi. Internatıonal Conference On Eurasıan Economıes 2016 s: 236 vd).

6.Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79. maddesinin onuncu fıkrasında, yönetmelikle belirlenen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca saptanamayan sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak (5) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile kanıtlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının göz önünde bulundurulacağı açıklanmıştır.

Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde.

Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

7. Öncelikle temel ve vazgeçilmez hak olan sosyal güvenlik hakkı sınırlanırken, hak düşürücü sürenin kesilmesi yönünde, Anayasa’nın 13. Maddesinin göz ardı edilmemesi gerekir.

Anayasanın 13. Maddesinde temel hakların özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı açıkça belirtilmiştir.

Sosyal güvenlik hakkının hak düşürücü süre açısından önem taşıyan belgelerin yönetmeliğe bırakılması ve yönetmelikte sınırlandırılması, Anayasa düzenlemesine uygun olmadığı gibi kurumun tespit ettiği çalışmaların da bu kapsamda değerlendirilmesi, takdir hakkının kötüye kullanılması açısından da doğru olmayacaktır. Kurumun kayıtlar var ise hiç tereddütsüz tüm sigortalılar için çalışmayı saptaması anayasal ve yasal görevidir.

8. Belirtmek gerekir ki kamu kurumu tarafından tutulan ve çalışma olgusunu kanıtlayan belgeler de, Kuruma intikal eden belgeler kadar nitelikli ve esas alınması gereken belgelerdendir. En azından madde de belirtildiği gibi kurumca bu belgeler esas alınarak çalıştığı rahatlıkla saptanabilir. Kurumun bu saptamayı yapmaması maddedeki takdir hakkını keyfi kullanması anlamına gelecektir.

9. Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir(Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E, 2019/834 K).

Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.

Dairemizin 2021/10293 E, 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

III. SONUÇ

10. Somut uyuşmazlığa gelince davacı sigortalının davacının davalı ... nezdinde 03.03.1980 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesinin bulunduğu, davalı ... nezdinde işe alınmasına ilişkin 03.03.1980 tarihli, 156 karar nolu encümen karar kağıdı, davacının davalı belediyeden izin talebine ilişkin 03.08.1982 tarihli belge, işçi yıllık izin isteği başlıklı, 13.05.1986 tarihli belgede ve işçi yıllık izin isteği başlıklı, 24.05.1986 tarihli belgede davacının işe giriş tarihinin 1978 olarak belirtildiği, davalı ... tarafından davacı hakkında 1981, 1982 ve 1983 yıllarına ait aylık sigorta prim bildirgeleri düzenlendiği,

davalı Belediyenin 31.07.2015 havake tarihli cevabi yazısında ‘davacının 1978-1983 yılları arasında ... Belediyesinde çalıştığını ve 6360 sayılı Kanun ile Hassa Belediyesi olarak birleştiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Belediye kamu kurumudur. Davacı hakkında düzenlenen bu belgeler kamu kurumu işverenden sadır olduğu açıktır. Kaldı ki işe giriş bildirgesi ve prim bildirgeleri vardır. Kurumca çok rahatlıkla çalıştığı saptanabilecektir.

Sigortalı lehine yorum da bunu gerektirmektedir.

11. Kaldı ki ortada blok çalışma vardır. Blok çalışma belgeye da dayanıp bölünemeyeceğine göre hak düşürücü süreden sözedilemeyecektir. Davacının 27.10.1978 tarihi ile sonrası kayda giren 03.03.1980 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır.

12. İlk derece mahkemesinin kabul kararı yerinde olup, kararının onanması erektiği düşüncesinde olduğumdan Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7418, K. 2024/7652, 3 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. VI. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. VI. Karar
  13. Karşı Oy Gerekçesidir
  14. I. Uyuşmazlık
  15. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7418
Karar No
2024/7652
Tarih
3 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7428 K.2024/7644
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7429 K.2024/7941
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2024/7447 K.2024/10350
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7454 K.2024/8204
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7464 K.2024/7788
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7471 K.2024/8036

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.