KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7508 E., 2024/13989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/715 E., 2024/636 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/229 E., 2023/303 K.
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, aksine Kurum işlemlerinin iptali ile ödenen yurt dışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak değerlendirilerek yaşlılık aylığının 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanması ve aylığın bağlandığı tarihten itibaren hakedilen tüm ödemelerin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının yurt dışı borçlanmasına istinaden 01.02.2017 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık aldığını, borçlanmanın 4/1-a kapsamda süre olarak değerlendirilemeyeceğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı Kurum sigortalısının 10.10.2016 varide tarihli ve 13.513.397 sayılı talebine istinaden borçlandırılan 02.04.2002-06.07.2003 tarihleri arası 455 gün, 15.08.2003-14.07.2005 tarihleri arası 691 gün ve 17.09.2005-20.01.2006 tarihleri arası 124 gün olmak üzere toplam 1270 gün Türk vatandaşı olarak yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerinin, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine,
davacı Kurum sigortalısının emekliliğinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi sigortalısı olarak düzeltilmesi ve belirtilen tarihten itibaren doğan tüm haklarının geçmişe dönük olarak ödenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulü gerektiğini, davacının borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda değerlendirilerek talep tarihini takiben 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini, kararın yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak tespiti ile 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsisi, hakedilen tüm ödemelerin tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme konusu davada, davacının 28.06.2007 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğu, Türkiye'de 30.12.2013-06.01.2014 tarihleri arasında 8 gün 4/1-a kapsamda sigortalılık süresinin olduğu, davalı Kurumun hazırladığı borçlanma tahakkukunu 7200 gün olarak 28.12.2016 tarihinde ödediği, davalı Kurumun davacının borçlanma süresini 4/1-b kapsamda sigortalılık süresi olarak değerlendirip 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlaması üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre, davacının yurt dışı borçlanma talep tarihi itibariyle Türkiye'de herhangi bir sosyal güvenlik kolunda sigortalılık süresinin bulunmadığı, yurt dışı borçlanma talebinden sonra ve ödemesinden önce Türkiye'de 4/1-a kapsamda sigortalılık süresinin bulunduğu anlaşıldığından, davacının ödediği yurt dışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda 7200 gün sigortalılık süresi olarak tespiti ile yaşlılık aylığı koşullarının buna göre 506 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7508, K. 2024/13989, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama