KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7509 E., 2024/9365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2610 E., 2024/643 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Karacabey 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/426 E., 2022/539 K.
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28.03.2004-30.03.2009 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davacının 01.10.2008-30.03.2009 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, dava dilekçesi ve tensip tutanağı Kuruma tebliğ edildiği halde Kurumun cevap dilekçesini süresi içerisinde sunmadığını, davacının 1992 yılında Bağ-Kur'a kayıt olduğunu, ancak primlerini ödeyemediği için emekli olamadığını, Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı Kurum vekili, yasal mevzuata göre Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
"Somut olayda; davacının 08.05.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce Kuruma kayıt ve tescil talebinde bulunmamış ve Kurum tarafından da resen kayıt ve tescil edilmemiş olması karşısında 28.03.2004-30.09.2008 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına yasal olanak bulunmaması nedeniyle gerek anılan döneme ilişkin talebin reddine karar verilmesinde gerekse yukarıda da açıklandığı gibi sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 01.10.2008 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış
olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 01.10.2008 tarihinden itibaren başlayacağı belirtildiğinden 01.10.2008-30.03.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebin ise kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden gerekçesiyle, istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; yasal mevzuat çerçevesinde Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7509, K. 2024/9365, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama