KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7672 E., 2024/10051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1411 E., 2024/642 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Çayeli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/5 E., 2022/33 K.
Karar Metni
1.188 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemine ilişkindir. davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalıya ait ...
Otomotiv unvanlı iş yerinde 15.05.2005 tarihinden 11.02.2015 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığını, davacının aldığı en son ücretin 800,00 TL olduğunu, davacını son beş yıllık döneme ilişkin kararlaştırılan maaşının net 1.500,00 TL olduğunu, eksik ödenen ücretlere ilişkin haklarının saklı olduğunu, davacının davalıya ait iş yerinde 11.02.2015 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı halde davalı tarafça davacının çalışmalarının SGK'ya bildirilmediğini, sigorta primlerinin yatırılmadığını, davalı tarafça davacıya sadece 2006 yılında 138 gün,
2007 yılında 120 gün sigortalı olarak gösterildiğini, diğer hizmet dönemlerinde sigortasız çalıştırıldığını, davacı müvekkilinin sigortasını yapmayan, kendisini sigortasız çalıştıran davalı tarafı SGK'ya ihbar edince davalının davacıyı işten kovduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalıya ait iş yerindeki 15.05.2005 ile 11.02.2015 tarihleri arasındaki kesintisiz ve sürekli hizmetinin tespitine, davacının son beş yıla ilişkin aylık ücretinin 1.500 TL olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm iddialarının yersiz olduğunu, davacının müvekkilinin yanında çalıştığı sürelerde sigortasını yaptığını, bunun haricinde müvekkili şirkette çalışmasının bulunmadığını, ayrıca davacının 21.01.2009 tarihinde adına kayıtlı olan yaş çay cüzdanından kendisini tarım sigortalısı olarak gösterdiğini, davacının bu davasını kötü niyetle açtığını, davacının müvekkilinin yanında bir çalışmasının söz konusu olmadığını belirterek; hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde; SGK kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlaması ancak aynı güçte delillerle mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, bu itibarla kurum kayıtları ile çelişen davanın reddini talep ettiğini belirterek; yargılama sonunda Fer'i müdahil olan müvekkil Kurum SGK Başkanlığı aleyhine hüküm kurulmamasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..Somut olayda sigorta kayıtları incelendiğinde; davalı iş yerinin 20.02.2006 tarihinde sigorta kapsamına alındığı, davacının davalı iş yerinde 20.02.2006 -31.12.2006 tarihleri arasında 171 gün ve 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında ise 240 gün sigorta bildiriminin yapıldığı, bunun dışında davacının iş akdinin sona erdiği 11.02.2015 tarihine kadar davacı adına herhangi bir bildirimin yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında dinlenen taraf tanıkları, kamu tanıkları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 20.02.2006 tarihinden 11/02.2015 tarihine kadar asgari ücret üzerinden davalı işyerinde kesintisiz ve aralıksız çalıştığı yönünde Mahkememizde kanaat oluşmuştur.
Her ne kadar davacı yan tarafından 15.05.2005-11.02.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerin tespiti talep edilmişse de davalı iş yerinin 20.02.2006 tarihinde sigorta kapsamına alınması sebebiyle bu tarihten önceki talebin reddine karar.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda; Kurumumuz nezdinde yapılan araştırmada davacının çalışmaları işe giriş bildirgesine uygun olarak bildirilmiştir. Bu bağlamda Kurumumuzun her hangi bir ihmali yada sorumluluğu yoktur. Kaldı ki Mahkeme tarafından davacının ilgili işyerinde fiili olarak çalışıp çalışmadığının detaylı bir şekilde araştırılması gerekmektedir. Bu itibarla Mahkeme tarafından cevap dilekçemizde belirttiğimiz tüm hususlar da yeterince araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..Mahkeme verilen bu karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davanın ispatında, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıkların bilgilerine başvurmak başta olmak üzere somut ve inandırıcı bilgilerle gerçek çalışma olgusu ortaya konmalıdır. Ayrıca işçi işveren arasında bağımlılık ve denetim unsurlarının bulunması gerektiği, ücret ödemesinin yapılması gerektiği aşıkardır.
Hal böyle iken davacının müvekkilimin yanında çalışma olgusu ispatlanamamış olmasına karşın noter katibi olan ...'nin beyanına itibar edilmesi düşündürücüdür. Davacının müvekkilimin yanında çalıştığı sürelerde SGK'sı yapılmıştır. Bunun haricinde müvekkil şirkette bir çalışması yoktur. Ayrıca davalı 21.01.2009 tarihinde adına kayıtlı olan yaş çay cüzdanından kendisini tarım sigortalısı olarak göstermiştir.
Buradan da anlaşılacağı üzere davacının müvekkil şirkette çalışması bulunmamaktadır. Bir kişinin 10 yıldır bir işyerinde çalışmış olması ve bu süre zarfında sigortalı olup olmadığını kontrol etmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Davacının müvekkilimin yanında bir çalışması söz konusu değildir. Bu nedenle açılı davanın reddini karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır" beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...Mahkemece tanıklar dinlenmiş; sigorta kayıtları incelendiğinde; davalı iş yerinin 20.02.2006 tarihinde sigorta kapsamına alındığı, davacının davalı iş yerinde 20.02.2006-31.12.2006 tarihleri arasında 171 gün ve 01.01.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında ise 240 gün sigorta bildiriminin yapıldığı, bunun dışında davacı adına herhangi bir bildirimin yapılmadığı, dinlenen tüm tanık beyanlarına göre davacının 2005-2015 yıllarında çalıştığının anlaşıldığı;
davalı iş yerinin 20.02.2006 tarihinde sigorta kapsamına alınması sebebiyle bu tarihten önceki talebin reddi ile mahkemenin kısmen kabul kararında bir isabetsizliğin olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf itirazların yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ve reddine ..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7672, K. 2024/10051, 22 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama