İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7862 K.2024/10805

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine…

Esas2024/7862Karar2024/10805Tarih11 Kasım 2024Okuma6 dk · 1.203 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/7862 E., 2024/10805 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2024
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2195 E., 2024/299 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Samsun 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/424 E., 2022/265 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.203 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 09.08.2006-02.01.2008 tarihleri arası dönemde davalı işveren nezdinde işçi olarak çalıştığını tespiti ile kıdem- ihbar tazminatları ile fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ücret ve UBGT alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Kurumun 501200712301 sigorta sicil numaralı sigortalısı olduğunu, diğer davalı iş yerinde 20.06.2007 tarihinden 18/08/2007 tarihine kadar çalışmasının bulunduğunu, 18.08.2007 tarihinde işten ayrıldığının tespit edildiğini, davacının dava konusunun hizmetlerinin tespitinde hukuki yararın bulunmadığını, davacının işe giriş ve çıkışlarına göre tam çalışmalarının gösterildiğini ve bu sebepten tespit edilecek bir hizmetin bulunmadığını, davacının tespit talebinin hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının davalı işverenin yanında çalıştığını ileri sürdüğü tarihlerde iş yerinin faal olup olmadığının ispatının da gerektiğini beyan ederek yasaya aykırı olarak açılan davanın reddini savunduğu görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' İş bu dosyada her ne kadar ... adlı tanık davacıyı tanısa da davacının davalı iş yerinde başlama ve ayrılış tarihlerini bilmemesi ve diğer tanıkların ise ihtilaf konusu dönemde davalı iş yerinde çalıştıkları halde davacıyı tanımamaları ve davacı tarafından ispata değer herhangi bir belgenin sunulmaması, ve yapılan araştırmalarda her hangi bir sonuca ulaşılamaması neticesinde;

davanın davalı iş yerinde ihtilaf konusu dönemde çalışmadığına kanaat getirilmiştir. ... adlı ihtilaf konusu dönemde davalı iş yerinden hizmetleri bildirilen ... adlı tanığın beyanı davacının ihtilaf konusu dönemde çalışmasına ispata yetmemektedir. Davacının davalı iş yerinde eylemli bir çalışması olsa bile bu sürenin ihtilaf konusu dönem dışında gerçekleştiğine kanaat getirilmiştir.

Ama ihtilaf konusu dönemde çalışması bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışan tanıkların davacıya hatırlamadıkları ve hangi tarihler arasında çalıştığını bilmedikleri ,yine davacının çalıştığını beyan etmekle hangi tarihte işe başladığı ve ne kadar çalıştığı yönünde yeterli beyanı bulunmayan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığının usulüne uygun deliller ile ispat edilemediği görülmekle mahkemenin davanın reddine dair hükmünün isabetli olduğunun anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu

anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki talepleri sıralamış ve Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanları ile davacının uyuşmazlık konusu dönemde davalı işveren nezdinde çalıştığının anlaşıldığını, aradan geçen süre nedeni ile bazı tanıkların davacıya hatırlamamasının olağan olduğunu davanın kabulü gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık Hizmet Tespitine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görlmemiştir.

2- 506 sayılı Kanun'un mülga 79. maddesi uyarınca Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. Söz konusu düzenleme davaya konu bir kısım hizmetlerin geçtiği dönemde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde de korunmuştur. Bu yönde, anılan maddelerde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir.

Bir başka anlatımla sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi veya çalışmaların Kurum tarafından tespit edilmesi halinde. Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.

Ayrıca.

506 sayılı Kanun'un mülga 6. maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." anılan maddeden yola çıkarak ve yerleşik içtihatlar doğrultusunda, çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, süreklililiği ,

başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre beyanı alınmalı, iş yerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmelidir.

3-Dosyaya giren belgelerden 29.06.2007 tarihli SGK denetim raporunda; ''... adına olan iş yerinin uzun süredir gayri faal olduğu, aynı adreste ... adına tescilli trikotaj atölyesinin faaliyet gösterdiği, iş yeri ayrılış değişikliğinin bildirilmediği...'' belirtilmiş ve dinlenen tanık beyanları neticesinde ... iş yerinden önce dava dışı ... iş yerinin bulunduğu iddia edilmiştir. Bu tanık beyanları ve anılan SGK denetmen raporu ile davalı ... ile dava dışı ... 'un kardeş oldukları bilgileri ışığında; her iki iş yerini bilen ve tanıyanlarla tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu her iki iş yeri için ayrı ayrı bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir.

SGK 29.06.2007 tarihli denetim raporu ve tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davacının talep tarihleri dikkate alındığında, iş vereninin hangi tarihlerde kim olduğu gözetip sorularak, tereddütsüz bir şekilde açığa çıkarıldıktan sonra mahkemece yapılacak değerlendirme sonucunda, gerektiğinde ... 'a HMK 124 kapsamında husumet yönlendirilmeli, ... 'un savunması alınmak sureti ile yargılama yapılmalı, bu dönemdeki ... 'un iş yerindeki bordro tanıkları belirlenmeli ve dinlenilmeli, 2007 yılı sonrası ...'un bodro tanıkları dinlenmeli ve bu dönemde davacının konumu, çalışmasının hizmet akdine dayalı olup olmadığı hususları araştırılarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hatalı değerlendirilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7862, K. 2024/10805, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Değerlendirme ve Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7862
Karar No
2024/10805
Tarih
11 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/7862 K.2024/10783
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7863 K.2024/11112
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7864 K.2024/8949
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7865 K.2024/10349
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/7869 K.2024/8672
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/7869 K.2024/10929

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.