KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/7980 E., 2024/10503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/645 E., 2024/799 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Giresun İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/101 E., 2022/503 K.
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının babası ... ...'ın 12.06.1977 tarihinde Bağ-Kur emeklisi olarak, eşi ... 'in ise 06.12.1991 tarihinde SSK emeklisi olarak vefat ettiğini, vefatlar üzerine SGK tarafından, davacıya önce babasından sonrasında ise eşinden dolayı hukuka ve mevzuata uygun olarak çift maaş bağlandığını,
süreç bu şekilde devam ederken 31.10.2014 tarihinde davacının babasının vefatı nedeniyle bağlanan maaşının kesildiğini ve babasının Bağ-Kur'lu olarak vefatı sebebiyle almakta olduğu maaşların geriye dönük olarak 5 yıllık toplam tutarının yersiz ödeme adı altında 27.479,46-TL olarak davacıdan iadesinin talep edildiğini belirterek 31.10.2014 ile 2016 Eylül tarihleri arasında ödemesi durdurulan/kesilen aylıklar ile ilgili olarak davacıya ödenmesi gereken tüm aylıkların ödenmeme tarihlerinden itibaren işleyecek devlet borçları için öngörülen en yüksek mevduat banka faiziyle birlikte şimdilik 100,00 TL olarak davalı Kurumdan tahsiline,
davacının ... babası dolayısıyla almış olduğu aylıklar sebebiyle davalı Kuruma herhangi bir borcu olmadığının tespiti ile davalı tarafından hukuka aykırı olarak davacıdan yersiz ödeme adı altında tahsil edilen 27.479,46 TL'nin davacıdan tahsil edilme tarihinden itibaren işleyecek devlet borçları için öngörülen en yüksek mevduat banka faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsiline,
2016/Ekim-2021/Şubat tarihleri arasında davacıya ödenmemiş olup 11.03.2021 tarihinde topluca ve faizsiz olarak ödenen aylıkların toplamının (43.916,36-TL) ödenmeme tarihlerinden toplu ödemenin yapıldığı 11.03.2021 tarihine kadar işlemiş olan devlet borçları için öngörülen en yüksek mevduat banka faizinin şimdilik 100,00 TL olarak davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; babasının ölüm tarihi 12.06.1977 olan davacıya 01.03.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, ölüm tarihleri itibari ile 4/1-b kapsamındaki sigortalılar ile bunların hak sahiplerinde aranan koşulların 2013/26 nolu genelgede belirtildiğini,
Kurumun 4/b Emeklilik Servisince yapılan gelir unsuru değerlendirmesine göre geliri asgari ücretin brüt tutarının üzerinde olduğundan tespit tarihi olan 21.10.2014 tarihinde Kurum hatası kapsamında faizsiz olarak geriye dönük zamanaşımı süresine göre 5 yıl geriye gidilerek 01.10.2009-01.10.2014 tarihleri arası ödenen aylıkların yersiz aylık olarak borç çıkarılan davacıya çıkarılan yersiz maaş borcunun da eşinden aldığı maaştan kesinti yapılarak tahsil edildiğini,
davacının 02.02.2021 tarihli babasından ölüm aylığı talebine istinaden de Kurumun yönetim kurulunun almış olduğu 22.09.2016 tarihli karar ve genel yazısına istinaden 01.10.2016 tarihinden itibaren gelir unsuru şartı aranmaksızın ölüm aylığı bağlandığını ve 01.10.2016 tarihinden itibaren birikmiş aylıklarının ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne, davacıdan yersiz ödeme olarak tahsil edilen 27.479,46-TL ve faizi olarak hesaplanan 4.463,24-TL olmak üzere toplam 31.942,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacıya 11.03.2021 tarihinde toplu olarak ödenen 43.918,36-TL için hesaplanan 9.016,71-TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacıya 10/2014-09/2016 arasında ödenmesi gereken 14.446,87-TL maaş alacağı ile faizi olarak hesaplanan 7.246,48-TL olmak üzere toplam 21.693,35-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davacının babasının ölüm tarihi 12.06.1977 olup davacıya 01.03.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığını, buna göre ölüm tarihleri itibari ile 4/1 (b) kapsamındaki sigortalılar ile bunların hak sahiplerinde aranan koşulların 2013/26 nolu genelgede belirtildiğini,
kurumun 4/b emeklilik servisince yapılan gelir unsuru değerlendirmesine göre geliri asgari ücretin brüt tutarı üzerinde olduğundan tespit tarihi olan 21.10.2014 tarihinde kurum hatası kapsamında faizsiz olarak geriye dönük zaman aşımı süresine göre 5 yıl geriye gidilerek 01.10.2009-01.10.2014 tarihleri arası ödenen aylıkların yersiz aylık olarak borç çıkarıldığını, idarenin yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasalara uygun olduğunu,
davacının 02.02.2021 tarihli babasından ölüm aylığı talebine istinaden de kendisine babasından Kurum yönetim kurulunun almış olduğu 22.09.2016 tarihli karar ve genel yazısına istinaden 01.10.2016 tarihinden itibaren gelir unsuru şartı aranmaksızın ölüm aylığı bağlandığını ve 01.10.2016 tarihinden itibaren birikmiş aylıklarının kendisine ödendiğini, davacı tarafın faiz talepleri ve en yüksek mevduat banka faiz oranlı taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, idarenin yapmış olduğu işlemlerin ilgili kanun yönetmelik ve genelgeler gereği olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, babasından Bağ-Kur kapsamında, eşinden ise SSK kapsamında aylık alan davacının babasından aldığı maaşın kesilmesi ve talep üzerine yeniden bağlanmasına ilişkin Kurum işleminde Kuruma yersiz ödenen tutarın faiziyle birlikte ödenmesi, aylığın kesildiği dönem için ödenmesi gereken tutarın faiziyle ödenmesi ve yapılan toplu ödemenin faizinin ödenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı yasanın 46 ncı, 5510 sayılı yasanın 96 ncı maddeleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/7980, K. 2024/10503, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama