KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8042 E., 2024/13243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/166 E., 2024/152 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/447 E., 2023/203 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Antalya AKEV Üniversitesinden tahsil edilemeyen idari para cezası, damga vergisi, prim ve işsizlik sigortası primi borcu nedeniyle davacı adına 5510 sayılı yasa gereğince 2019/032873, 2019/032872, 2019/032871, 2022/014144, 2022/014143, 2022/014142, 2022/032463, 2022/032462, 2022/031729, 2022/026552, 2022/026551, 2022/020263, 2022/020262 takip numaralı olmak üzere toplamda 13 adet ödeme emri düzenlendiğini, bahse konu ödeme emirlerinin 10.11.2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, ancak Antalya AKEV Üniversitesinden tahsil edilemeyen alacaklar için davacı adına ödeme emri düzenlenmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu,
davacının bu vakfın sadece mütevelli heyet üyesi olduğunu beyanla öncelikle ödeme emirlerine itirazlarının kabulüne, ödeme emirlerinin ve takibin iptaline, dava konusu takibin dava kesinleşinceye kadar telafisi güç zararların oluşmaması açısından ihtiyati tedbir kararı verilerek tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, davacının vakfın sadece mütevelli heyeti üyesi olduğunu, bu nedenle ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Kurum borcundan sorumlu olmadığını, davanın reddi gerektiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde yer alan beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 88, 102 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun'un 35 inci ve mükerrer 35 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8042, K. 2024/13243, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama