KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8109 E., 2024/13293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2734 E., 2023/3314 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/44 E., 2023/135 K.
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Akdeniz Üniversitesinde Lisans Öğrencisiyken aynı kurumun kütüphanesinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, sigorta kartında ve sigortalının ilk işe giriş bildirgesinde davacının 02.01.1995 tarihinde sigorta giriş kaydının yapıldığını, Sosyal Sigortalar Kurumuna davacının ilk işe giriş tarihinin 02.01.1995 olarak düzeltilmesinin talep edildiği ancak dönem bordrolarına rastlanılmadığı gerekçesi ile talebin reddedildiği, davacının ilk işe giriş tarihinin 02.01.1995 olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, öncelikle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 maddesi gereğince "Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işverence verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ve prim ödeme gün sayıları nazara alınır." denildiğini, bildirimsiz kalan çalışmalarının tespiti, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde istenebileceğini,
dava açma süresi 5 yıl olduğu, 5 yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğu, bu sebeple süresinde açılmayan davanın reddini talep ettikleri, davacının 02.01.1995 tarihinde müvekkili idare bünyesinde çalışmasının varlığının tespit edilemediğini, davacının Akdeniz Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığında kısmi zamanlı öğrenci statüsünde 15.01.1996 yılında çalışmaya başladığını, 29.03.1996 tarihinde işten ayrıldığını haksız olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, iş bu davada Antalya Mahkemelerinin yetkili olmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi (Mülga 506 sayılı Yasanın 79. Maddesi) uyarınca beş yılı aşan kısım için hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, Kurum kayıtları tetkikinde davacı dosyasında ... unvanlı işyerinde (02.01.1995 tarihinde) herhangi bir bildirime rastlanılmadığını, 8542 01 01 0034901 007 20 28 sicil nolu dosyada işlem gören Akdeniz Üniversitesi Rektörlük Özel Kalemine ait işyeri dosyası 02.04.1985 - tarihinde eğitim-öğretim işi olarak Kanun kapsamına alındığını,
davacı ...'un 02.01.1995 tarihine ait ilgili dosyadan hizmet bildirimi tespit edilemediğini, 5510 sayılı Yasanın 86/1.
Maddesi uyarınca çalıştırılan işçilerin sigorta prim ödeme gün sayıları, sigorta primlerini gösterir kayıt ve belgelerin Kuruma bildirilmesi mecburiyeti işverene ait bir yükümlülük olduğu emsal birçok kararda ortaya konulduğunu, bildirilmeyen dönem ve kayıtlar için Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili Kurumun fer'i müdahilliğine, haksız ve yersiz açılan ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece mahkemesince,"... sigortalıların sosyal güvenlik haklarını koruma anayasal yükümlülüğü altındaki Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağına ilişkin hukuksal gerçeklik, ayrıca bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların üniversite rektörlüğü gibi çalışan sayısı kalabalık bir işyerinde aradan uzun bir süre geçmiş olması nedeniyle çalışmış olsa dahi davacıyı hatırlayamamış olabileceklerine yönelik anlatımları, bordro tanığı ...'un davacıya ait 02/01/1995 tarihli işe giriş bildirgesindeki genel sekreter olarak atılmış imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmesi,
tanık ...'ın, davacının iddiasını doğrulayan anlatımı ve davacının ibraz ettiği 1995 yılı serilerinden olan sigorta sicil kartının varlığı karşısında, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu tarihte hizmet akdine tabi 1 günlük çalışma olgusunun varlığı belirgin bulunmakla..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalı ...
Rektörlüğüne ait iş yerinde 02.01.1995 tarihinde hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 02.01.1995 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekilleri, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 02.01.1995 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 9, 79,108. maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8109, K. 2024/13293, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama