İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8382 K.2024/10965

Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Esas2024/8382Karar2024/10965Tarih13 Kasım 2024Okuma10 dk · 2.023 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/8382 E., 2024/10965 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2024
Mahkemesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/714 E., 2024/777 K.
Karar
Esastan Ret
İlk derece mahkemesi
Şefaatli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Sayısı
2019/65 E., 2023/204 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.023 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

ölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket emrinde 01.09.2017 tarihinde ustabaşı olarak çalışmaya başladığını, hala da çalıştığını ancak davalı şirket yetkili temsilcilerinin müvekkilinin fiilen iş görmeye başlamış olduğu 01.09.2017 tarihinde SGK'ya sigorta işe giriş bildirgesi vermemiş olduğunu, fiilen hizmete başlamasından yaklaşık on ay sonra 2018 yılı Haziran ayında Kuruma işe giriş bildirgesini ibraz ettiğini, davalı şirket yetkililerinin 05.04.2018 tarihinde mutlak kusurlu hareketleri ile müvekkilinin iş kazası geçirdiğini, davalı şirket yetkilileri temsilcilerinin kanuna aykırı fiil ve davranışları ile müvekkilinin mağdur olduğunu bu sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kaza sonrası hastahanede tutulan kayıtlarda (Yozgat Şehir Hastahanesi Kayıtları) davacı taraf açıkça maden sahasında çalışmadığını, satın almak maksadıyla incelediği makinenin (kum yıkama eleği) üzerine çıktığı sırada buzlanma sebebiyle ayağının kaydığını, kaza esnasında her hangi bir çalışma yapılmadığını ve kendi kusuru ve dikkatsizliği ile olayın meydana geldiğini ancak her nasıl olduysa davacı taraf iş bu beyanlarına rağmen iddia olunan kazadan 1 yıl sonra huzurdaki davayı açtığını davacı taraf iyiniyetli olmayıp müvekkil şirketi SGK'sız işçi çalıştıran,

iş kazasını bildirmeyen şirket gibi göstermek suretiyle sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan malullere tanınan mali imkanlardan istifade etmek için gerçek dışı beyan ve iddialara başvurduğunu bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın açmış olduğu davayı kabul etmediklerini, öncelikli olarak davacı tarafın iki talepli olarak dava açtığını, taleplerden biri iş kazasının tespiti diğeri ise sigortalılığın tespiti olduğunu, müvekkil Kurumun 6552 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti davasında davalı şirket yanında fer'i müdahil sıfatı ile yer alması düzenlendiğini, m üvekkil Kurumun davacı tarafın açmış olduğu sigortalılığın tespiti davasında fer'i müdahil sıfatı ile bulunması gerekirken, davalı sıfatı ile yer almasının açıkça kanuna aykırı olduğunu,

davacı tarafından açılan davada mevcut taleplerin yargılama usul ve esaslarının birbirinden farklı olduğunu, bu nedenle iki talebin aynı dava dilekçesi ile aynı davaya konu edilmesi kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkil Kurum kanun gereği sigortalılığın tespiti davasında fer'i müdahil iken, iş kazasının tespiti davasında davalı olduğunu, bu nedenle açılan davada davanın usulden reddini talep etmiştir.

3.Dahili Davalı ... Medikal San. Tic. A. Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı vekili tarafından dahili dava dilekçesinin 27.07.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, taraflarının Şefaatli Asliye Hukuk Mahkemesi huzurunda görülen işbu davaya dahili davalı sıfatıyla eklenmesinin hukuka ve yasaya aykırı olmakla birlikte; huzurda görülen iş kazasının tespiti ve sigortalılığın tespiti hususlarında hukuki veya cezai hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını, açılan davada, davacı tarafından sigortalılığın tespiti ve iş kazasının tespiti olmak üzere birbirinden ayrı iki farklı talebin aynı dava dilekçesine konu edilmesi kanuna aykırı olmakla birlikte davanın esasına girmeden usulden reddini gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada, davacı 17.09.2019 tarihinde iş kazası tespiti için Kuruma müracaat etmiş olup Yozgat Sosyal Güvenlik Merkezinin 07.12.2020 tarih ve 228 karar numaralı Ünite Komisyonu Kararı ile 05.04.2018 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 11/13 üncü maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi sebebiyle iş kazası sayılmamasına karar verilmiştir gerekçesi ile davacının iş kazası tespitine ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde. Mahkemece kazanın iş kazası olmadığı yönündeki gerekçesinde ayrıntılı ve somut bir değerlendirme yapılmadığını, dava konusu olayın iş kazası olduğunun açıkça dosyada mevcut deliller ile ispatlandığını, Mahkemenin davanın reddine yönelik hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada mevcut tanık beyanları ile müvekkilinin davalılara ait işyerinde çalıştığı esnada iş kazasına maruz kaldığının ispatlandığını,

davalının cevap dilekçesinde belirttiği hususlar dikkate alındığında dahili davalının zımni ikrarda bulunarak diğer davalı ...Ş ile aralarındaki şirket devri ve çalışanlarının yeni şirkette çalışmaları hususundaki anlaşma gereği müvekkilinin her iki davalı şirket emrinde ve bünyesinde çalıştığını, bu nedenle dahili davalı Ascomed A.Ş ve davalı ...Ş'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin davalı işverenler emrinde ve bünyesinde çalışmaktayken sigorta kaydının yapılmadığını, dava açılmasına sebebiyet verdikten sonra sigorta kaydının geriye dönük kötü niyetli olarak tescil edildiğini,

müvekkilinin sigortasız çalıştırılmasının müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, Mahkeme kararını kabul etmediklerini beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine ilişkin hükmünün kaldırılarak talepleri doğrultusunda müvekkilinin ... Maden Yatırım A.Ş ve dahili davalı ... Medikal San. Tic. A.Ş. bünyesinde işletmekte olduğu maden sahasında 05.04.2018 tarihinde maruz kaldığı iş kazasının tespitine, iş kazasından ...

Maden Yatırım A.Ş. ve dahili davalı ... Medikal San. Tic. A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin iş kazasının tespiti ve sigortalılığının tespitine yönelik taleplerinin olduğu, yargılama aşamasında sigortalılığın tespitine yönelik talebin tefrik edildiği, işbu davanın konusunun iş kazasının tespiti davası olduğu, davacının 17.09.2019 tarihinde iş kazası tespiti için Kuruma müracaat ettiği, Yozgat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 07.12.2020 tarih ve 228 Sayılı Ünite komisyonu kararı ile 05.04.2018 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayılmasına karar verildiği,

bu itibar ile davacının iş kazasının tespitine ilişkin talebinde hukuki yararın bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir.

2.Davaya konu olan ve iş kazası olmadığının tespiti istenen "iş kazası" mevzuatımızda 506 sayılı Kanun'un 11-a ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki kanunda da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir.

Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup, Kanunun 13 üncü maddesinde İş Kazası; "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir.

Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.

Bu yönde, 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi anlamında sigortalı niteliğini kazanmanın koşulları başlıca üç başlık altında toplanmaktadır. Bunlar: a) Çalışma ilişkisinin kural olarak hizmet akdine dayanması, b) İşin işverene ait yerde yapılması, c)Kanunda açıkça belirtilen sigortalı sayılmayacak kişilerden olunmaması şeklinde sıralanabilir. Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. Bu nedenle dava konusu olayda öncelikle "hizmet aktinin varlığı" araştırılmalıdır;

Sigortalı olabilmek için bu koşulların bir arada bulunması zorunludur. Bu nedenle dava konusu olayda öncelikle "hizmet aktinin varlığı" araştırılmalıdır;

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 313/1 inci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393/1) maddesinde, hizmet sözleşmesi; “Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanımda sadece hizmet ve ücret unsurlarına yer verilmişken, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesinde, “bağımlılık” unsuruna da yer verilmiştir. Hizmet akdi, her şeyden önce bir iş görme edimini zorunlu kılar. Bu sözleşmeyle sigortalıya yüklenen borç, işveren yararına bir iş görmek, hizmet sunmaktır.

Bağımlılık ve bu kapsamda ele alınması gereken zaman unsuru, hizmet akdinin ayırt edici özelliğidir.

Bağımlılık, iş ve sosyal güvenlik hukuku uygulamasında temel bir ilke olup, bu unsur, hizmetini işverenin gözetimi ve yönetimi altında yapmayı ifade eder. Ne var ki, iş hukukunun dinamik yapısı, ortaya çıkan atipik iş ilişkileri, yeni istihdam modelleri, bu unsurun ele alınmasında her somut olayın niteliğinin göz önünde bulundurulmasını zorunlu kılmaktadır.

Bazı durumlarda, taraflar arasında sıkı bir bağımlılık ilişkisi bulunmasa da, işverenin iş organizasyonu içinde yer alınmaktaysa bu unsurun varlığının kabulü gerekecektir. Önemli yön, işverenin her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, çalışanın, edimi ile ilgili buyruklara uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağımlılığın bulunmasıdır.

Genel anlamda bağımlı çalışma, işverenin belirleyeceği yerde ve zamanda, işverence sağlanacak teknik destek ve işverenin denetim ve gözetiminde yapılan çalışmadır. İşverenin yönetim (talimat verme) ... karşısında işçinin talimatlara uyma (itaat) borcu yer alır. Bir işin görülmesi süreci içinde işçinin faaliyeti, çalışma şekli, yeri, zamanı ve işyerindeki davranışları düzenleyen talimatlar veren işveren onu kişisel bağımlılığı altında tutar.

Bu sözleşmede var olan otorite/bağımlılık ilişkisi taraflar arasında kaçınılmaz olarak bir hukuki hiyerarşi yaratır. Bu nedenle hizmet akdinde bağımlılık hem işçinin kişiliğini ilgilendirmekte hem de bir hukuki bağımlılık niteliği taşımaktadır.

3. Değerlendirme

1.Dosya içindeki belgelerden, davacının davalı ... Şirketinden 01.03.2016-01.06.2018 hizmet bildiriminin yapıldığı, Hastane kayıtları incelendiğinde, Yozgat Şehir Hastanesi Hasta Vizit Detay raporunda.

05.04.2018 tarih-Şefaatli Devlet Hastanesinden geliyor-İş Kazası, motorlu araçlarla çarpışma, Yozgat Şehir Hastanesi Hasta Sevk Formu 05.04.2018 tarihli formda Ortapedi Servisi, yolcu yaralanması, Trafik kazalarında motorlu araçlarla çarpışma, Kırşehir Devlet Hastanesine sevk şeklinde olduğu, Yozgat SGM Ünite Komisyonunun 07.12.2020 tarihli kararında; iş kazasının 05.04.2018 tarih saat 16.20 olduğu, işverenin ...

A.Ş olduğu, sigortalının kum eleme işi yaptığı, kum eleme eleginden aşağıya düşmesi sonucu yaralandığı, sağ femur kırığı meydana geldiği, Kuruma intikal eden belgelere göre olayın iş kazası sayılmasına karar verildiği, Mahkemece açılan davanın Ünite Komisyonu Kararı ile 05.04.2018 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 11/13 üncü maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi sebebiyle iş kazası sayılmasına karar verildiği gerekçesi ile davacının iş kazası tespitine ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmış ise de söz konusu hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.

2.Dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.

3.Somut olayda, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiğine dair SGK Başkanlığının yazısı nezdinde, davanın usulden reddine dair karar verilmiş ise de aslen Kurumca alınan karar tek taraflı ve sadece davalı ... bağlayacak olup, uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerektiğinden, diğer davalılar bakımından da söz konusu olayın araştırılması, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve devamla iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi gerekmektedir.

4. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında Mahkemece yapılacak iş; davalı Kurumun dava açıldıktan sonra olayın iş kazası sayılmasına dair kararı karşısında, bu davalı yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmeli, diğer davalı işveren/işverenler yönünden ise işin esasına girilerek olayın iş kazası olup olmadığı yönünden bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8382, K. 2024/10965, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8382
Karar No
2024/10965
Tarih
13 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8384 K.2024/11611
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8389 K.2024/11827
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/8389 K.2024/10540
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2024/8394 K.2024/10993
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8394 K.2024/11484
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/8395 K.2024/11485

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.