KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8643 E., 2024/9804 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2350 E., 2024/501 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/334 E., 2022/171 K.
Karar Metni
1.159 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde, 01.01.1987 tarihinde davalı işverenin işyerinde işe başlamasına rağmen, prim yatmaması nedeniyle sigorta başlama tarihinin 10.07.1998 Bağ-Kur sigortalılığı olarak gözüktüğünü, Sıhhiye Sosyal Güvenlik Merkezinin yazısında SSK dosyasının incelendiğini 72178.06 No'lu iş yerine işe başladığını, SSK Sicil dosyasında 01.01.1987 işe giriş bildirgesinin mevcut olduğunu, ancak bahse konu işyerinin 1987 dönem bordrosunu vermediğinin anlaşıldığını, bu durumun emeklilik süresini uzattığını ve hak mahrumiyetine sebep olduğunu belirterek, 01.01.1987 işe giriş tarihi olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, söz konusu talebin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın 01.01.1987 tarihinde sigortalı işe başlayacağına ilişkin bildirgesini veren ...'ün ... sicil numaralı işyerinin 01.04.1976 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı 31.12.1990 tarihinde kanun kapsamından çıktığı, tanık ...'ün davacının işyerinde çalıştığını doğruladığı, 28.01.1987 tarih ve 025285 sayı ve 08.06.1987 tarih ve 2034235 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan sigortalı işe ilk giriş bildirgelerinde ...'ın 01.01.1987 tarihinde 72178.04.02 sicil numaralı işyerinde sigortalı işe başlayacağının belirtildiği,
Bildirgede ... ve davacının ıslak imzalarının bulunduğu,Kolluğa yazılan müzekkereye verilen cevapta komşu işyeri sahibi ve çalışanı tanık tespit edilemediği, işyerinde bordrolu çalışan olmadığı, Sıhhiye SGM ye yazılan müzekkereye davacının işe giriş bildirgesinin 1987 yılı Ankara Serilerinden olduğu cevabının verildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, davacı ...'ın bir hizmet akdine bağlı olarak davalı ...'ün ... sicil numaralı işyerinde 01.01.1987 tarihinde 1 gün sigortasız olarak çalıştırıldığı,
davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1987 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, fiili çalışma olması durumunda kişi adına bordro vb. kayıtların da düzenlenmesi gerektiğini, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespit edildiği 01.01.1987 tarihinin usul ve kanunlara aykırı olduğunu, hak düşürücü süre, görev, husumet, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.01.1987 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6, 9, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, davalı ... ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.01.1987 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, marangoz mahiyetli işyerinin 01.04.1976-31.12.1990 tarihleri arası kanun kapsamında olduğu, işyeri tescil bilgilerinde işveren unvanının ... olduğu, davacı tanığı olarak dinlenen ...'ün beyanında, bu işyerini kardeşi davalı ...'e devrettiğini belirttiği, işveren sıfatının kime ait olduğunun Mahkemece araştırılmadığı,
öte yandan 1987 yılına ilişkin dönem bordrosunun verilmediğinin bildirildiği, komşu işyeri araştırmasının sadece emniyet aracılığıyla yapıldığı ve komşu işyeri tespit edilemediği böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, öncelikle dava konusu dönemde işverenlik sıfatının kime ait olduğu belirlenmeli, dava konusu çalışmanın geçtiği adresin birçok işletmenin olduğu Siteler adresi olduğu da gözetilerek dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının, vergi dairesi, SGK ve belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı,
bu yöntemle komşu işyerinin tespit edilememesi halinde taraflardan sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin de çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
4.Kabule göre de 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür.
Buna göre Mahkemece davacının 01.01.1987 tarihinde ... sicil no.lu işyerinde (1) gün süre ile çalıştığının, sigorta başlangıç tarihinin ise 18 yaşını ikmal ettiği 18.01.1988 tarihi olduğu, 01.01.1987 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının ise prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmeside isabetsiz bulunmuştur.
5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8643, K. 2024/9804, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama