KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8670 E., 2024/11241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2605 E., 2024/766 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/73 E., 2022/382 K.
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin SSK'ya tabi 4A, Bağ-Kur'a tabi 4B, T.C.
Emekli Sandığına tabi 4C hizmetleri olduğunu, davacının kendisine 4A kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması için SGK'ya başvurduğunu, talebinin 15.02.2022 tarihli yazı ile reddedildiğini, gerekçe olarak “120 gün Yedek Subay Okulu borçlanması yapmanız ve ödemeniz halinde 9000 gün şartı ile tamamlanmış olacağı 54 yaş şartını (07 .01.2025 yılında dolacağı) taşımadıklarından dolayı talebin reddedildiğini, daha önce de davacının Şırnak SGK İl Müdürlüğüne 4/a kapsamında yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, son 7 yılda SSK'ya tabi 1260 gün hizmetiniz olmadığından denilerek davanın reddedildiğini,
Yargıtay 21. H.D.nin 10.06.1996 gün 1996/3361 Esas-3380 K. sayılı kararına göre 2929 sayılı Kanun'a göre hizmet birleştirilmesi sigortalının zararına ise, 2829 sayılı Kanun'un uygulanmasına gerek olmadığının denildiğini belirterek, davacıya 506 sayılı Kanun, 5510 S.K. 4/1-a kapsamındaki sigortalılıkları nazara alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; “.
Toplanan deliller ve dosya kapsamında 07.01.1971 doğumlu davacının 21.07.1988 - 01.01.2012 tarihleri arasında 4A kapsımından 01.02.2012 - 07.08.2018 tarihleri arasında 4B kapsamında ve yine Bağ-Kur kapsamında hizmetinin olduğu, SSK hizmetlerinin 6254 gün Bağ-Kur hizmetlerinin 2386 gün, emekli sandığı hizmetinin ise 450 gün olduğu, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci / B-H maddesine göre davacının emekli olabilmesi için 25 yıl sigortalılık 51 yaş ve 5450 prim gününü tamamlamış olmak gerektiği, davacının 25 yıl şartını 07.01.2014 tarihinde tamamladığı,
yine 4A hizmetinin 6254 gün olduğu ve 51 yaşını ise 07.01.2022 tarihinde tamamladığı dosya kapsamından anlaşıldığından davacıya tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2022 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1- A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği ve biriken aylıkların da ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi yönünde Mahkememizde kanaat oluşmuş, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile;
''Davanın kabulü ile davacıya tahsis talep tarihini takip eden 01.02.2022 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve biriken aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline” şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, verilen İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; ''davacının 4/a sigortalılık kapsamında 6272 gün hizmetinin bulunmaktadır. Dolayısıyla davacı taraf hizmet birleştirmesi olmaksızın 4/a sigortalılık kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Dolayısıyla davacıyı hizmet birleştirmesine zorlayarak aylık talebinin reddedilmesi hatalı olmuştur. Kaldı ki sigortalılık başlangıcı 21.07.1988 tarihi esas alındığında, aylık şartları yönünden 25 yıllık sigortalılık süresi 51 yaş ve 5450 gün prim gün sayısına tabi olup, tahsis talep tarihi itibariyle bu şartlar tamamlanmıştır. Dolayısıyla verilen karar yerinde olmuştur.
Bu nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanun'a aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile
"Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine'' şeklinde karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 4-a maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8670, K. 2024/11241, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama