KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/870 E., 2025/98 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/235 E., 2023/365 K.
Karar Metni
1.223 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.01.1994 tarihinde Mamak Halk Eğitim Müdürlüğü bünyesinde el sanatları usta öğreticisi olarak çalışmaya başladığını, hizmet akdinin Kurumda 21.06.2004 tarihine kadar sürdüğünü, sonrasında Altındağ Halk Eğitim Müdürlüğünde çalışmaya başlayıp halen devam ettiğini, Mamak Halk Eğitim Müdürlüğünde geçen çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiğini, hafta içi her gün günde en az 8 saat çalıştığını, çalışmanın Ekim ayında başlayıp ertesi sene Haziran ayına kadar sürdüğünü, yarı yıl tatilinde de çalıştığını, eğitim dönemi haricinde de çalışma yaptırıldığını,
eğitim dönemi Ekim ayında başlamasına rağmen çoğu zaman davalı tarafından Kasım ve Aralık aylarında bildirim yapıldığını ileri sürerek davacının 01.01.1994 - 21.06.2004 tarihleri arasında her yıl Ekim-Haziran eğitim döneminde kesintisiz ve sürekli çalıştığının ve ilgili tarihlerdeki eksik bildirilen sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının geçici personel statüsünde çalıştırıldığını, hizmet akdi ile değil Valilik onayına istinaden saat üzerinden ve saat başı kabul edilen ücrete göre çalıştırıldığını, çalışmanın kısmi zamanlı olduğunu, resmi kayıtların Valilikte tutulduğunu, davacının varsa çalışmalarının tam olarak bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun'un 64.maddesine göre feri müdahil olan Kurum aleyhine hüküm kurulmamasını, varsa çalışma olgusunun usulünce ispatlanması gerektiğini, Kurum işlemlerinin yerinde ve yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2020 tarih ve 2017/167 - 2020/117 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.02.2022 tarih ve 2020/1358 - 2022/207 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, Daire kararı ile "...İnceleme konusu eldeki davada, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir.
Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim, davacıya ait çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Öte yandan, davacının davalı işyerinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının kısmi veya tam süreli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar davacı adına düzenlenen ders programları, özlük dosyası, puantaj kayıtları, tüm talep dönemini kapsar imzalı ücret ödeme belgeleri devam-devamsızlık çizelgesi ve kursa geliş ayrılış saatlerini gösterir belgelerin bulunmadığı bildirilmiş ise de davacının günlük mesaisinin tamamını bu işe ayırıp ayırmadığının ve aynı işyerinde tam gün süreli çalışan emsal çalışanlarla aynı işi yapıp yapmadığının ya da tam gün süreli çalışan emsal çalışanlara göre önemli ölçüde daha az çalışıp çalışmadığının belirlemek için dosyada bulunan diğer belgeler değerlendirilmek suretiyle,
davacının günlük girilen ders saati itibariyle mesaisini tam gün olarak davalı işveren nezdinde geçirip geçirmediği, diğer bir anlatımla, bir günlük çalışma mesaisinin tümünü davalı işyerine hasredip etmediği saptanmalı, bunun için davacı ile birlikte çalışan müdür, şef, hizmetli, kadrolu öğretmen ve usta öğretici gibi beyanları belgelerle denetlenebilecek tanık beyanlarına başvurulmalı ve davacının çalışmalarının tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğu netliğe kavuşturulmalı,
daha az saat derse girilen günlerde tam gün mesaisinin davalı işveren nezdinde geçtiği kabul edilemeyeceğine göre 7,5 saatlik çalışmanın 1 gün kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılacak şekilde denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir" şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2023 tarih ve 2022/235 - 2023/365 E.K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bordro tanık anlatımları ile davacının günde kaç saat çalıştığının ispatlanamadığını, hesaplamanın tam gün esasıyla varsayıma dayalı olarak yapıldığını, bu hesaplamanın Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, bu bağlamda itirazların nazara alınmadığını, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 2869 sayılı Kanunla değiştirilen 65. maddesine göre 1 günlük çalışma süresi (8) saat iken 7,5 saat olarak belirlendiğini,
bütün ülke genelinde sigorta primlerinin bir ayda çalışılan toplam çalışma süresinin 7,5’e bölünmesi ile tespit edildiğini, primleri aylık 30’ar gün üzerinden yatırılmasının mümkün olmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı verilen temyizen bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince ispatlanamadığını, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının çalışmasının kısmi olduğunun açık olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tanık beyanlarına dayalı olduğunu, Kurum resmi kayıtlarının aksinin ancak eş değer belgelerle kanıtlanabileceğini belirterek kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/870, K. 2025/98, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama