KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8754 E., 2024/10881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1051 E., 2024/1606 K.
- İlk derece mahkemesi
- Aksaray 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/594 E., 2024/114 K.
Karar Metni
1.116 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın konusuz kalması nedeniyle esasa dair karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 12.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaa talep eden davacı adına Av. ... ile davalı ... adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzüne karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu dava dışı ... Mağaza İşletmeleri Tic. ve San. A.Ş.’ nin ... iş yeri sicil numaralı iş yerine ait.
2015/9 - 10, 2016/2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12, 2017/2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12, 2018/1 - 2 dönemlerine ilişkin prim ve gecikme zammı borcu nedeniyle borçlu şirket yetkilisi ...'in mirasçısı sıfatıyla, müteveffanın kızı davacı aleyhine 2016/..., 2019/... ve 2019/... takip numaralı dosyalarından takip başlatıldığı, gönderilen ödeme emirlerinin davacıya 08.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği,
gönderilen ödeme emirlerinin iptalinin gerektiği, davacının ödeme emirlerine konu kamu alacağından müşterek müteselsil sorumlu olan yönetim kurulu üyesi ...'in mirasını reddettiği, ...' in yetkili müdür iken 09.01.2018 tarihinde vefat ettiği, davalı Kurumun mirasın reddi hususundan haberdar olduğu iddiasıyla davalı Kurum borçlusu şirketin yetkilisi ... ...'in mirasçısı sıfatıyla davacı hakkında başlatılan takipte, mirası reddeden davacının murisin borçlarından dolayı sorumlu olmadığının ve dolayısıyla davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 30.10.2023 tarih ve 2016/...,
2019/.... ve 2019/... takip numaralı ödeme emirlerinin ve takiplerin davacı yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma borçlu olan ve şube olarak davalı Kurumun ... iş yeri sicil numarasında işlem gören ... Yiyecek İçecek Gıda Turz. Hiz. İşl. San. Tic. Ltd.
Şti.’nin ortağı ve yöneticisi olduğu, borçlu şirketin dava konusu dönem bakımından Kuruma karşı işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borçlarının bulunduğu, davacının borcun doğumu tarihinde şirketin ortağı ve yetkilisi durumunda olduğu, davaya konu ödenmeyen prim ve diğer gecikme zammı borçlarından diğer ortak ve yöneticilerle birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, davalı Kurumun davacıya karşı uyguladığı borç tahakkuk işleminin usul ve yasaya uygun olduğu,
davalı Kurumun davaya konu borçları kanunen şirketin iflas ve yapılan mirası ret süreçlerinden önce doğduğu ve davaya konu ödeme emirlerinin iptalinin mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; her ne kadar davalı ... Yiyecek İçecek Gıda Turz. Hiz. İşl. San. Tic. Ltd. Şti.’nin Kuruma karşı işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borçları nedeniyle borçlu şirket müdürü ...'in mirasçısı sıfatıyla, davacı aleyhine 2016/..., 2019/... ve 2019/... takip numaralı dosyalarından takip başlatılmış ise de.
Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2018/125 Esas ve 2018/51 sayılı dosyası ile 09.01.2018 tarihinde vefat eden muris ...' ten kalan mirasın davacı tarafından reddedildiği, ayrıca Aksaray Sgk İl Müdürlüğü'nün 18.12.2023 tarih ve ... sayılı yazısı ile reddi miras kararına istinaden 30.10.2023 tarih ... sayılı 2016/... takipli,
... sayılı 2019/... takipli ve 23272920 sayılı 2019/... takipli ödeme emirlerinin iptal edildiğinin belirtildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusuz kaldığından davaya ilişkin karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği ve davanın açılmasına mirasın reddi kararını Kuruma bildirmeyen davacının sebebiyet verdiği anlaşılmakla yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve Kurum lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esasa dair bir karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından mirasın reddine dair karardan Kurumca haberdar olunmadığı ve dava açmaya sebebiyet verilmediği değerlendirilerek davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiş ise de,
dosyada mevcut yargı kararlarından murisin borçları ile ilgili davalı Kurumca başkaca takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerine karşı mirasın reddi talebi ile murisler tarafından davaların açılarak sonuçlandığı, eldeki dosyada düzenlenen ödeme emirlerinin bu dosyalardan sonraki tarihli olduğu,
bu haliyle Kurumun mirasın reddi işlemlerinden haberdar olduğunun kabulü gerektiğinden davacı lehine vekalet ücretine ve davalı aleyhine de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına dava konusuz kaldığından esasa dair bir karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun kusurlu bir işlemi olmadığından vekalet ve yargılama giderinden sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emri iptaline ilişkindir. 1.Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanunun 605. maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Yasal ve atanmış mirasçılar mirası, Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Mirası reddeden kişi miras bırakanın borçlarından ve alacaklarından hiçbir şekilde sorumlu olmaz.
2.Somut olayda, müteselsil prim borçlusu olan muris ...’in 09.01.2018 tarihinde vefat ettiği, davacının ise Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/125 Esas, 2018/51 Karar sayılı kararıyla mirası kayıtsız ve şartsız reddettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu red kararı, 06.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Buna rağmen, davaya konu ödeme emirleri, 08.11.2023 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş, davacı da yasal süresi içinde açtığı bu dava ile ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. Davalı Kurum, dava dilekçesinin tebliğinin ardından, ancak ön inceleme duruşmasından önce, 18.12.2023 tarihinde ödeme emirlerini mirasın reddi sebebiyle iptal etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, ancak davalı Kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınc davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
2.Her ne kadar mirasın reddine ilişkin karar 2018 yılında kesinleşmiş ve eldeki dava 21.11.2023 tarihinde açılmış olsa da; daha önce davalı Kurumun diğer şehirlerdeki birimlerine karşı açılan benzer davalarda verilen kararların, Kurumun mirasın reddinden haberdar olduğu şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, Kurumun mirasın reddinden ancak dava dilekçesinin tebliğiyle haberdar olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu durumda, taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8754, K. 2024/10881, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama