KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/8878 E., 2024/11309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1084 E., 2024/523 K.
- Karar
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Siirt 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/114 E., 2023/56 K.
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki vazife malullüğü aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...'ın Jandarma Karakol Komutanlığında Uzman Çavuş olarak görev yaptığı ve nöbet tuttuğu esnada 06.01.2021 günü intihar ettiğini, vazife malullüğü için Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan başvurunun reddedildiğini beyanla, 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında vazife malullüğü hükümlerinden yararlandırılma ve aylık bağlanması hususunda tespit kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eşi tarafından intihar ile gerçekleşen ölüm olayının ailevi sebeplerden kaynaklandığını, bu durumda 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesindeki şartların oluşmadığını, vazife malullüğü aylığı bağlanması talebinin mevzuata uygun olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; ".. Dosyanın ibraz edilen tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinden davacının eşi ... Jandarma karakolunda uzman çavuş olarak çalışırken 06.01.2021 tarihinde intihar ederek vefat ettiği, bunun üzerine vefatın vazife malulü olarak sayılması için müracaat ettikleri 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi gereği bu talebin ret edildiği, ilgili madde incelendiğinde uygulamada bir hata bulunmadığı vazife malullüğü işlemi için intihara teşebbüs hali bulunmaması gerektiği davacının eşi intihar ederek vefat ettiği dolayısıyla talebin hukuka uygun olmadığı sabit bulunduğundan davanın esastan reddine... " yönünde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..Dosya kapsamında yer alan belgeler incelendiğinde, davacı tarafın 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesi kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, davacının eşinin 06.03.2017 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladığı ve bu kapsamda 5510 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi dahilinde sigortalı olduğu,
dava tarihinden önce Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan başvurunun bulunduğu, ölüm ile sonuçlanan eylemde görevin etkisi bulunmadığı ifade edilerek Kurum tarafından talebin reddedildiği, Eruh Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/3 soruşturma 2021/413 Karar sayılı dosyasında, müteffanın kendi iradesi ile hayatına son verdiği, bu olayda sorumlu tutulabilecek herhangi biri bulunmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği, UYAP sorgulaması ile tespit edildiği üzere Siirt Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/2509 D.
İş sayılı dosyasında, müşteki vekiline ait itirazın reddine dair kesin karar verildiği, Jandarma Genel Komutanlığının 27.01.2021 tarihli tahkikat raporunda, ailevi sebeplerle intiharın gerçekleştiği, olay sonrasında durumu üstlerine bildirmemek sebebiyle bir kısım askeri personel hakkında disiplin cezası verildiği, ölüm ile yapılan görev arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, SGK evrakına göre dul ve yetim aylıklarının bağlandığı anlaşılmakla, yukarıda özetlenen mevzuat hükümleri kapsamında, ailevi sebeplerle gerçekleşen intihar nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 47 nci maddesindeki vazife aylığı şartlarının oluşmadığı,
ailevi sebeplerle gerçekleşen ölüm olayında görevden kaynaklı bir durumun bulunmadığı ve bu kapsamda tesis edilen İlk Derece Mahkemesi kararının usule, yasaya ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/1618 Esas 2023/1932 Karar sayılı emsal ilamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar kapsamında, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
Mahkeme kararının usule ve mevzuata aykırı olduğunu, görevin etkisi ile gerçekleşen intihar aşamasından önce psikolojik tedaviye başlanıldığını, 27.01.2021 tarihli idari tahkikat raporunda intihar eyleminde kusuru ve ihmali bulunan bir kısım askeri personel hakkında idari disiplin cezası uygulandığını, olaydan önce psikolojik tedavi sürecinin yaşandığını, işveren Kurumun tedavi sürecinden haberdar olduğunu, bu durumlarda dahi vazife malullüğü şartları için yeterli olduğunu, hizmet kusurunun gerçekleştiğini,
Milli Savunma Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği 5/b maddesi kapsamında işveren Kurumun kusuru bulunduğunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal ilamı bulunduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vazife malullüğü aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8878, K. 2024/11309, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama