KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9324 E., 2024/11639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/564 E., 2024/1521 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/377 E., 2022/442 K.
Karar Metni
1.332 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 26.07.2000 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, Ekim 2014 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, 2009-2011 yılları arasında askerlik vazifesini ifa ettiğini, döndüğünde tekrar aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, ancak davalı işveren tarafından çalışmasının Kuruma bildirilmediğini beyanla davacının 26.07.2000 tarihinden Ekim 2014 tarihine kadar davalı işveren yanında hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... oto sanayinde oto tamirciliği işi ile uğraştığını, davacının 2001 yılında çırak olarak müvekkilinin yanına geldiğini, yaşı küçük olduğundan kalfalık belgesi alınması için çıraklık eğitim okuluna gönderildiğini, davacının 20.09.2001 tarihinden 20.09.2005 tarihine kadar çıraklık okulunda kaydı bulunduğunu, bu dönemde müvekkilinin yanında çalışmadığını, çıraklık eğitiminden sonra başka işyerlerine giderek çalıştığını, 2009-2011 arasında askere gittiğini, askerlik dönüşünde yine başka bir işyerinde çalıştığını, müvekkilinin yanında 01.02.2013 tarihinde işe başladığını, sigortasının Kuruma bildirildiğini, davacının talebinin 2008 yılından öncesinin 5 yıllık zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davacının 26.07.2000 tarihli sigortalı işe giriş bildirgesine rastlanmadığını, ilk işe giriş belgesinin ... Çıraklık Eğitim Merkezi tarafından 24.09.2001 tarihinde verildiğini, Kurum işleminde kanuna aykırılık olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının Kurum kayıtlarına intikal eden hizmetleri dışlanmak suretiyle 23.12.2006 - 27.06.2010 ve 24.01.2012 - 01.10.2014 tarihleri arası dönem hizmet akdine istinaden kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı işveren vekili temyiz dilekçesinde; Yerel Mahkemece davacının yazılı bildirimde bulunduğu ikrarın hangi tarihte alındığının tespit edilemediği cihetiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemeye sunulan ve davacı tarafından kabul edilen yazılı belgede müvekkilin yanında sigortalı olarak başladığı tarihe ilişkin işe giriş ve belgesindeki yazının ve imzanın kendisine ait olduğu kabul etmesine, inkar etmemesine rağmen yerel mahkeme bu belgeye atıf yaparak hangi tarihte işe alındığının tespit edilmediğine dair gerekçesini kabul etmediklerini beyan etmektedir.
2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı tanıklarının davacının hizmetlerine yönelik çok net tarihler belirtmelerinin, yıllar önce gerçekleşen bir çalışma da göz önüne alındığında mümkün olmadığı üzerinde durulmadığını, çelişkilerin giderilmediğini, sübut bulmayan davanın reddi gerektiğini, Kurum işlemlerinde davacının iddia edebileceği bir hukuka ve yasaya aykırılık söz konusu olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 26.07.2000 - Ekim/2014 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,
aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,
bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle, çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Öte yandan, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) ilgili 37 ve 38. maddeleri şöyledir;
"Madde 37-Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşmeyapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir.Korkutan bir üçüncü kişi olup da diğer taraf korkutmayı bilmiyorsa veya bilecek durumda değilse,sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulan, hakkaniyet gerektiriyorsa, diğer tarafa tazminat ödemekle yükümlüdür.;
Madde 38-Korkutulan, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlarından birininkişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikesinin doğduğuna inanmakta haklı ise, korkutma gerçekleşmiş sayılır.
Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı korkutmasıyla sözleşme yapıldığında, bu hakkı veya yetkiyi kullanacağını açıklayanın, diğer tarafın zor durumda kalmasından aşırı bir menfaat sağlamış olması hâlinde, korkutmanın varlığı kabul edilir."
İnceleme konusu eldeki davada, davacının 26.07.2000 - 2014 / Ekim tarihleri arasındaki hizmetinin uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak geçtiği iddiası hakkında Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile gidilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalıya ait otokaporta işyerinde çıraklık sözleşmesine dayalı olarak 10.09.2001 ile 30.09.2004 tarihleri arasında çırak olarak çalıştığı, çıraklık sonrasında kalfalık belgesi aldığı, 28.06.2010 ile 28.09.2011 tarihleri arasında ise askerde bulunduğu, askerlik sonrasında ise 01.02.2013 tarihli işe giriş bildirgesi ve aynı tarihli iş sözleşmesi ile işe başladığı, 25.08.2014 tarihinde ibraname imzalanmak suretiyle hizmet akdine son verildiği yine dava konusu dönem içinde 23.12.2006 ile 25.12.2006 arasında 3 gün dava dışı ... işyerinden, 24.01.2012 ile 26.07.2012 tarihleri arasında dava dışı ... sitesi yöneticiliği işyerinden çalışmalarının bildirildiği, bu çalışmaların Kurum denetimi sonrasında fiili olmadığı gerekçesi ile iptal edildiği anlaşılmıştır.
Eldeki davada öncelikle, davacının somutlaştırma kapsamında açıklaması istenilmeli, hangi işyerinde kimlerle ne iş yaptığı sorulmalı; kapsamda dinlenen bordro tanıkları davacının askerlik öncesi çırak olduğu, çıraklığı sonrası başka yerde çalıştığını, askerlik sonrası gelip çalıştığını belirttiği, komşu işyeri tanıkları da çıraklık dönemini doğruladıkları, askerlik öncesi sürekli çalışmasının olmadığı beyan etmeleri karşısında, davacının askerlik öncesinde, çıraklık sonrasındaki dönem yönünden davalı işyerinde mi başka işyerinde mi çalıştığı hususu tereddütsüz ortaya konulmalı;
bildirdiği tanıklar dinlenilmeli, daha fazla komşu işyeri tanığı dinlenilmeli; ayrıca 23.01.2006 ile 25.12.2006 tarihleri arasında ...'ya ait 3 günlük sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmakla, bu iptale ilişkin de ekleri ile birlikte denetim raporu celp edilerek değerlendirilmelidir.
Askerlik sonrasındaki dönem yönünden ise davacının işe giriş bildirgesi, imzası inkar edilmeyen iş sözleşmesi, ibranamenin bulunması karşısında, yazılı belgelerin geçersizliği ispat edilmeden, tanık beyanları nazara alınmak suretiyle karar verilmesi hatalı olup hata, hile, ikrah durumu araştırılmalıdır.
Bu kapsamda, davacının duruşmalardaki beyanlarında ve hükme esas tanık beyanlarında davalı işveren şirket temsilcilerinden kaynaklanan ve davacının iradesini etkileyen korkutma amaçlı ve korkutmaya elverişli davacı ya da yakınlarına yönelik, hukuka aykırı somut bir eylem iddia ve ispat edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu dönemde, 24.01.2012 ile 26.07.2012 tarileri arasındaki ...
Sitesinden bildirilen hizmetlerinin iptal edildiği anlaşılmakla, bu iptale ilişkin denetim raporu celp edilerek, incelenmeli daha fazla tanık re'sen tespit edilerek kendi çalışma dönenmeleri de gösterilmek suretiyle, davacının çalışmasına yönelik beyanlarına başvurulmalı, bütün deliller toplandıktan ve birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9324, K. 2024/11639, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama