KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9480 E., 2024/11994 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2551 E., 2024/758 K.
- Karar
- Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/355 E., 2021/304 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 16.04.2003-31.08.2018 tarihleri arasında usta makastar olarak en son net 2.705,49 TL ücretle çalıştığını primlerinin asgari ücret üzerinden ödendiğini, prime esas kazancı eksik bildirildiğinden emekli maaşının çok düşük olduğunu belirterek prime esas kazancın tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının 16.04.2013-31.08.2018 tarihleri arasında konfeksiyon kesimcisi olarak en son brüt 2.250 TL ücretle çalıştığını, prime esas kazancın eksiksiz bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, Kurumun fer'i müdahil olduğunu, davanın yöntemince kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davanın kamu düzeninden olması ve işçinin işveren karşısındaki güçsüz konumu nedeniyle resen araştırma ilkesine uygun şekilde yargılamanın yürütülmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "...Somut olayda; davacının 16.04.2003-04.04.2006 ve 19.04.2006-30.11.2006 tarihlerinde ... sicil sayılı ... unvanlı iş yerinden, 01.12.2006-30.11.2008 tarihlerinde 1149370 sicil sayılı ... Tekstil San. ve Tic. Ltd.
Şti. unvanlı davalı işyerinden çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davacının ... 'a ait iş yerinde başlayan çalışmasının ... 'ın yetkilisi olduğu şirket nezdinde davam ettiği, iş yerleri arasında organik bağ bulunduğu, emeklilik nedeniyle hizmet akdinin sona erdiği, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacının davasını ispat eder nitelikte kayda rastlanmadığının belirtildiği, davacı tarafından sunulan "Personel Bilgileri" başlıklı belgelerde; işverenin imza ve kaşesinin bulunmadığı,
tespiti istenen brüt ücretin hukuksal niteliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla sigortalının imzasını da içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanamadığı anlaşılmakla yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında, davanın kanıtlanamadığı kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve kanuna uygun olduğu, davanın niteliğine göre dava açılmadan önce Kuruma başvuru gerekirse de davanın reddedilmiş bulunmasına, davalıların davaya karşı koymuş bulunmalarına göre bu noksanlığın giderilmesi sonuca etkili görülmediğinden usul ve ekonomisi de dikkate alınarak istinaf başvurusunda bulunan taraf ve HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9480, K. 2024/11994, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama