İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9707 K.2025/7738

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2024/9707Karar2025/7738Tarih8 Mayıs 2025Okuma10 dk · 2.096 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/9707 E., 2025/7738 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mayıs 2025
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/989 E., 2024/1015 K.
İlk derece mahkemesi
Giresun İş Mahkemesi
Sayısı
2022/117 E., 2023/76 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.096 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi vefat eden işçi ...'nun davalıya ait işyerine ait tır ile ... ili ... ilçesinde çalıştığı sırada 13.04.2021 tarihinde kalp krizi nedeniyle iş kazası geçirdiğini, vefat eden işçinin işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen ölümü sebebiyle işverenin Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirimde bulunmadığını, işveren tarafından iş kazası olduğuna dair herhangi bir bilgi verilmediğini, davacı tarafın başvuruda bulunulduğunu,

SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 01.02.2022 tarih 408362/01/İR/01 sayılı inceleme raporunun sonuç kısmında olayın iş kazası olarak tespit edildiğini, ... ve ...'ya gelir bağlandığını, bağlanan gelirin yeterli miktarda olmadığını belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ... ...'nun işe başladığı tarihten 5 gün sonra geçirmiş olduğu kalp krizi nedeniyle hayatını kaybettiğini, müteveffanın herhangi bir ağır işte yer almadığını, strese neden olabilecek herhangi bir görevin kendisine yüklenmediğini, bu nedenle vefat eden işçinin çalışma koşullarından kaynaklanmayan olağan dışı bir durumdan dolayı hayatını kaybetmesinin iş kazası olarak nitelendirilip ağır tazminatlar ödemeye mahkum edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

... işçinin sefer esnasında kullanmış olduğu ilaçtan (100 mg Viagra) kaynaklı olarak geçirdiği kalp krizi sebebiyle hayatını kaybettiğini, iş kazasının meydana geliş şeklinde işverenin herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili, Mahkemece re'sen araştırma ilkesi gereği, müteveffanın kesin ölüm nedeni tespit edilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece tüm deliller toplanarak birlikte ATK dan müteveffanın ölüm sebebi ile ilgili rapor tanzim ettirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu,

Mahkemece hükme esas alınan ve taraflarca da itiraz edilmediği beyan edilen bilirkişi raporunda sadece müteveffanın ölüm sebebine ilişkin otopsi raporu mevcut olmadığı için işveren kusurunun bulunup bulunmadığı yönünde değerlendirme yapılamayacağı yönünde görüş belirten bir rapor olduğunu, bu hali ile bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olmasının esasa etkili bir usuli işlem olmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek:

Davalı vekili, Mahkeme tarafından tüm maddi tazminatlar yönünde 3.000,00 TL ve manevi tazminatlar yönünden 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin Kanun ve içtihatlara uygun olarak tespit edilmediğini, yasal düzenleme ve Yargıtay HGK içtihadı doğrultusunda her bir davacı aleyhine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi

3. Değerlendirme

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacıların murisi vefat eden işçi ...'nun davalıya ait işyerine ait tır ile .... ili .... ilçesinde tır şoförü olarak çalıştığı sırada 13.04.2021 tarihinde vefat ettiği, davacılar murisinin kazanın gerçekleştiği 13.04.2021 tarihinde Kahramankazan Hamdi Eriş Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda hastanın % 70 satürasyonla 112 tarafından acil servise getirildiği, 1-2 dakika içinde arrest olan hastanın müdahalelere rağmen kurtarılamadığı ve vefat ettiği, “kardiyak arrest” tanı girişi yapıldığı,

13.04.2021 tarihinde Kahramankazan Hamdi Eriş Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen ölüm belgesinde ölümün doğal ölüm nedeni ile hastanede gerçekleştiği, otopsi işlemi uygulanmadığı, doğrudan ölüme neden olan hastalık ya da durum kısmına tanı girişi yapılmadığı, hükme esas alınan 03.01.2023 tarihli kusura ilişkin heyet bilirkişi raporunda.

"MEDULA kayıtları incelendiğinde son 2 yıl içerisinde kardiyoloji polikliniğine başvurusu olmadığı, herhangi bir kronik rahatsızlık nedeniyle ilaç kullanmadığı, hastane kayıtlarında 'kardiyak arrest' tanı girişi yapıldığının belirtilmesine rağmen işçinin kalp krizi nedeni ile hayatını kaybettiğini ispatlar nitelikte tıbbi belge, tetkik sonucu ya da EKG bulunmadığı, kesin ölüm nedeninin tespit edilebileceği ya da kanda bulunan ilaç seviye ölçümlerinin yapılabileceği otopsi işlemi uygulanmadığı, şikayetlerin başlangıcından sonraki 24 saat içinde gözlenen ölümün 'ani ölüm' olarak adlandırıldığı,

hastanın MEDULA kayıtlarında bir kalp hastalığı olduğuna ya da herhangi bir kronik hastalık nedeni ile tedavi aldığına dair bir bulgu tespit edilemediğini, dosya değerlendirildiğinde, işçinin 'ani ölüm' nedeni ile hayatını kaybettiği, davalı işyeri tarafından işçiye sağlık muayenesi yaptırılmadan, işçinin işe uygunluğu değerlendirilmeden işçinin göreve başlatılmasının ciddi bir ihmal olduğu ancak vefat eden işçinin kesin ölüm nedeni belirlenmediği için işyerinin ihmali ile ani ölüm olayı arasında tıbbi açıdan bir ilişkiden bahsedilemediği, kazalı işverenin ifadesine göre işe giriş muayenesi yaptırmaktan kaçındığı,

eşinin ifadesine göre eşi ile telefonda görüştüğünde o sabah işe gitmeden önce rahatsızlandığı, kazalının işe girdikten beş gün sonra rahatsızlandığı, bu beş günlük süre içinde yaptığı iş gereği yüksek bir strese maruz kaldığını gösteren bir delil veya ifade olmadığı,

kazalının araç kullandığı esnada değil, sabah 08.30 da rahatsızlandığı ve rahatsız olarak işyerinden arkadaşı Murat Yılmaz tarafından sağlık ocağına ve oradan da hastaneye götürüldüğü değerlendirildiğinde, davalı işverenin yükümlülüğündeki çalışanı gözetme borcu gereği, iş sağlığı ve güvenliği kanunu ve ilgili mevzuat çerçevesinde alması gereken tedbirlerden herhangi birini almadığını gösterir bir belge ve bilgi olmadığı, kazalının ani ölümünden önceki günlerde yaptığı mesailere yönelik dosyada bilgi ve takoğraf kayıtları olmadığı, kazalının tır kullanma sürelerinin Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre aşıp aşmadığı belli değildir.

Zaten kazalı lojistik üssünde araç kullanırken veya araç kullanmanın akabinde değil, gece lojistik üssünde konakladığı, ancak nerede konakladığının net olmadığı (araç içinde olabilir) sabah saat 08.30 da rahatsızlandığının anlaşıldığı dolayısıyla işverenin alması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin olup da işverenin bu tedbirleri almadığına dair ve alınmamış bu tedbirler nedeniyle kazalının ani ölmesinin bağlantısını gösterir her hangi bir kanıtın olmadığı kanaati bildirilmiştir." yönünde kanaat bildirildiği Mahkemece raporun esas alınması suretiyle işverene yüklenebilecek kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar

verildiği anlaşılmıştır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu göz önüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 tarih 2013/21-102 Esas 2013/1456 sayılı kararı).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

Objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.2013 tarih 2012/21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

Somut olayda, sigortalının ölüm sebebinin açıkça tespitine dair dosya kapsamında yeterli bilgi ve belge olmadığı gibi kusur oranının tespitine dair tedavi kayıt ve belgelerinin de tam olarak bulunmadığı anlaşılmakla beraber sigortalının kalp krizinden öldüğü kabul edilerek kardiyoloji uzmanın bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan rapora itibarla karar verilmiş ise de yapılan incelemenin eksik olması nedeniyle verilen karar hatalı olmuştur.

Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş, öncelikle kaza olayının gerçekleşmesindeki kusur oranının tespiti açısından davacılar murisinin kaza öncesine ilişkin tedavi kayıt ve belgelerinin bulunduğu ilgili tedavi birimlerinden dosyaya getirtilmeli ve bu şekilde sigortalının iş kazası tarihinden önce ölümüne sebep olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığını belirlenerek ölüm nedeni kesin olarak tespit edilmelidir.

Ölüm nedeninin kesin olarak tespitinden sonra işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini olay anında geçerli mevzuatın gerektirdiği şekilde yerine getirip getirmediğini sigortalının bünyesel durumuna uygun işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını açıklığa kavuşturmalı, davacının daha önce ve işe giriş esnasında sağlık kontrolünden geçirilip geçirilmediği belirlenmeli, bu kapsamda kayıtlar var ise dosyaya dahil etmeli, davacıda olumsuz yaşam şekli, beslenme tarzı, genetik faktör ile sigara kullanımı gibi etkenlerin olup olmadığı var ise bu gibi durumların olayın gerçekleşmesi üzerindeki etkisi hususundaki deliller toplanmalıdır.

İlk Derece Mahkemesi'nce toplanacak bu delillerle beraber somut ölüm olayının gerçekleşmesinde işyeri şartları, yaşam şekli, bünyesel faktör ile olay anındaki etkenler bir bütün olarak değerlendirilmeli ve davacıların itirazlarını karşılar mahiyette somut verilere dayalı kusur raporunun düzenlenmesi için dosyanın tespit edilecek ölüm sebebine göre uzman ilgili hekimin de yer aldığı, A sınıf İş güvenliği uzmanı heyete tevdi ederek, ölüm iş kazası olayının gerçekleşmesinde tarafların kusur oranları ve bünyesel faktörün etkisini belirleyecek mahiyette rapor aldırılarak bir değerlendirmeye tabi tutularak karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Davacılar temyiz edenlerin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9707, K. 2025/7738, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9707
Karar No
2025/7738
Tarih
8 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/9708 K.2025/5705
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/9709 K.2025/8054
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/9709 K.2025/5654
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/9710 K.2025/7065
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/9711 K.2025/7466
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/9712 K.2025/6455

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.