KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2024/9710 E., 2025/7065 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1163 Esas, 2024/1198 Karar
- Dava tarihi
- 12.07.2021
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Küçükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/269 Esas, 2022/376 Karar
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 188 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırma yapılmadığı hâlde, fiilen el atıldığından, taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma tebligatının tebliğine dair mazbatadaki imza incelemesine yönelik hazırlanan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığını, Adli Tıp Kurumundan ek rapor alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 04.05.1979 tarihli ve 575/1138 sayılı oluru ile kamulaştırıldığı, davacının adresine çıkartılan kamulaştırma tebligatının 06.11.1989 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edildiği, dava konusu taşınmazdaki davacı payının Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/722 Esas, 1992/228 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca Mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verildiği,
davacı tebligat metninde bulunan imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesi ile tebligatın usulsüz yapıldığını iddia etmişse de usulüne uygun yapılan imza incelemesi sonunda alınan rapora göre tebligat mazbatasındaki imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edilmiş olmakla, davalı idare tarafından kamulaştırma belgelerinin tapu malikine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve kıymet takdir raporunda belirlenen bedelin bloke edilmiş olduğu,
bu hâlde, idare tarafından üzerine düşen yasal yükümlülükleri yerine getirilmiş olduğu gözetildiğinde davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 23.12.1983 tarihli kamu yararına istinaden davacıların murisi ... oğlu ... Alıcı payını kamulaştırdığı kamulaştırma işleminin murise bizzat tebliğ edildiği ve noter tebligatının geçerli olduğu gözetildiğinde 2942 sayılı Kanun'un mülga 14 üncü maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9710, K. 2025/7065, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama