İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9714 K.2025/8951

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/9714Karar2025/8951Tarih27 Mayıs 2025Okuma10 dk · 2.000 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2024/9714 E., 2025/8951 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Mayıs 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1175 E., 2024/1563 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 58. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/26 E., 2024/9 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.000 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... İnş. Tarım Ürünleri Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Nakl. Yakıt Tekstil Temizlik Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. ve Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar ... ... şirketleri ile ... vekillerinin istinaf başvurusunun süreden reddine, Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnş. Tarım Ürünleri Dayanıklı Tüketim Malları Gıda Nakl. Yakıt Tekstil Temizlik Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, ... Şti.'nin sahibi diğer davalı ... ile ... İş Merkezi adı ile bilinen iş merkezinin deposunun yapımı konusunda anlaşmış olduklarını, davacıyı bu deponun kaynak işlerini yapması için ... İli .... İlçesine getirdiğini, davacının davalılardan ...'a ait davalı ... ... İnş. ve Tur. San. ve Tic. Ltd.

Şti. bünyesinde 20.05.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, kaynak işlerinin sonuna gelindiğinde davacıdan kaynakları yapılan demirlerin boya işlerinin de yapmasının istendiğini, davacının vincin tepesinde boya işlerini yaparken bir anda boyanın alev alması sonucu davacının yanmaya başladığını ve yaralandığını, davacının 2 ay boyunca yoğun bakımda kaldığını, yaklaşık 8 ay boyunca yanık tedavisinin sürdüğünü, davacının kalan 12.000,00 TL alacağının da ödenmediğini, davacının iş kazası nedeniyle 2 yılı aşkın süredir çalışamadığını, halen de çalışmadığını, vücudunda oluşan yanıklar nedeni ile vücut estetiğinin bozulmuş olduğunu,

düzeltme operasyonları için büyük paralar gerektiğini beyan ederek 12.000,00 TL ücret alacağı, 5.000,00 TL iş ve güçten kalma tazminatı, 5.000,00 TL estetik ameliyat gideri, 500.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam, 522.000,00 TL tutarın kazanın meydana geldiği, 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını ve dosyada yetkili mahkemenin Kayseri mahkemeleri olduğunu, ...'ın ... Ltd.

Şti'nin sadece yetkilisi olduğunu, davanın tarafı olmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, ... ile diğer davalı ... arasında ...'na ait deponun çelik çatı yapımı konusunda sözlü olarak anlaşıldığını, anlaşma sonrasında ...'in deponun bir kısım işlerinin yapım konusunda demircilik yapan ... isimli şahısla anlaştığını, verilen bu işin yapımında ...'nün işçi olarak davacıyı çalıştırdığını, davacı ...'ın işe alınmasında davalıların herhangi bir payı bulunmadığını, davalı ile davacı arasında en başında herhangi bir işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, kazadan önce davacının davalı ...

Ltd. Şti.'de çalışmaya başladığını, işe başladığı anda sigorta işlemlerinin yapıldığını, söz konusu yapım işini alan ...'nün davacı ile anlaştığını, davacının ihmali davranışları neticesinde tehlikeli hareketler yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye attığını, kazanın yaşanmasına kendisinin sebebiyet verdiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında, yazılı ya da sözlü herhangi bir iş akdi düzenlenmediğini, ... Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd. Şti'ne ait deponun çelik çatımı yapımı konusunda anlaştıklarını, anlaşma sonrasında ... Ltd. Şti.’nin, deponun bir kısım işlerinin yapım işini dava dışı ... isimli şahsa verdiğini, ...'nün davacıyı işçi olarak çalıştırdığını, kazanın oluşumunda davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kendisinin, ... Ltd. Şti. yetkilisi olduğunu, husumet itirazında bulunduğunu, davacı ile aralarında yazılı ya da sözlü herhangi bir iş akdi düzenlenmediğini, ... ile diğer davalı ...'na ait deponun çelik çatımı konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, anlaşma sonrasında ... ... şirketinin deponun bir kısım işlerinin yapım işini ... isimli şahsa verdiğini, ...'nün davacıyı işçi olarak çalıştırdığını, kazanın oluşumunda davacının tam ve asli kusurlu olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "...1-Davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,

2-Davalılar ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine,

8.733,13 TL geçici iş göremezlik zararı ve 559.157,82 TL maluliyet zararı toplamı 567.890,95 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,.." şeklinde karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Davalılar ... şirketi ve ... vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nın 346/1.maddesi gereğince süre yönünden reddine,

Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine... " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... şirket vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; davacıyla aralarında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini ve ilk peşin sermaye değerinin indirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle davacı tarafından davalılara karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.

Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren ve eser akti kavramlarının açıklanması gerekmektedir.

4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.

İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.

5510 sayılı Kanun'un 12/6. maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.

4857 sayılı Kanun'un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir.

Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur".

Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur.

Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.

Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır. a) İş yerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.

b) Bir başka işveren, iş yerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.

c) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım iş yerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.

d) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir iş yeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.

e) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendisi sigortalı çalıştırmaksızın işi bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.

f) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. iş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)

İş kazası ve dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde eser sözleşmesi; “Yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.

Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir.

Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hale getirilmesine de ilişkin olabilir.

Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise eser sözleşmesi değil, hizmet sözleşmesi söz konusu olacaktır. (YHGK’nun 14.11.2019 ve 2016/21-627 E- 2019/1192 K sayılı ilamı da bu yöndedir)

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre. 06.08.2016 tarihinde saat 11:30 sıralarında, ... ili ... ilçesinde bulunan ... İş Merkezinin depo yapım işi sırasında söz konusu deponun çatı kısmının çelik profillerinin montaj ve boya işini alan ... ... İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd.

Şti. sigortalısı davacı ..., kaynak ve boya işlerini yaptığı sırada tiner ve boyanın parlayarak tutuşması neticesinde yanarak yaralanan davacı hakkında düzenlenen 29.06.2022 tarihli denetmen raporunda kaza olayının meydana gelmesinde işveren ... Şirketinin %90 kusurlu olduğu davacı sigortalının da %10 kusurlu olduğu tespit edilmiş, dosya kapsamına davalı ...

Şirketinin yapılan iş kapsamında iş merkezi yanında yaptırılan depo yapım işinde, emir ve talimat yetkisinin bulunup bulunmadığı, işçi istihdamının söz konusu olup olmadığı da belirlenerek, akabinde; bu ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi mi yoksa eser aktine dayalı uygulamada anahtar teslimi bir iş ilişkisi mi olduğunun belirlenip, akabinde davalı ...

Şirketinin eser akti kapsamında iş sahibi taraf olduğunun kabulü halinde eser aktinden kaynaklı bir kusurunun bulunup bulunmadığı da ortaya konularak tarafların sorumluluklarının irdelenmesi gerekirken yazılı şekilde irdeleme yapılmaksızın hüküm tesisi hatalı olmuştur.

O halde Mahkemece yapılacak iş davalı ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında işin nasıl yaptırıldığı tespit edilerek, 3. kişi olarak sorumluluğu olup olmadığına ilişkin gerekirse yeniden bilirkişi raporu almak suretiyle varsa usuli kazanılmış hakları gözeterek karar vermekten ibarettir.

O halde, davalı ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... İnş. Tar. Ürn. Day. Tük. Mal. Gıd. Nak. Yak. Teks. Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9714, K. 2025/8951, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9714
Karar No
2025/8951
Tarih
27 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/9715 K.2025/6886
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2024/9715 K.2025/6617
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/9717 K.2025/5706
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/9721 K.2025/5707
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2024/9723 K.2025/7326
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/9723 K.2025/8097

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.