KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9814 E., 2025/1091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/13 E., 2024/93 K.
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlık bünyesinde ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü - Halk Eğitim Merkez Müdürlüğüne bağlı iş yerinde usta öğretici olarak 01.10.1991-31.05.2007 tarihleri arasında ayda 30 gün süre ile çalıştığını ancak hizmetlerinin kuruma eksik bildirildiğini ileri sürerek, hizmet akdine dayalı olarak geçen ve eksik bildirilen sürelerin tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacının sözleşmeli öğretmen olarak değil ücretli öğretmen olarak çalıştığını, ücretli öğretmenlerin ise ayda 30 gün üzerinden sigortalılıklarının bildirilmediğini, ay içinde çalıştıkları ders saatinin 7,5 saate bölünmesi ile ulaşılan gün sayısının prim günü olarak bildirildiğini ve davacı adına yapılan bildirimlerde eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davacının Kuruma başvurmadan eldeki davayı açması nedeniyle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının çalışmalarının Kuruma eksiksiz bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, 1-Davacının Kuruma bildirilmeyen 643 çalışma gün sayısında sigortalı olduğunun tespitine, 2-10.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun 2-3-4 sayfasındaki tablonun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece özetle; "...Mahkemece, kısa kararda “davanın kabulüne, 1-Davacının Kuruma bildirilmeyen 643 çalışma gün sayısında sigortalı olduğunun tespitine, 2-10.01.2022 tarihli bilirkişi raporunun 2-3-4 sayfasındaki tablonun kararın eki sayılmasına ” denilmek suretiyle, usul ve yasaya uygun şekilde kısa karar oluşturulmaksızın gerekçeli karar yazıldığı anlaşılmaktadır.
Ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut olmadığı gibi hüküm bu yönüyle infaza da elverişli değildir. Davacının hangi dönemlerde kaç gün çalıştığı hükümde açıkca belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." denilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi için kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı vekili, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9814, K. 2025/1091, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama