KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9843 E., 2024/12141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2604 E., 2024/1091 K.
- Karar
- Kısmen kabul
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 19. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/162 E., 2022/199 K.
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki aylığa hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının, tahsis talebinde bulunduğu 29.03.2022 tarihinde 53 yaşında olup 13.866 prim ödeme gün sayısı bulunduğu, 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B bendi kapsamında yaşlılık aylığı koşulları oluştuğu halde, işten ayrılma koşulunu yerine getirmediğinden bahisle yaşlılık aylığı bağlama talebinin işleme alınmadığını, oysa Kurum işlemine dayanak, mülga 506 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan “....çalıştığı işten ayrıldıktan sonra...” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 2019/104 Esas, 2021/13 Karar ve 14.1.2021 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden,
davacının tahsis talebinde bulunduğu 29.03.2022 tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2022 tarihinden geçerli olarak 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasını, mahrum kalınan aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kabulüne, davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2022 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına, hak edilecek aylıkların en erken Kurumun ret kararını takip eden 01.05.2022 tarihinden itibaren olmak üzere Kurumca ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren başlamak üzere işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğu, davanın reddinin gerektiği, kabul açısından da Kurum aleyhine faize karar verilmesinin hatalı olduğu gibi faiz başlangıcının da hatalı tespit edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İstanbul 19. İş Mahkemesinin 14.06.2022 gün ve 2022/162 Esas - 2022/199 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2022 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.07.2022 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.04.2022 tarihinden itibaren aylık bağlanması ile aylığa hak kazandığı tarihlerden itibaren yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddeleridir.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9843, K. 2024/12141, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama