KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2024/9908 E., 2024/12615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3770 E., 2024/889 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/53 E., 2023/149 K.
Karar Metni
572 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren yanında 17.03.2006-11.09.2017 tarihlerinde servis şoförü olarak dava dilekçesindeki tabloda belirtilen ücretle çalıştığını ancak ücretinin kuruma eksik bildirildiğini belirterek prime esas gerçek ücretinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde depo sorumlusu olarak çalıştığını, davacının en son aldığı ücretin AGİ dahil 1453,32 TL olduğunu, davalı işyerinde haftalık çalışmanın 45 saati aşmadığını, varsa fazla çalışma ücretlerinin ödenmiş olduğunu, davacının ücretlerinin bordroda bildirilen ve bankaya yatan miktar kadar olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca bordrosunda yazılı ücreti aldığını ve itiraz etmeksizin bordroları imzaladığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''... Talep edilen ücretlerden 01.10.2011 tarihinden sonraki ücretler açısından da istinaf kararında belirtilen ispat sınırının 1 yıllık ücret üzerinden belirlenmesi gerektiğinden talep edilen tüm sürelerdeki prime esas ücret miktarının senetle ispat sınırı içerisinde kaldığı, 6100 sayılı HMK'nın gecici 1/2 fıkrası uyarınca 1086 sayılı HUMUK 288 maddesi dikkate alındığında ispat için yazılı delil arandığı,
şayet yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge ya da belgeler bulunması halinde tanıklada ispatın mümkün olabileceği hususları göz önüne alındığında toplanan delillere, davacının talep ettiği ücret miktarının yazılı belge gereken nitelikte olduğu,
davacı tarafça usulüne uygun yazılı belge, para makbuzu, banka kaydı, ticari defter kaydı, ücret bordrosu vs. belgeler sunulmadığı dosyada da getirtilen belgeler arasında bu nitelikte belgeler bulunmadığından şirket yetkilisinin şahsi hesap hareketlerinin davacının ücreti açısından da etkisinin olamayacağından davacının Bakırköy 21. İş Mahkemesinin 2016/43 Esas sayılı dosyasında 21.06.2017 tarihli duruşmada da ücretlerinin tamamının bankadan yatırıldığı beyanına da itibar edilerek tüm süreler açısından davanın ispatlanamadığı" gerekçesiyle,
''Davanın reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz nedenlerinde: A. Dosyada bulunan cd içerisindeki kayıtlarda da davalı şirket yetkilisinin elden zarf içerisinde çalışan işçilerine ücret verdiğinin görüldüğünü, B. Bilirkişi raporuna karşı yapılan itiraz doğrultusunda yeniden bilirkişi raporunun alınmasını gerektiğini C. Davada ileri sürdükleri delillerin ve banka kayıtlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tanık beyanları, dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9908, K. 2024/12615, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama