KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10267 E., 2025/13218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2120 E., 2025/828 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/159 E., 2023/240 K.
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirket yanında 16.10.1989 tarihinde çalışmaya başladığını, sigorta kartında işe giriş tarihi olarak 16.10.1989 tarihi görüldüğünü, bu nedenle haklı olarak sigorta başlangıç tarihinin bu tarih olduğunu düşündüğünü, sigorta sicil kartında da işe giriş tarihinin 16.10.1989 olmasına rağmen, SGK tarafından primleri ödenmediğinden 16.10.1989 tarihinin sigortalı hizmet kabul edilmediğini, SGK'ya müracaat ettiğini, sonuç alamadığını, 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi kapsamında Kurumun denetim görevini yerine getirmediğini, bu sebeple hak düşürücü süreye tabi olmadığını, 16.10.1989 tarihinden başlayan bir günlük sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, davalı iş yerinde 16.10.1989 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 16.10.1989 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili fiili çalışmanın ispatlanamadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79... . maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davalı ... Ltd. Şti. ünvanlı işverenin/Devlet Hava Meydanları ....Devlet Yolu No:...
Ankara adresli olarak ... sicil no.lu işyerinden davacı adına 16.10.1989 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyerinin tescil bilgilerinin ise dosya kapsamına alınmadığı, işyerinden dava konusu 1989/3. dönemden bordro verilmediği bildirilerek, dönem bordrosu olarak ise davalı şirketin bir başka işyeri olan ... sicil sayılı işyerinin 1989/3. dönem bordrosunun gönderildiği, anılan bordroda yer alan ...'ın beyanının alındığı adı geçenin beyanında, davacıyı tanımadığı,
davalı şirketin kamu kurumlarından ihale ile iş aldığını, kendisinin de ...Petrollerinde görevlendirildiğini beyan ettiği, öte yandan davacı tanıkları olarak dinlenen kişilerden ...'ın ise beyanında davacının davalı şirketin PTT Genel Müdürlüğünden alınan temizlik ihalesi kapsamında kendileri ile birlikte çalıştıklarını beyan ettiği ancak bu tanık adına davalı şirketten hiç bildirim yapılmadığının hizmet cetvelinden anlaşıldığı öte yandan dinlenen diğer davacı tanıkları ...ile ...
PTT'nin kadrolu çalışanları oldukları ve davacının temizlik işinde çalıştığını beyan ettikleri ancak bu kişilerin de PTT'de o tarihte temizlik işinin görüldüğü iddia olunan yerde çalıştıklarına dair çalışma kayıtlarının da istenmediği, komşu işyeri araştırmasının ise işin görüldüğü işyeri belirlenmek suretiyle yapılması gerekirken şirketin merkez adresi olduğu bildirilen ....Cad. no: .... ... adresine göre ve sadece emniyet aracılığıyla yapıldığı, Mahkemece, işe giriş bildirgesindeki işyeri adresi "Devlet Hava Meydanları Konya ...
No:... Ankara" olarak belirtilmesine karşın davacı tanıklarının davacının davalı şirket nezdinde ... Sokak...-Ankara'daki PTT Genel Müdürlüğü hizmet binasında çalıştığı yönündeki beyanlarına göre davacının hangi adreste kurulu, hangi işyerinde çalıştığını, bu çelişkinin neden kaynaklandığı hususu araştırılarak davacının hangi işyerinde çalışmış olabileceği ortaya konmadan, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, öncelikle davacının işe giriş bildirgesinin verildiği davalı şirketin ... sicil no.lu işyerinin işyeri tescil bilgileri celbedilerek işyeri mahiyet ve kanun kapsam dönemi belirlenmeli, davacı asilin beyanı alınarak davalı şirketin hangi adresli işyerinde, kimlerle birlikte çalıştığı, ne iş yaptığı hususlarında ayrıntılı beyanı alınmalı, PTT Genel Müdürlüğünün Ulus işyerinde çalıştığını belirtmesi halinde işe giriş bildirgesinde işyeri adresi olarak neden "Devlet Hava Meydanları Konya ...
No:66 Ankara" adresinin belirtildiği bu çelişkinin neden kaynaklandığı araştırılmalı, davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği kişilerin sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, davacının çalıştığı işyeri belirlendikten sonra çalışılan işyeri kamu kurumu ise anılan kamu kurumundan davalı şirkete ihale ile bir iş verilip verilmediği ile ihale evrakı, sözleşme ve dava konusu döneme ilişkin puantaj kayıtları, ücret bordroları celbedilmeli, ilgili kamu kurumunun o dönemde bu işle ilgili işlemleri yürüten ilgili kurum görevlilerinin kimler olduğu sorularak bu kişilerin de beyanları alınmalı,
davacının çalıştığı işyerinin PTT Genel Müdürlüğü olduğunun anlaşılması halinde bozma öncesi dinlenen ...'ın davalı şirketten verilmiş işe giriş bildirgesinin olup olmadığı Kurumdan sorularak beyanı denetlenmeli, yine davacı tanığı olarak dinlenen ...ile ...'ın dava konusu tarihte PTT çalışanı olup olmadıkları, nerede görev yaptıklarına dair çalışma kayıtları PTT Genel Müdürlüğünden celbedilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmelidir.
4.Kabule göre de, dava (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkin olup Kurum işleminin iptali niteliğindeki bu tür davalarda Sosyal Güvenlik Kurumu yasal hasım olup davalı sıfatını taşımaktadır. Hal böyle iken karar başlığında Sosyal Güvenlik Kurumunun davalı yerine fer'i müdahil olarak gösterilmiş olması isabetsizdir. Ne var ki, söz konusu kararın davacı tarafça temyiz edilmemiş olması nedeniyle yargılama giderleri yönünden davalı Kurumun usuli kazanılmış hakkı gözetilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10267, K. 2025/13218, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama