KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10524 E., 2025/15417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/249 E., 2024/630 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 34. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/32 E., 2023/443 K.
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan .... İnş. Tic. ve Mağaza İşlt. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 18.02.2010 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Ece Tur..Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili ... İnşaat Ticaret ve Mağaza İşletmeciliği A.Ş. ve Nisan İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığının üstlendiği ... Fabrikası inşaatında çalıştığını ve 18.02.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazasının meydana gelmesinde müvekkil şirketin kusurlu olmadığın belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, meydana geldiği iddia olunan iş kazasında müvekkilinin herhangi bir kusurundan bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Nisan İnşaat Şirketi davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile 385.835,54 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 18.02.2010 tarihinden, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ...'ne karşı açılan davanın reddine "karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davalı ... ile davalılar ... ve ... arasında düzenlenen ...
Tesisi yapım işi sözleşmesinin hükümleri dikkate alındığında davalı ...'nün anahtar teslim suretiyle işi davalı şirketlere verdiği, 18.02.2010 tarihinde davacının demir merdiven üzerinde çalışırken zeminde bulunan kaynak pensesi ve maskeyi almak için aşağı inmek amacıyla merdiven üzerinde hamle yaparken zemine düşmek suretiyle yaralanması suretiyle gerçekleşen sigorta olayında; davacının, yüksekte yapılan çalışma sırasında can güvenliğini korumada yeterince dikkatli ve tedbirli davranmaması,
işverenden yüksekte yapılan çalışmalar için güvenlikli iş ekipmanı temin edilmesini talep etmemesi sebebiyle %25 oranında, yüksekte yapılacak iş için çalışma alanında/ortamında kullanılmaya müsait uygun ve emniyetli iş ekipmanlarının temin edilmemesi, merdivenin boyunun uzatılması işinin merdiven yere indirildikten sonra yapılmaması, kontrol ve denetim eksikliğine bağlı olarak yüksekte çalışan kazalı işçiye gerekli kişisel koruyucuların kullanımının sağlanmaması, verildiği beyan edilen emniyet kemerlerinin bağlanabileceği uygun bağlantı düzeneklerinin tesis edilmemesi,
kazalıya mesleki tecrübesine bakılmaksızın yaptığı işte karşı karşıya bulunduğu mesleki riskler ve alınması gerekli önlemler hususunda iş güvenliği eğitimi verilmemesi, iş güvenliği hususlarının çalışanların inisiyatifine bırakılması, işyerinde etkin bir kontrol ve gözetim sisteminin oluşturulmaması sebebiyle davalı şirketlerin %75 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile oluşa uygun olduğu,
İlk Derece Mahkemesince alınan 26.06.2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı davalının maluliyet oranına ilişkin itiraz ileri sürmemesi sebebiyle davacı lehine müktesep hak oluştuğundan maluliyet oranına ilişkin itirazının yersiz olduğu, davalılar tarafından kaza tarihinden sonra yapılan ödemelerin tazminat karşılığı olduğunun ispat edilememesi nedeniyle hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlardan mahsup edilemeyeceğini anlaşılmakla davalı ...'nin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verildiği,
davacının istinaf istemi yönünden ise, davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, davalı yararına A.A.Ü.T'nin 7/2 maddesi kapsamında tek ve maktu red vekalet ücreti takdiri yerine yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle ,davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın vekalet ücreti yönünden düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, "davanın kısmen kabulü ile,
385.835,54 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 18.02.2010 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın davalı ... yönünden reddedilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin doğru belirlenmediğini, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur durumu netleştirilmeden hesap raporu alınmasının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanın davacının şahsi kusurlu nedeni ile meydana geldiğini, davalı aleyhine kusur atfedilemeyeceğini, davacının maluliyet oranına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 29.11.2019 tarihli raporuna itibar edildiğini ancak raporun düzenleniş tarihinden sonra kazazedenin iyileşme ihtimalinin dikkate alınmadığını, davacıya kaza geçirdikten sonra 08.11.2010 tarihine kadar ücreti ve sigorta primlerinin ödendiğini, ödenen ücretlerin tazminattan indirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10524, K. 2025/15417, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama