KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10777 E., 2025/14807 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/79 E., 2025/270 K.
Karar Metni
741 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 21.07.2008 - 29.06.20 09... .09.2015 - 03.10.2015 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ile 21.07.2008 - 13.05.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının
2008-2009 yıllarında 1.000,00 TL net,
2010 yıllarında 1.100,00 TL net,
2011 yılında 1.300.00 TL net,
2012 yılında bankadan 1.000,00 TL net +elden 500,00 TL =1.500,00 TL net,
2013 yılında bankadan 1.200,00 TL net +elden 500,00 TL =1.700,00 TL net,
2014 yılında bankadan 1.206,93 TL net +elden 793,07 TL =2.000,00 TL net
2015 yılında bankadan 1.600,71 TL net +elden 899,29 TL =2.500,00 TL net,
2016 yılında bankadan 1.800,00 TL net +elden 1.000,00 TL =2.800,00 TL net,
2017 yılında bankadan 2.200,00 TL net +elden 700,00 TL =2.900,00 TL net, (ilk 3 ay)
2017/4’ten itibaren bankadan 3.000,00 TL elden 500,00 TL = 3.500,00 TL net ücret aldığını beyanla, 21.07.2008-13.05.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının SPEK tutarlarının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde 29.06.2009 tarihinde işe başladığını, davacının iddia ettiği gibi 01.09.2015 - 03.10.2015 tarihleri arasında çalışmasının olmadığını, bu tarihleri arasında raporlu olduğunu, davacının aylık ücretinin maaş bordrolarında yazdığı gibi olduğunu, en son aldığı aylık ücretin AGİ dahil 3.000,00 TL olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, çalışma süresinin ve prime esas kazancın tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, sigorta primine esas kazançların eksik bildirildiği iddiasının yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli 2017/365 Esas, 2021/37 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli 2021/1024 Esas, 2023/1052 Karar sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 08.11.2023 tarihli 2023/8649 Esas, 2023/10967 Karar sayılı ilamında; davacının 21.07.2008-29.06.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden davalı şirkette çalışma iddiasına ilişkin olarak, dosya kapsamında dinlenen tanıkların davacının işe başlama tarihi konusunda somut, net ve açık bir şekilde beyanlarının olmadığı,
davacı yanın hizmet tespiti talebine konu bu döneme ait ilk belgenin davacının imzasının olduğu tespit edilen davalı şirkete ait, 16.10.2008 tarihli tahsilat tediye makbuzu olduğu ancak 16.10.2008 tarihinden öncesinde davalı iş yerinde çalışmasına dair herhangi bir yazılı bilgi ve belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmakla, 16.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak, Mahkemece davacının davalı şirkette muhasebe biriminde çalıştığı dikkate alınarak,
herhangi bir yazılı bilgi ve belgenin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, yine re'sen araştırma ilkesi kapsamında, talebe konu dönemde çalışması tespit edilen kanaat edinmeye yetecek kadar bordro tanıklarının davacının yanın işe başlama tarihi ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması, işe giriş ve çıkış tarihlerinin net olarak belirlenmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; talebe konu dönem yönünden çalışmaların ispat edilmesine rağmen Mahkemece kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, yine prime esas ücretin reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edildiğini, dinlenen tanık beyanları arasında çelişki olduğunu, davanın ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanık beyanları arasında çelişkilerin olduğunu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davacının çalıştığı dönemlere ilişkin bildirimlerin yapıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas ücretin tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10777, K. 2025/14807, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama