KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/10845 E., 2025/15675 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/334 E., 2025/389 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/98 E., 2024/424 K.
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin tespiti ve yasal koşulları oluşturduğundan davalı Kuruma müracaat ettiği tarih itibariyle maluliyetinin tespitine ve maluliyet maaşı bağlanmasın gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2017 tarihinden itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiğinin ve hak edilen aylıkların 01.07.2017 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maluliyet aylığı tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 25. ve 26. maddeleri hükümleri ile Kurum sağlık raporları, ATK raporları, davacının şahsi sicil dosyası ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/10845, K. 2025/15675, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama