KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1110 E., 2025/2010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1229 E., 2024/2544 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 62. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/12 E., 2023/77 K.
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, aksine işlemin iptali ile 3600 günlük yurt dışı sürelerini borçlanma talebine ilişkin tahakkukun, 08.05.1977 tarihinden ileriye doğru hazırlanması gerektiğinin tespitine kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yurt dışı sürelerini borçlanma talebine ilişkin tahakkukun 08.05.1977 tarihinden ileriye 3600 gün olarak hazırlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1110, K. 2025/2010, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama