KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11137 E., 2025/16773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/20 E., 2025/42 K.
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; hem alacak hem hizmet tespiti talebinde bulunmuş olup tefrik edilen bu dava hizmet tesbitine ilişkin olmak ile hizmet tespiti yönünden davacının davalılardan ... ve ... firmalarının kurduğu adi ortaklıkta inşaat mühendisi-şantiye şefi olarak 15.10.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, 01.07.2009 tarihinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, sigorta başlangıcının 17.01.2008 tarihinde yapıldığını, 15.10.2007-17.01.2008 arası sigortalılığının bildirilmediğini ileri sürerek, 15.10.2007-17.01.20 08... .187,00-TL aylık ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde prime esas ücretlerin hesaplanmasında 506 sayılı Kanun'un 77... sayılı Kanun'un 80.maddesine uygun olarak hesaplama yapılması ve Kuruma bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait bir yükümlülük olduğundan eksik ve yanlış bildirilen kayıtlar için davalı Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 10. İş Mahkemesi tarafından 13.09.2013 tarih, 2013/305 E. ve 2013/925 K. sayılı karar ile davanın kabulü ile davacının 15.10.2007-17.01.20 08... .492,11-TL prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 13.09.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 11.09.2014 tarihli kararı ile eksik inceleme ve araştırma nedeniyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Ankara 32. İş Mahkemesinin 2016/3 50... /816 Karar sayılı kararı ile davacının ... sicil numaralı iş yerinde 24.11.2007 - 16.01.2008 yılları arasında ayda 30 gün üzerinden brüt 3.492,11 TL SPEK ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 06.05.2019 tarihli kararı ile "Somut olayda, bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeden ;2007/10-11-12. aylara ait dönem bordroları getirtilip dava konusu dönemin tamamında çalıştığı tespit edilen bordro tanıklarını belirleyip bu tanıklara davacının çalıştığı tarihleri net olarak açıklattırmadan sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Yapılacak iş,çalışmanın süresi bakımından tanık olarak dinlenen davacıdan önce çalışmış olan şantiye şefinin beyanlarını dikkate almak, ayrıca bozmadan sonra dinlenen tanıklar davacının çalışmasını net olarak tarih vermek suretiyle ortaya koyamadıklarından ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye,
meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2025 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacının ... sicil numaralı iş yerinde 24.11.2007 - 16.01.2008 tarihleri arasında ayda 24 gün üzerinden brüt 3.492,11 TL SPEK ile çalıştığı hususların tespitine, karara bilirkişinin 08.11.2024 tarihli raporunun eklenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle,
1. İşbu davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini,
2.Davacının eylemli ve gerçek bir çalışma yaptığının saptanamadığını,
3.Kurum kayıtları resmi nitelikte olduğundan resmi belgeler karşısında tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini,
4. İddia edilen sigorta primine esas kazancın hüküm altına alınabilmesi için yazılı delil aranması gerektiğini, davacı iddiasını ispatlayamamış olup bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
5.Kurumun dava açılmasına da sebebiyet vermemesi göz önünde bulundurulmadan diğer davalılarla birlikte müteselsilen Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
Kısa karar, bir davayı sona erdiren (Niha-i) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla Mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararın da buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir.
Eldeki dava dosyası incelendiğinde ise hizmet ve prime esas kazanç tespiti ile açılan davada talebin 15.10.2007-17.01.2008 tarihleri arasında 4.187,00-TL aylık ücret ile çalıştığının tespiti talebi olduğu, Mahkemece sehven davacının "24.11.2007 - 16.01.2008 tarihleri arasında ayda 30 gün" çalıştığının tespitine dair karar verildiği, ancak gerekçeli kararda bunun maddi hata olduğu belirtilerek "24.11.2007 - 16.01.2008 tarihleri arasında ayda 24 gün " şeklinde düzeltildiği görülmektedir.
Açıklanan sebeple Mahkemece HMK’nın 297. maddesi kapsamında çelişki içermeyen, taraflar hakkında infazı mümkün ve usule uygun bir kısa karar ile bu kısa karara uygun şekildeki bir gerekçe yazılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup sair yönler incelenmeksizin bozma nedenidir.
Diğer taraftan hüküm fıkrasında "Karara bilirkişinin 08/11/2024 tarihli raporunun eklenmesine" ifadesinin yazılması da isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11137, K. 2025/16773, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama