KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11317 E., 2026/982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/785 E., 2025/1300 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 61. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/288 E., 2023/392 K.
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.07.1999 tarihinin müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitini ve Kurum kayıtlarına işlenmesini, ödenmeyen sigorta primlerinin davalı işveren tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili duruşmada özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın kaldırılması ve davanın kabulüne dair karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.07.1999 tarihinde davalı işyerinde bir gün çalıştığı, 01.07.1999 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11317, K. 2026/982, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama