KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11503 E., 2025/14354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/191 E., 2025/194 K.
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının, 24.01.1985-30.04.1986 tarihleri arasında hizmet süresinin tespitini istemiş, yargılama sırasında sigortalılık başlangıç tarihinin 24.01.1985 olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının davacının ilk defa sigortalı olarak işe başlangıç tarihinin 24.01.1985 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin18.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden. 24.01.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin ... sicil numaralı ...
Elektrik San. ve Tic. - ... iş yerinden 30.01.1985 tarihinde Kuruma intikal ettiği, işe giriş bildirgesi üzerindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, iş yerinin 13.07.1981-01.04.1985 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, mahiyetinin elektrik malzemeleri imali olduğu, 1984 yılı dönem bordrosunun dosyada bulunduğu, 19 85... yılı dönem bordrolarının işveren tarafından Kuruma verilmediği, 19 84... dönem bordrosunda kayıtlı tanık ...’in tahminen 1984-1985 yılları arasında 7-8 ay davacı ile birlikte çalıştıklarını doğruladığı,
emniyet, zabıta, muhtarlık ve vergi dairesi aracılığıyla ayrıntılı şekilde komşu iş yeri araştırması yapıldığı, 24.01.1985 tarihli sigorta sicil kartı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınarak ,davanın kamu düzenine ilişkin olduğu da gözetilerek, bir tanık dinlenerek hüküm kurulması hatalı bulunduğundan, davacının işyerinde fiili çalışması bulunup bulunmadığının tereddütsüz şekilde ortaya konulması açısından, dosya içinde mevcut 1984 yılı dönem bordrolarında kayıtlı sigortalılar arasından bordro tanıkları tespit edilip dinlenmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip,
deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..
..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Tüm bu açıklamalar ışığında bozma ilamı öncesinde ve sonrasında toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının 24.01.1985 tarihinde davalı iş yerinde çalıştığının tespitini talep ettiği, davacıya ait davalı iş yerinden verilmiş 24.01.1985 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin bulunduğu, bu işe giriş bildirgesine istinaden davacıya ... sigorta sicil numarası verildiği ve bu numaranın davacıya ait sigorta sicil numarası olarak halen kullanıldığı,
Mahkememizce iş bu iş giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yaptırıldığı ver alınan bilirkişi raporunda bulunan fotoğraf ve imzanın davacıya ait olduğu yönünde kanaat bildirildiği, işe giriş bildirgesinin varlığının davacının davalı iş yerindeki çalışmasına karine oluşturduğu, ancak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar ve davanın kamu düzeninden olması hususları dikkate alınarak Mahkememizce davacının fiili ve gerçek çalışmasının tespiti için resen tanık dinlenilmesi yoluna gidildiği,
bu kapsamda bozma öncesi dinlenen 19 84... dönem bordrosunda kayıtlı tanık ...’in tahminen 1984-1985 yılları arasında 7-8 ay davacı ile birlikte çalıştıklarını doğruladığı, ancak Mahkememizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtildiği üzere 19 85... yılı dönem bordroları işveren tarafından Kuruma verilmemişse de 1984 yılı dönem bordrosunun dosyada bulunduğu anlaşılmakla Mahkememizce 1984 dönem bordosunda ismi yer alan tanıklara tebligat çıkartıldığı,
talimat yolu ile dinlenilen ve 01.06.1984-06.08.1984 tarihleri arasında davalı işyerinden sigortalı bildirimleri yapıldığı görülen tanık ...'in davacıyla birlikte 80'li yıllarda birlikte çalıştıklarını beyan ettiği, 1984 bordosunda yer alan diğer bir tanığa çıkartılan tebligatın iade olduğu, tanık ...'ın ise hatırlamadığını beyan ettiği, yine bozma ilamı sonrasında yapılan tüm araştırmalara rağmen yeni bir komşu iş yeri tanığının da tespitinin mümkün olmadığı,
ancak birbirini doğrulayan iki bordo tanığının beyanı ve mevcut işe giriş bildirgesinin varlığı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı iş yerindeki fiili ve gerçek çalışma olgusunu ispat ettiği kanaatiyle..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının 24.01.1985 tarihinde ... sicil numaralı ...- ...
Elektrik Sarı ve Tic. ünvanlı iş yerinde (1) gün süre ve 890 TL (eski para) kazançla çalıştığının ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 24.01.1985 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde,davacının dava konusu dönemde fiili çalışmasının ispatlanamadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11503, K. 2025/14354, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama