KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/11995 E., 2025/13914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/594 E., 2025/298 K.
Karar Metni
2.249 kelime·11 dk okuma·14 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket tarafından yapılmakta olan bina inşaatında kalıpçı olarak çalışmakta iken 18.05.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını ve davalının gerekli önlemleri almaması nedeni ile bahsi geçen kazanın gerçekleştiğini ileri sürerek müvekkili sigortalı... için 250.000 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 2.394.753,62 TL'ye artırmıştır.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; iş kazasında eş ve babaları kalıcı olarak malül olan müvekkillerim ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar yaşadıklarını, yaşanan bu olumsuzluklar her geçen gün artarak devam ettiğini, belirterek manevi zaraların tazmini açısından müvekkillerinden eş ... lehine 150.000 TL, çocuklar .... ve ... lehlerine 100.000 TL’şer manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının iş kazası geçirdiği gün çalışmaya başladığını, kazanın davacının kontrolsüz ve dikkatsiz çalışması nedeni ile gerçekleştiğini, iş kazası nedeniyle toplam 9.250 TL ifa amacıyla ödeme yapıldığını, savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına hukuki yarar olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, tazminat talep haklarının olmadığnı, müvekkili kusuru olmadığını, davacıya her türlü destek sağlandığını, manevi tazminat istemlerinin fahiş olduğunu,
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2023 tarih, 2016/644 E., 2023/411 K. Sayılı kararı ile davacının, usta olarak çalıştığını bu nedenle usta olarak çalışan birisinin asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına uygun olmadığından davacının aldığı son ücret emsal ücret araştırması yapılarak belirlenmiş ve bu emsal ücrete göre hesaplama yine her ne kadar davalı şirket tarafından davacıya ödemeler yapıldığı iddia edilmiş ise de bu ödemelerin ifa amaçlı olmadığı, davaya konu olaydan kısa süre sonra davacının eşine yapıldığı,
yardım amaçlı olduğu Mahkememizce kabul edilmiş ve bu nedenle de hüküm alına altına alınan tazminat miktarından düşürülmemiştir. Davaya konu iş kazası 18.05.2015 tarihinde davalı işverenin Eskişehir İli ...
Mahallesindeki inşaatında çalışan davacının inşaatın 1. katında taban tahtasını çakarken kolona dikine yaslanmış olan 5 metre uzunluğundaki kalasın çıkan rüzgar ile boynuna düşmesi sonucu inşaattan düşmesi şeklinde meydana geldiği, olayın meydana gelmesinde davacı işçinin % 20 oranında kusurlu olduğu ve davacının maluliyetinin % 62 olması da göz önüne alınarak, davacının % 20 davalının % 80 kusur durumuna göre davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının 2.394.753,62 TL olduğu dikkate alınarak bu miktarın hüküm altına alındığı, davacı tarafın manevi tazminat istemi nedeni ile yapılan değerlendirmede;
duyulan acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi, olayın oluş şekli, kusur oranlarını, maluliyet oranına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücü ile 26.06.19 66... /7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre davacı adına 200.000,00 TL, birleşen davada ise kazazede işçi ...'in yaralanmasının ağır bedensel zarar mahiyetinde olması nedeniyle TBK'nın 56/2. maddesi kapsamında davacı eş ... adına 100.000,00 TL, davacı çocuk ... adına 75.000,00 TL,
davacı çocuk ... adına 75.000,00 TL, manevi tazminata hükmedilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile davacı vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 28.11.20 23... /2561 E., 2023/4045 K. Sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz başvurusunda tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde 02.04.20 24... /27 87... /3589 Karar sayılı kararla özetle "..Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere,
ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kusur oran ve aidiyeti ile sürekli iş göremezlik oranı yönünden davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakka yönelik tespit ile davalı vekili tarafından davacıya yapılan ödemelerin açıkça ifaya yönelik olduğunun ispat edilememiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir...Somut olayda,
sigortalının tazminini talep ettiği zararın hesap bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının bir yönüyle teknik hesap ilkelerini gerektirici bir konu olduğu için hesap bilirkişiden rapor alınması yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Davacı vekilinin 15.03.2022 tarihli ek hesap raporuna itirazı olmadığı bu yönle anılan raporda işlemiş devre sonu tarihi olarak dikkate alınan rapor tarihi yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, halde mahkemece davalı itirazı üzerinden alınan 13.03.2023 tarihli hesap raporundaki hesap seçeneğine itibar edilmiş olması hatalı olmuştur.
O halde Mahkemece; davacı vekilinin sürekli iş göremezlik oranın tespitine dair açtığı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmakla davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılan % 62 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranının 15.03.2022 tarihli hesap raporunda esas alınan % 78 sürekli iş göremezlik oranı yerine uygulanması ve tazminat alacağından % 78 sürekli iş göremezlik oranı nedeniyle bağlanması gereken gelir yerine,
% 62 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısımlarını tenzil edilmesi suretiyle tespit edilecek maddi tazminat alacağının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Kanun'a aykırı olmuştur. " gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda,"... Bozma ilamı doğrultusunda dosyanın önceki raporu hazırlayan aktüerya bilirkişisi ...'na tevdii ile tarafların itirazları ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek Yargıtay bozma ilamına göre hesaplama yapılmak üzere ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi raporunu 07.03.2025 tarihinde dosyaya sunmuş,
davacının mahkememizin asıl 2016/644 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat alacağının 1.194.747,89 TL olduğu hesaplanmış,bu aktüerya ek raporunun dosya kapsamına ve Yargıtay ilamına uygun olduğu görülerek hükme esas alınmış ,böylece bozma ilamındaki eksiklikler giderilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir,
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen iş kazasında kusurlu olmadığını, kusur raporları arasındaki çelişkinin de giderilmediğini, davacının maluliyet oranına ilişkin olarak açmış olduğu davayı takip etmediğini ve bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek kesinleştiğini, dolayısı ile ortada iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkin bir karar bulunmadığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile TÜİK verilerinin esas alınmasının hatalı olduğunu,
kazadan sonra müvekkilinin davacı işçi ve ailesini yalnız bırakmadığını ve bir takım ödemelerde bulunduğunu bu ödemelerin açıklama kısmında da davacının adının yazılı olduğunu, söz konusu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, birleşen davadaki manevi tazminat miktarları yönünden önceki hükmün kesinleştiğini Mahkemece bu tazminat kalemlerine ilişkin yeniden vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğu yönünde savunarak; kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52., 54., 55. ve 417.i maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13., 16.,19. ve 21. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekmekte olup dairemiz 02.04.2024 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere kusur oran ve aidiyeti yönünden davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözeten bir karar tesisi gerekirken bu hususa riayet edilmemesi hatalı olmuştur. Ayrıca önceki bozma ilamı ile manevi tazminat talepleri yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmekle manevi tazminat yönünden hükmün kesinleştiği hususu göz ardı edilerek hüküm altına alınan manevi tazminat kalemleri yönünden yeniden vekalet ücreti takdiri de hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının;
a. Mahkemenin Gerekçeli kararında yer alan "Bozma ilamı doğrultusunda dosyanın önceki raporu hazırlayan aktüerya bilirkişisi ...na tevdii ile tarafların itirazları ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek Yargıtay bozma ilamına göre hesaplama yapılmak üzere ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi raporunu 07.03.2025 tarihinde dosyaya sunmuş, davacının mahkememizin asıl 2016/644 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat alacağının 1.194.747,89 TL olduğu hesaplanmış,bu aktüerya ek raporunun dosya kapsamına ve Yargıtay ilamına uygun olduğu görülerek hükme esas alınmış, böylece bozma ilamındaki eksiklikler giderilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " ibarelerinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
"Bozma ilamı doğrultusunda dosyanın önceki raporu hazırlayan aktüerya bilirkişisi ...na tevdii ile tarafların itirazları ve usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek Yargıtay bozma ilamına göre hesaplama yapılmak üzere ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi raporunu 07.03.2025 tarihinde dosyaya sunmuş, davacının mahkememizin asıl 2016/644 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat alacağının 1.194.747,89 TL olduğu hesaplanmış ise de raporda kusur oranlarının uygulanmasında % 20 oranında davacı kazalı , % 80 oranında davalı işveren kusur tespiti ile maddi zarar hesaplandığı anlaşılmakla bu husus hatalı olmuştur.
Şöyle ki; bozma ilamı öncesinde dosya kapsamına aldırılan 17.05.2021 tarihli 1. kök hesap raporunda davacı kazalının % 25, davalı işverenin % 75 kusurlu olduğu tespiti ile hesaplama yapılmış olup davacı vekilince anılan rapora bu yönden itiraz edilmemiş, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak aktüerya raporunda göz ardı edilmiştir.
Mahkememizce resen hesaplama yapılması suretiyle davacının maddi zararının (07.03.2025 tarihli raporda esas alınan diğer veriler aynen korunarak davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu kabulü ile) 1.256,486,02 TL olduğu ,kurum ödemelerinin mahsubu ile bakiye zararın 1.157.576,13 TL olacağı ve bu miktarın hüküm altına alınması gerektiği anlaşılmakla böylece bozma ilamındaki eksiklikler giderilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " ibarelerinin yazılmasına,
b.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere
"Davacının mahkememizin 2016/644 Esas sayılı dosyasındaki davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1.157.576,13 TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 18.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
200.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 18.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Mahkememizin asıl dosyası ile birleşen Eskişehir 2. İş Mahkemesi'nin 2021/1293 Esas sayılı dosyasındaki davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
100.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 18.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
75.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 18.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
75.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 18.05.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Alınması gereken 109.813,51 TL harçtan mahkememiz dosyasında ve birleşen dava dosyasında peşin ve ıslah sureti ile alınan 10.408,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 99.405,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA, (bozma ilamı öncesine davalıdan tahsiline karar verilen 183.916,62 TL'nin tahsil edilmiş olması halinde mahsup edilerek bakiye kısmın dosyanın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine)
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 174.060,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 174.060,66 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ret edilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan müzekkere, posta ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.085,75 TL'nin kabul ret oranına göre 2.362,25 TL gider avansı ile 10.496,99 TL harç olmak üzere toplam 12.859,24 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın üzerinde BIRAKILMASINA,
Davalı tarafından yapılan 2.043,35 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 861,95 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın üzerinde BIRAKILMASINA,
Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avanslarının dosyanın kesinleşmesi halinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı HMK'nın 321/2. maddesi uyarınca sadece hüküm özeti tutanağa yazılmak sureti ile tefhim edildiğinden, gerekçeli kararın taraflara tebliği ile gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05.05.2025" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/11995, K. 2025/13914, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama