İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12189 K.2026/1449

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/12189Karar2026/1449Tarih16 Şubat 2026Okuma5 dk · 1.014 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/12189 E., 2026/1449 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2026
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/876 E., 2025/2786 K.
İlk derece mahkemesi
Konya 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2024/373 E., 2025/34 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.014 kelime·5 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 15.10.1986 olduğunun Konya 4.İş Mahkemesinin 2018/111 E.sayılı dosyasında açtığı dava ile kabul edildiğini ve kararın kesinleştiğini,bahse konu yargılama devam eder iken davacının hayatını idame ettirmek için hizmet akdine dayalı olarak çalışmalarını sürdürmek zorunda kaldığını, yargılama sürecinde,14.09.2017 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, ancak davalı Kurumca tahsis talebinin reddedildiğini,sigorta başlangıç tarihinin 15.10.1986 olarak düzeltilmesini müteakip ise 14.09.2017 tarihli tahsis talebine göre,

49 yaşını ikmal ettiği 15.10.2017 tarihini takip eden aybaşından yaşlılık aylığının bağlanmasını, birikmiş aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini 26.06.2020 tarihinde davalı Kurumdan talep ettiklerini, ancak tahsis talep tarihinde işyerinden ayrılmadığını gerekçe göstererek talebin reddedildiğini, yeniden tahsis talebinde bulunmaya zorlanan davacıya 01.08.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, halbuki yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu tarihte, yaşlılık aylığı bağlanması için gereken koşullardan birine sahip olmaması durumunda,

yeniden tahsis dilekçesine gerek olmaksızın koşulun oluştuğu tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini belirterek 14.09.2017 tarihli tahsis talebi dikkate alınarak koşulların oluştuğu 15.10.2017 tarihini takip eden aybaşı (01.11.2017 tarihi) itibariyle yaşlılık aylığına müstehak olduğunun tespitine, 01.11.2017-01.08.2020 tarihleri arasında birikmiş aylıklarından ve ödenmeyen faiz alacağına ilişkin tespit edilecek değerin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 500 TL.nin davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yaşlılık aylığı bağlanma koşullarından birisinin işten ayrılma olduğunun hem 506 sayılı Kanun’un 60/H maddesinde hem de 5510 sayılı Kanun'un 28/9 maddesinde yer aldığını, davacının işten çıkışının tahsis talep tarihi olan 2017 Eylül ayı içerisinde olmadığından yasal mevzuat gereği işlem yapıldığını, davacının 14.09.2017 tarihli tahsis talebinin 20.10.2017 tarihinde, sigorta başlangıç tarihinin 10.09.2017 olarak kabul edildiği için reddedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 05.03.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 23.701,02 TL birikmiş aylık ve ek ödeme tutarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili dilekçesinde özetle; ... sigortalı ...'in işe giriş bildirgesine göre 18 yaşını doldurduğu tarihte sigorta başlangıç tarihinin geçerli sayılmasına ilişkin dava Konya 4.İş Mahkemesi 2018/111 E. sayılı dosyası ile devam etmekte iken, ... sigortalı ilk tahsis talebini 14.09.2017 tarihinde Kuruma verdiğini, sigorta başlangıç tarihinin davalı Kurumun hatalı işlemi ile 18 yaşını doldurduğu tarihte geçerli sayılmadığı ve henüz kesinleşmiş bir Mahkeme kararı olmadığı için ilk tahsis talebinin reddedildiğini,

yargılamanın uzun sürmesi neticesinde Konya 4.İş Mahkemesi 2018/111 E. ve 2019/105 K. Sayılı kararı ile sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu tarih olarak tescil edilmesinden sonra bir an önce yaşlılık aylığına kavuşmak isteyen ... sigortalının yeni bir tahsis talebi vererek sonraki tahsis talebine göre 01.08.2020 tarihinden geçerli olmak üzere kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, sigortalının başvuru tarihi olan 24.4.1995 tarihinde 60/A-C maddesinin öngördüğü 25 yıldan beri sigortalı olma koşulu hariç diğer koşullara sahip olduğu 25 yıldan beri sigortalı olma koşulu da iki gün sonra 26.4.1995 tarihinde gerçekleştiğini,

sigortalıya yeniden tahsis dilekçesi vermeksizin, önceki dilekçesi gözönünde tutularak koşulların oluştuğu tarihi takip eden 01.05.1995 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davacının 14.09.2017 tarihinde yaşlılık aylığı alma koşullarını sağlamadığını, davacının 15.10.1968 doğumlu olup tahsis talep tarihi olan 14.09.2017 tarihinde henüz 49 yaşını doldurmadığı gibi işten ayrılma koşulunu da yerine getirmediğini, sigortalının çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunması gerektiğini, davacının tahsis talebinde bulunduğu 14.09.20 17... .03.2019 tarihleri itibariyle 5510 Sayılı Kanun yürürlükte olduğundan ve 506 sayılı Yasa'nın 62. maddesi zaten 5510 sayılı Yasa ile yürürlükten kalktığından iptal kararının eldeki dava ile bir ilgisi bulunmadığını,

davacının talepte bulunduğu tarih olan 14.09.2017 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu ve açıklandığı üzere bu sigortalılara 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 9. fıkrası uygulanacak olması, bu kapsamdakilerin yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için çalıştığı işten ayrıldıktan sonra yazılı istekte bulunmaları şartı aranacağından ve davacı 14.09.2017 tarihli talep tarihinde bu koşulu ve ayrıca 49 yaş koşulunu sağlamadığından,

Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının 05.03.2019 tarihli tahsis talebi tarihi itibari ile de işten çıkışı olmadığından Kurum tarafından yaşlılık aylığı tahsis talebi reddedildiğini, 29.07.2020 tarihli tahsis talebi ile tüm şartları haiz olduğundan talebi kabul edilmiş ve 01.08.2020 tarihinden başlamak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını,

davacının talebinin 14.09.2017 tarihli tahsis talebinin dikkate alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi iken İlk Derece Mahkemesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket ederek 05.03.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığına karar vermesinin hatalı olduğunu beyan ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacılar murisi ...'in 01.11.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve 01.11.20 17... .08.2020 tarihleri arasında birikmiş aylıkların faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12189, K. 2026/1449, 16 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12189
Karar No
2026/1449
Tarih
16 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12197 K.2026/786
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/12198 K.2026/1224
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12199 K.2026/1445
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12203 K.2026/1088
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12204 K.2026/733
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12206 K.2026/727

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.