KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/12206 E., 2026/727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2492 E., 2025/899 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 22. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/424 E., 2023/31 K.
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 28.02.2005-25.09.2019 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını beyanla çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile bordro tanık beyanları, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi raporu tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12206, K. 2026/727, 4 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama