KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/12281 E., 2025/14439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3590 E., 2025/968 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/284 E., 2022/274 K.
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacı aleyhine davalı tarafça Bakırköy 13. İş Mahkemesine 2014/227 Esas sayılı dosyası ile iş kazasına dayalı tazminat davası açtığını, Mahkemede kazalının maluliyet oranına itiraz ettiklerini, ancak Mahkemece itirazlarının dikkate alınmayarak dosyanın karara çıkarıldığını, kararın Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince maluliyet oranına itirazın mevcut olması sebebi ile SSK Yüksek Sağlık Kurulundan ve itiraz halinde diğer üst kurullardan rapor alınması gerektiği gerekçeleri ile kaldırıldığını, davalı ...'ın maluliyetinin %18 olmasının mümkün olmadığını, kazadan sonra da müvekkili şirkette uzun süre çalıştığını, maluliyetinin daha düşük olması gerektiğini belirterek davalı ...'ın gerçek maluliyet oranını tespitini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı şirkette çalışırken 06.12.2011 tarihinde kaza geçirip ayağının kırıldığını, uzun süre çalışamadığını, iş gücünü kaybettiğini, Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2014/227 Esas sayılı dosyası ile açtıkları davanın lehlerine sonuçlandığını, bu kararın maluliyet oranının da tespiti hususunu kapsadığını, bu kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini belirterek derdestlik itirazında bulunmuş, esas yönünden de davacının kaza sonrası özel bahat hastanesi metin sabancı balta limanı kemik hastalıkları eğitim araştırma hastanesi, kahta devlet hastanesinde tedaviler gördüğünü, defalarca ameliyat ve operasyon geçirdiğini, davacının iddia ettiği gibi kazadan sonra hemen sağlığına kavuşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı SGK vekili davaya cevap vermemiş, duruşmalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında: "1-Davanın kabulü ile Davalı ...'ın 06.12.2011 tarihli iş kazasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının ilk gelire giriş tarihinden 07.03.2017 tarihine kadar %14, 07.03.2017 tarihinden sonra %5 oranında olduğunun tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
A. Belirlenen sürekli iş göremezlik oranının yüksek olduğunu davacının iş kazasından sonraki süreçte başka bir kaza geçirip geçirmediğinin araştırılması gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
2.Davalı ... vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a.ATK Raporunun gerekçesiz olduğunu, müvekkilin tedavisinin devam ettiğini, tespit edilen iş göremezlik oranını kabul etmediklerini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
3. Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a. Davacının Kuruma başvuruda bulunmadığını, ATK tarafından belirlenen oranlar arasında %5 ve %14 gibi afaki bir farkın kabul edilemeyeceğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12281, K. 2025/14439, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama