İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12614 K.2026/1517

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/12614Karar2026/1517Tarih17 Şubat 2026Okuma9 dk · 1.832 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/12614 E., 2026/1517 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Şubat 2026
Mahkemesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/1540 E., 2025/1477 K.
İlk derece mahkemesi
Antalya 1. İş Mahkemesi
Sayısı
2024/306 E., 2025/57 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.832 kelime·9 dk okuma·11 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I.DAVA

Davacı asil dava dilekçesinde özetle. 1997 yılından beri geçimini çiftçilikten sağladığını, ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 31.07.2024 tarih ve 99222037 sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere ... Büyükşehir Belediyesi ... 79 numarada faaliyet gösteren....

Şti.'ye sebze satışı yapması sebebiyle 19 97... tarihleri arasında adına Bağ-Kur kesintisi yapılmasına rağmen bu döneme ilişkin olarak gerekli kesintilere ulaşılamadığını, şirket sahibi ... ... ve o dönemde ikamet ettiği ...

Mahalle Muhtarı ... ve diğer köylülerin de bu durumu bildiğini, ancak SGK kayıtlarındaki isim benzerliğinden dolayı o döneme ilişkin olarak SGK kaydının görünmediğini, talebine rağmen de düzeltilmediğini ileri sürerek, ilgili şirketle olan çalışmasının 1997 yılı Temmuz ayında başlamasından dolayı bu hizmet sürelerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiş, davacı vekili 27.01.2025 tarihli açıklama dilekçesinde; taleplerinin 01.07.1997 – 31.01.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkin olduğunu beyan etmiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 11.07.2024 tarih ve 98135027 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal eden dilekçesinde ... ... komisyoncusuna zirai ürün teslim ettiğini beyan ederek geriye dönük hizmet talebinde bulunduğunu, ... ...'ın sebze meyve komisyoncusunun 1997/7, 1999/12, 2000/01 dönemi tevkifat bildirim listesinde ... isimli bir kişinin kaydına rastlanılmış olsa da alt kimlik bilgileri (baba adı, doğum tarihi) olmaması sebebiyle ... Mahallesinin bağlı bulunduğu ... Nüfus Müdürlüğüne 26.07.2024 yazı yazıldığını ve gelen cevabı yazısında 2 kişinin kaydına rastlandığının bildirildiğini, bu nedenle sigortalı ... adına tespit yapılamadığını, tarafına 31.07.2024 tarihinde talebinin reddedildiğine dair yazı gönderildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, davacıyla aynı ismi taşıyan kişinin beyanı ile kamu tanıklarının beyanları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; komisyoncu.... Şti. tarafından tanzim edilip Kuruma verilen 1997/07, 1999/12, 2000/01 aylarına ait tevkifat bildirim listelerinde ... ismi ile yapılan tevkifatların davacıya ait olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.08.1997-31.01.2000 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...

Mahkemenin aidiyete ilişkin kararının yerinde olduğu, ne var ki, davacının 09.01.1981 doğumlu olduğu ve ihtilaflı dönemde 22 yaşını doldurmadığı, uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre 22 yaşını dolduranlar bu yaşı doldurduklarını takip eden yıl başından itibaren sigortalı sayılabilir, hükmü gereğince davacı 22 yaşını 09.01.2003 tarihinde doldurduğundan ancak takip eden yıl başı olan 01.01.2004 tarihi ile 31.12.2004 tarihi arasında sigortalılığına karar verilebileceği gerekçesiyle,

davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.nın 353/1-b-2 gereğince Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2004-31.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu, dosyada mevcut somut deliller ve tanık beyanları nazarında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde kısmen kabul kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarına ilgili dönemlere ait tevkifat bildirim listelerinin asıllarının intikal etmemesi ile sonradan rastlanılan belgenin de Kurum kayıtlarına intikal etmeyen ve fotokopi liste olduğu anlaşıldığından, yürürlükteki mevzuat hükümleri gereği geriye dönük hizmet verilemeyeceğini, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, tevkifatın aidiyeti ile 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan Vekili ... ile Üyeler; ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.

I. TEMEL UYUŞMAZLIK

1. Çoğunluk ile aradaki uyuşmazlık, "tevfikat kesintisi yapılan 1999 yılında 22 yaşını doldurmayan sigortalının, anılan tarihte yürürlükte olan 2926 sayılı Tarım Bağ-kur Kanunu'nun 5 nci maddesi uyarınca, yaşı nedeni ile sigortalı sayılıp sayılmayacağı, 09.01.1981 tarih ve 4956 sayılı kanunun 56 ncı maddesi ile yaşın 18 olarak kabul edilmesi nedeni ile bu yasal değişiklikten sonra 1997,19 99... yılındaki ... dolayı sigortalı sayılıp sayılmayacağı, lehe düzenlemenin geçmişe uygulanıp uygulanmayacağı" noktasında toplanmaktadır.

2. Çoğunluk görüşü ile "uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kendi adına tarımsal faaliyette bulunan 22 yaşını doldurmuş erkeklerin zorunlu sigortalı sayılacaklarının düzenlendiği, bu şekilde çalışma yapanların köy ve mahalle muhtarlarının Kuruma bildirmesinin gerektiği, Kurumun da bu şekilde çalışmaları re'sen tespit görevinin bulunduğu, aynı Kanun'un 5. maddesine göre zorunlu sigortalı olmaktan kaçınılamayacağı, 2926 sayılı Kanun'da sigortalılığın tespiti davasının açılması ile ilgili bir ön koşulun düzenlenmediği,

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2013/21-620 Esas, 2014/203 K. sayılı kararına göre talep edenin 22 yaşını takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılacağına ilişkin koşulun mevcudiyetine karşı 09.01.1981 doğumlu davacının tevkifat tarihinde 22 yaşını doldurmadığı" gerekçesi ile kabul kararı veren ilk derece mahkemesinin kararını aynı gerekçe ile kaldırıp esastan reddeden Bölge Adliye Mahkeme kararının bu yönden onanmasına karar verilmiştir.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

3. Kanunlar kural olarak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren, yürürlükte bulundukları dönem içinde ortaya çıkan olay ve ilişkilere uygulanırlar. Hukuki güvenlik ilkesi, herkesin bağlı olacağı hukuk kurallarını önceden bilmesi, tutumunu ve davranışlarını buna göre güvenle düzene sokabilmesi anlamına gelir. Kişilerin davranışlarını düzenleyen kurallar onlara güvenlik sağlamalıdır. Bu güvenliğin sağlanabilmesi her şeyden önce, devletin kendi koyduğu hukuk kurallarına kendisinin uymasına bağlıdır.

4. Hukuk devletinde devlet, hukuk güvenliğini sağlama yükümlüdür. Hukuki güvenlik ilkesi kural olarak yasaların geriye yürütülmemesini gerekli kılar. “Yasaların Geriye Yürümezliği İlkesi” uyarınca yasalar kural olarak yürürlük tarihlerinden sonraki olay, işlem ve eylemlere uygulanmak üzere çıkarılırlar. Yürürlüğe giren yasaların geçmişe ve kesin nitelik kazanmış hukuksal durumlara etkili olamaması hukukun genel ilkelerinden "‘Kazanılmış Hakların Korunması” ilkesinin gereğidir.

5. Yasa koyucuyu önceye etkili kural getirmekten engelleyen genel bir hukuk kuralı bulunmamaktadır.

6. Önceye etki kavramı, yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki zamana uygulanabilirliği konusu ile ilgilidir. Önceye etki özgürlükçü bir anayasanın temel koşullarına, hukuk düzeninin güvenilirliğine aykırı düşer ve bu yüzden kural olarak caiz değildir. Kişiler hukuka uygun davranışlarından dolayı daha sonra zarar görmeyeceklerinden emin olmalıdırlar. Önceye etki yasağı hukuk güvenliği ve vatandaş için güveninin korunmasını sağlar.

Kazanılmış olan haklara saygı ancak bu şekilde gerçekleşir. Önceye etki yasağı, yaşamları Anayasal garanti altında olan fertlerin beklenmedik hak kayıplarına uğramasını engellemek için tanınmıştır. (.... Kanunların ... Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme. .../2014/01/9 s: 2477 vd).

Anayasadaki “hukuk devleti ilkesi” yasa koyucuya bir yasanın kabulünden önceki zaman bakımından aleyhe sonuçlar doğuran bir yasa kabulü için dar sınırlar çizmektedir (... ..., Hukuk-Kamu Hukuku ve Yargılama Hukuku Bakımından Kanunların Zaman İtibariyle Uygulanması, Prof. Dr....’a ..., C:II, ..., 2010, 2759-2875).

7. Çıkarılan yasa önceden oluşan güveni sağlıyor, kazanılmış hakları koruyorsa açık hüküm olmasa da istisna olarak geçmişe uygulanmalıdır. Önceye etki yasağında istisna için gerekli sebep, hukuki işlemin inşası sırasında mevcut olmalıdır. Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise önceye etki kabul edilmelidir.

8. Mülkiyeti koruma kapsamına, edime hak sağlayan sigorta olayları dahildir. Önceden doğmuş bir sigorta olayının edim sağlayıcı etkisi kolaylıkla ortadan kaldırılamaz. Sosyal Sigortalar Hukukunda kazanılmış (müktesep) haklar dinamik nitelik taşırlar (.... Kanunların Önceye... Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme..../2014/01/9 s: 2477 vd).

9. Getirilen kuralın önceye etkili olmasında, sigortalı lehine yorum, amaca uygunluk yorumu, Sosyal Güvenlik Hukuku’nun kamusal nitelikte olması, maddi hukukun yetersizliği (her zaman, hayatın değişen sosyal akışı içinde gelişen tüm olayları ve ayrıntıları kurallaştırma gücüne sahip olmaması), çıkarlar dengesi ve adalet duyguları gerekçe olarak dikkate alınmalı, ayrıca, süregelen uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış (ucu açık) hukuki durumlara yeni kanunun derhal uygulanması esası ölçü olarak alınmalıdır.

10. Önceye etki yasağının istisnaları değinmek gerekirse;

- Kişi yeni düzenleme ile daha iyi bir konuma getirilmekte ise,

- Şeklen anayasaya aykırı bir yasa usulüne uygun olarak önceye etkili olarak yeniden kabul edilmişse,

- Önceye etki bir yasanın açıkça lafzından, amacından ve oluşumundan anlaşılmakta ise

lehe hüküm geçmişe uygulanmalıdır. (.... Kanunların Önceye... Hukuku Bakımından Bir Değerlendirme..../ 2014/01/9 s: 2477 vd.

11. Nitekim 2926 sayılı Tarım-Bağ-Kur Kanunu'nun 2. Maddesinde "22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...” olma koşulu yasa metninden çıkarılmış, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'da ... olmayan kadınlar yönünden sigortalılığı, kanun öncesine de uygulanmıştır.

Karara göre: "2926 sayılı Kanunun 2. maddesinin “22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar” hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğramış ve “...” olma koşulu yasa metninden çıkarılmıştır. Sosyal güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olduğundan, sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gereklidir.

Yeni düzenlemeye göre ... olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden Yerel Mahkemenin davacının sigortalılığı yönünden ... olması gerekmediğine ilişkin kabulü isabetli olup, Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında bu hususta bir uyuşmazlık bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulu 18.05.20 11... /10-230 E. 2011/319 K. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.05.2013 t., 2012/10-1481 E., 2013/789 K. sayılı ilamları).

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi de aynı şekilde "Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunun 2. maddesine göre 22 yaşını doldurmuş ... kadınlar sigortalı sayılırlar hükmü 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun 48. maddesi ile değişikliğe uğradığını ve "..." koşulunun yasa metninden çıkarıldığını, Sosyal Güvenlik hakkı kamu düzeni ile ilgili olup sigortalılar lehine düzenlenen bu yeni kuralın eski olaylara da uygulanması gerekli olduğunu,

yeni düzenlemeye göre ... olma şartı yürürlükten kalktığından ve sigortalının lehine olan bu yeni şeklin eski olaylara da uygulanması gerektiğinden davacının sigortalılığının ... olmadığı gerekçesiyle baştan itibaren iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin Sosyal Güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığını" belirtmiştir. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 02.02.2012 t., 2011/14391 E., 2012/1345 K).

12. Maddedeki "... kadınlar hükmü" değiştirilmeden önce Anayasa Mahkemesine iptal edilmesi için somut norm denetimi ile itirazla götürülmüş, Anayasa Mahkemesi 17.04.2007 tarih ve 2003/81 E, 2007/50 K sayılı kararı ile bu hükmü iptal etmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

III. SONUÇ

13. 24.07.2003 tarihinde 4956 sayılı kanunun 56 ncı maddesi ile 2926 sayılı Kanunun 5. Maddesinde 22... olarak kabul edilmesi lehe bir düzenlemedir. O tarihte yürürlükte olan 506 sayılı SSK ve 1479 Sayılı kanun kapsamında sigortalı sayılma için kabul edilen 18 yaşa uygun bir düzenleme getirilmiştir. Öncesinde eşitlik bakımından Anayasaya aykırılık olduğu açıktır. Lehe düzenlemenin sosyal güvenlik hakkı kamu düzeninden olduğundan geçmişe uygulanması gerekir. İlk derece mahkemenin 18 yaşını doldurduğu tarihten öncesini kabul etmesi hatalı ise de 09.01.1981 sonrası tevkifata dayalı sigortalılığı kabul etmesi isabetli olup, kaldıran ve 22 yaşı takip eden yıl için sigortalılık kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulması gerekir. Çoğunluğun 22 yaş gerekçesine katılınmamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12614, K. 2026/1517, 17 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkeme Kararı
  6. Iv.istinaf
  7. V.temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. B. Temyiz Sebepleri
  10. C. Değerlendirme ve Sonuç
  11. VI. Karar
  12. I. Temel Uyuşmazlık
  13. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12614
Karar No
2026/1517
Tarih
17 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12616 K.2026/973
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12617 K.2026/1285
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12621 K.2026/815
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12627 K.2026/1893
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12630 K.2026/1761
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/12631 K.2026/853

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.