KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/12735 E., 2025/17993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/390 E., 2024/1363 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 7. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/234 E., 2023/874 K.
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ... ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; sigortalının 17.06.2017 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalı şirketin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Mahkememiz 2023/234 E sayılı asıl dosyası yönünden;
Maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile,
-5.410,95 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 667.386,02 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne, alacakların kaza tarihi olan 17.06.2017 tarihinden itibren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 790,00 TL’nin geçici iş göremezlik tazminatı yönünden reddine,
-120.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 17.06.2017 tarihinden itibren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Birleşen Ankara 12. İş Mahkemesinin 2018/604 E sayılı dosyası yönünden
-20.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 17.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’a ödenmesine,
-50.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 17.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’a ödenmesine,
-20.000,00 TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 17.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...’a ödenmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı olan ...'ın, ...- ... İnş. ..Ltd.
Şti. iş ortaklığı işyerinde kaynakçı olarak çalışırken 17.06.2017 tarihinde kepçeye ayağının sıkışması nedeniyle geçirdiği iş kazası neticesinde yaralandığı, Kocatepe SGK, YSK, ATK 3. İhtisas kurulu ve ATK 2. Üst Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ile davacı ...'ın, meydana gelen iş kazası nedeniyle %28,2 oranında malul kaldığının tespit edildiği, SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor ile kaza olayının meydana gelmesinde ...- ... İnş. ..Ltd.
Şti. iş ortaklığı %95 oranında davacı ...’ın % 5 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Mahkemece aldırılan 18/12/2019 tarihli kusur bilirkişiler raporu ile, meydana gelen iş kazasında işverenin %95 oranında, davacı ...'ın ise %5 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, Mahkemece hükme esas alınan maluliyet oranı ile kusur bilirkişiler raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, davacının yaptığı işin niteliği, davacıya ait banka kayıtları ve dinlenen davacı tanıklarının anlatımları birlikte nazara alındığında Mahkemece davacının tespit edilen aylık ücretinin dosya kapsamına uygun olduğu,
davalı tarafça Mahkemece davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarına itiraz edilmiş ise de olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumları davacı ...‘in uğramış olduğu maluliyet oranı, sağ ayağının topuğuna yakın kesilmesinin mevcut işini yapmasına engel teşkil edecek olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, olayın ağırlığı, sebepsiz zenginleşmeye yol açılmaması,
tatmin duygusu, caydırıcılık unsurları ile birleşen dosyada da iş kazası nedeniyle sağlık bütünlüğü bozulan kazalının eş ve çocuklarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunuyor olması, olayın özelliği, yaralanmanın niteliği, meslekte kazanma gücündeki kayıp oranına ve özellikle ağır bedensel zarar oluşması nedenleriyle tüm davacılar lehine mahkemece hüküm altına alınmasına karar verilen manevi tazminat tutarlarının dosya içeriğine ve olayın özelliğine uygun olduğu hususlarının kesinleştiği, kaldırma kararın sonrasında ise, İlk Derece Mahkemesince,
davacı ...'a SGK tarafından ödemelerin rücuya kabil kısmının maddi tazminat miktarından tenzil edildiği, yine davacı tarafça Mahkemece ilk alınan hesap bilirkişi raporuna itiraz edilmediğinden, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, rapordan sonra yürürlüğe giren asgari ücret farklarının yansıtılmadığı, rapora göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, dolayası ile kaldırma kararı içeriğine, Mahkemece kararın gereğinin yerine getirilmesine,
ilk ve son karara karşı istinaf yoluna başvuranın sıfatına, önceki ve sonraki istinaf sebeplerine, oluşan usuli kazanılmış haklara ve kamu düzenine ilişkin nedenlere göre Mahkeme kararında bir hatanın bulunmadığı gerekçesiyle; davacı ... ve davalı ... İnş... Ltd. Şti.' nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 353-(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Dava dilekçesinde "fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalarak" ibaresinin yer almakta olduğunu, maddi manevi tazminat davalarında hesaplamanın taraflarca yapılamayacağı ve bilirkişi incelemesi gerektiğinden, davayı açarken haklarını saklı tuttuklarını, ek dava açacaklarını belirterek, asıl ve birleşen davanın 31.07.2023 tarihli bilirkişi raporundaki bedeller esas alınarak tamamen kabulüne ve ıslah hakkı tanınması yönünde hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davacının işverenin ...- ... İnş... Ltd. Şti. İş ortaklığı olduğunu, husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, asıl ve birleşen davanın husumetten reddine karar verilmesini talep ettiklerini,
b. Hesaplanan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatlarının fahiş miktarda olduğunu,
c.Davacının düz işçi statüsünde net 1.400,00 TL ücret ile çalışmış olduğunu, ustalık belgesinin de bulunmadığını,
d. Kusur ve maluliyete ilişkin itirazlarını yinelediklerini,
e. Geçici iş göremezlik süresinin bitiminin 12.10.2017 tarihi olarak değerlendirildiği ancak bilirkişinin bu süreyi hangi veri ve kıstasa bağlı olarak değerlendirdiğinin anlaşılamadığını, SGK kayıtları incelendiğinde davacının 26.07.2017-21.09.2017 tarihleri arasında ayaktan geçici iş göremezlik raporu olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davacının %100 malul olarak değerlendirildiği sürenin bilirkişi tarafından uzun değerlendirilerek hesaplama yapılmış olduğunu,
f.Davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata itiraz ettiklerini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat, yakınlarının ise manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 inci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
b.6100 sayılı HMK nın 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/12735, K. 2025/17993, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama