KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/13309 E., 2026/1002 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2981 E., 2025/1654 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/55 E., 2022/306 K.
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ...Ş., davalı ... Danışmanlık İletişim ....... .... Şti vekili ve davalı Kurum vekilinin tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.03.2011-04.03.2019 tarihleri arasında davalı işverenler nezdinde geçen çalışmalarında 750 Euro olan aylığının, Kuruma asgari ücret üzerinden bildirildiğini, aradaki farkın önceleri banka aracılığı ile daha sonra ise elden ödendiğini, usulsüzlüğün düzeltilmesi için noter aracılığıyla ihtarda bulunulduğunu, buna rağmen işverence gerekli düzeltmelerin yapılmadığını beyanla prime esas kazanç tutarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesi özetle; 03.06.2015 tarihinde kurulan davalı şirketin kuruluş tarihinden önceki çalışmalardan sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle 01.08.2015 tarihi öncesi için husumet itirazında bulunduklarını, 02.08.2015-28.02.2019 tarihleri arasında müvekkili işveren nezdinde tecrübesiz çağrı merkezi müşteri temsilcisi olarak çalışan davacının 750 Euro ücret aldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yabancı para cinsinden aylık alınmasının mevzuat gereği yasaklandığını, davacının aldığı ücretin mevzuata uygun olarak Kuruma bildirildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta primine esas kazancın Kuruma eksik bildirildiği iddiasının yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ...Ş., davalı ... Danışmanlık İletişim ....... .... Şti vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, 01.03.2011 tarihinden itibaren çalışmasına ve şirketler arasında organik bağ olduğunun belirtilmesine rağmen çalışmanın kesintili olduğuna ilişkin kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davacının, çalışmasının farklı şirketler üzerinden Kuruma bildirildiğinden haberi olmaması nedeniyle mağdur edildiğini, adı geçen tüm şirketler arasında organik bağ bulunduğunun ve davacının 01.03.2011 tarihinden itibaren çalışmaya başladığının tespitiyle davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Şirketler vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı davasını yazılı belgelerle ispat edemediğini, davacı tarafından delil başlangıcı niteliğinde herhangi bir belge ibraz edilememesi sebebiyle salt tanık beyanlarına dayalı olarak ücret tespiti yapılamayacağını ileri sürerek, temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının ücretinin tespitinde ilgili sendikalara ve meslek örgütlerine müzekkere yazılması ve oralardan gelecek cevaba göre değerlendirme yapılması gerektiğine dair itirazlar değerlendirilmeksizin eksik incelemeyle karar verildiğini, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince, davalı ...Ş., davalı ... Danışmanlık İletişim ....... .... Şti. vekilince ve davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13309, K. 2026/1002, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama