KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/14102 E., 2025/16160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/41 E., 2025/100 K.
Karar Metni
851 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı iş yerinde 01.01.1985-30.01.1986 tarihleri arasında çalıştığını belirterek sigorta başlangıç tarihine ve prim gün sayısına eklenmemiş olan 01.01.1985-30.01.1986 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı, ön inceleme duruşmasındaki beyanlarında; davacının 1980-1982 yıllarında ilkokuldan çıktıktan sonra kendisine ait mobilya dükkanına çalışmaya geldiğini, davacının o dönemlerde 12-13 yaşlarında olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Fer'i müdahil Kurum davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dava dosyası incelendiğinde, fer'i müdahil Kurumca 07.02.1985 tarihli tespit tutanağına göre davacının 01.01.1985 tarihinde davalı yanında çalıştığına dair işe giriş bildirgesinin düzenlendiği, davacının bu çalışmasında sigorta kolunun kısa vadeli olduğuna dair herhangi bir iz ve emarenin bulunmadığı, davacının işe giriş tarihinde yaklaşık olarak on beş yaş dokuz aylık yaş düzeyinde olduğu, iş yerinin mobilya imalatı üzerine kurulduğu ve çok uzun zamandır kanun kapsamında bulunduğu,
davacının daha küçük yaştan itibaren burada çalıştığına dair tanık ifadelerinin bulunduğu, işin niteliği, iş yeri dosyasının da iz olması, re'sen dinlenen kamu tanıklarının taleple ilgili bilgi sahibi olmadığının anlaşılması ve davacı tarafından gösterilen tanıkların ifadelerinde, çıraklığa ilişkin bilgiler bulunmakla beraber, çalışma olgusunun varlığı hususunda çelişkili ve soyut ifadeler bulunduğu görülmekle, öncelikle davacıya iddiasına konu iş yerinde tam olarak ne yaptığı, hangi yıl, hangi dönem, hangi birimde ve ne kadar süreyle çalıştığı ayrıntılı olarak açıklatılmalı,
Mahkemece dava sırasında dinlenen tanıkların ve yeni tespit edilecek bordro ve komşu iş yeri tanıklarının anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınarak aradaki çelişkiler giderilmeli, dava sırasında komşu işyerlerinde çalıştıkları belirlenen tanıkların bilhassa hizmet döküm cetvelleri de getirilerek ifadelerine başvurulmalı, davalı iş yerinin talebe konu dönemdeki faaliyet durumu etraflıca araştırılmalı, sigortalının iddiasına konu kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde;
iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve iş yerinin niteliği nazara alınmalı, böylece talebe konu hususlarla ilgili ayrıntılı araştırma yapılarak çalışma olgusu ve süresi belirlenmelidir.
Yapılan araştırma sonucunda çalışma süresinin ispatlanamadığına kanaat getirilmesi halinde mevcut kayıtlara göre bir günlük çalışmanın da sabit olduğu görülmekle, bu bağlamda bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir. ...
" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, tarafların yazılı ve sözlü beyanları, bozma kararı, tanık beyanları bütün halinde değerlendirilmekle; davacı davalıya ait iş yerinde 01.01.1985-30.01.1986 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş olup, davacının 1969 doğumlu olduğu, tespiti istenilen dönemde davacının 15 yaşında olduğu, yapılan işin mobilya imalatı olduğu, gardırop ve mutfak dolabı imalatı yapıldığı, genel itibariyle iş yerinde kullanılan makinelerin yatar, pulanya, hızar olduğu,
davacının yaşı itibariyle tam zamanlı olarak bu makineleri kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki tanık beyanlarında davacının talep konusu dönemde iş yerinde kesintisiz çalıştığına dair beyan olmadığı, davacının yaşı, yapılan işin mahiyeti ve dinlenen tanıklardan davacının davalı iş yerinde çırak olarak bulunmuş olabileceği, çalışma olgusunu ispata yarar şüpheden uzak delilin mevcut olmayışı nazara alınarak,
mevcut kayıtlara göre bir günlük çalışmasının sabit olduğu görülmekle davacının 01.01.1985 tarihinde ... sicil sayılı ... (...) unvanlı iş yerinde bir gün süreyle günlük brüt asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığı kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne
1-Davacının ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... sicil sayılı ... (...) unvanlı davalıya ait iş yerinde 01.01.1985 tarihinde bir gün süreyle günlük brüt asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığı, 506 sayılı Kanun'un 60-G maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 07.04.1987 tarihi olduğu ve 01.01.1985 tarihindeki 1 günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dâhil edilmesi gerektiğinin tespitine, 2-Davacının 02.01.1985-30.01.1986 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalışması olduğunun tespitine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14102, K. 2025/16160, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama