KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/14532 E., 2025/16169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/382 E., 2025/158 K.
Karar Metni
957 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Kurumuna bağlı ... fabrikasında 3-5 mm'lik havan top mermilerinin tapasının anahtar ağzı ve alev deliklerini delmek suretiyle çalışmaya başlatıldığını, 05.10.1987 tarihinden 01.03.1991 tarihleri arasında çalışmalarına bu şekilde devam ettiğini, davalı Kuruma bağlı ...
Okulunun 1987 tarihinde fiziki olarak kapatıldığını, müvekkilinin 05.10.1987 tarihinde sözde çırak olarak işe başlatılmasına rağmen ilk iş başı yaptığı tarihten itibaren aynı fabrikada çalışan diğer işçilerin yaptıkları işleri yapmak zorunda bırakıldığını, toplu iş sözleşmelerinden faydalandırılmamak ve maaş ödemelerini eksik yapılması için çırak statüsünde çalıştırıldığını, haftanın 5 günü diğer işçiler gibi çalıştırıldığını, vardiya sistemi ile işe geldiğini, üretime dayalı iş yaptırıldığını, sadece hafta sonları cumartesi günleri çırak eğitimine tabi tutulduğunu, çalıştırıldığı bu dönem zarfında üretime yönelik tam gün çalıştırıldığını,
diğer işçiler gibi ağır ve tehlikeli sayılacak işlerde çalıştırıldığını, çalışma ilişkisi içerisinde üretime bir fiil katılması ön planda ise meslek sanat arka planda tutuluyor ise çıraklık ilişkisinden söz edilemeyeceğini beyanla müvekkilinin davalı ...
Kurumunda üretime dayalı olarak çalışmaya başlatıldığı 05.10.1987 - 01.03.1991 tarihleri arasında çalışmasının üretime yönelik olması, meslek öğrenme unsurunun ön planda olmaması sebebiyle uzun dönemli sigorta kapsamında sürekli ve kesintisiz olarak uzun vadeli sigorta kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini, nihayetinde müvekkilinin davalı kurumda işçi statüsünde çalışmasına başladığı 05.10.1987 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 3308 sayılı Kanun ve bu Kanun doğrultusunda yürürlüğe giren yönetmelik hükümleri ve velisi ile imzalanan çıraklık sözleşmesi dikkate alınarak çıraklık eğitimine tabi tutulduğunu, davacının sigorta primlerinin Milli Eğitim ve Gençlik Spor Bakanlığı tarafından ödendiğini, davacının sözleşmesinin çıraklık sürecinin tamamlandığı tarih olan 01.03.1991 tarihinde feshedildiğini,
savunma sanayii noktasında üretim yapan müvekkili Kurumun işçilerinin bile belirli prosedürler ve güvenlik önlemleri dahilinde çalışmakta iken eğitim sürecindeki çırakların işçi gibi çalıştırılması ve o ağır iş yükünün altına yalnız başlarına sokulmalarının müvekkili Kurumun çalışma disiplini olmak üzere işin kendi tabiatı gereği mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, konu ile ilgili yasal mevzuat, dinlenen tanık beyanları ve konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; iş yerinin kapsam ve niteliği, yapılan işin niteliği ve ağırlığı, davacının çıraklık sözleşmesi kapsamında 05.10.1987-01.03.1991 tarihleri arasındaki çalışma döneminde yaşının 13... ay ile 17... ay arasında olması nedeniyle iş yerindeki konumu, yeterliliği ve tecrübe düzeyi göz önüne alındığında, davacının üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılmadığı,
meslek ve sanat eğitiminin ön planda tutulduğu, bu nedenle davacının iş yerindeki konumunun üretime yönelik olmayıp eğitime yönelik olduğu ve bu durumda da davacının uzun süreli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde kanıtlanamadığı sonucuna varılmış ve tüm gerekçeler ışığında, davacının sigorta başlangıç tarihinin 05.10.1987 olarak kabulünün mümkün olmadığı, ancak 506 sayılı Kanun'un 60-g maddesi uyarınca 18 yaşını doldurduğu 22.12.1991 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespitinin mümkün olduğu,
ayrıca çırak olarak 05.10.1987-01.03.1991 tarihleri arasında geçen çalışmasının da uzun vadeli sigorta kollarından kabul edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılarak, davacının sigorta başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun'un 60-g maddesi uyarınca 18 yaşını doldurduğu 22.12.1991 tarihi olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki davada, davacı 05.10.1987-01.03.1991 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde kısa vadeli sigorta kollarından bildirilen çalışmalarının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında olduğunun tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 05.10.1987 olduğunun tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının çıraklık sözleşmesi kapsamında 05.10.1987-01.03.1991 tarihleri arasındaki çalışma döneminde uzun süreli sigorta kollarına tabi olarak çalıştığının ispatlanamadığına dair tespiti yerinde ise de davacının sigorta başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun'un 60-g maddesi uyarınca 18 yaşını doldurduğu 22.12.1991 tarihi olarak tespiti isabetsizdir.
Davacının sigorta başlangıç tarihi olarak belirlenen 22.12.1991 tarihi, talep konusu dönem dışında bir tarih olup, talep aşımı yapılarak anılan tarihte çalışıldığına dair tespit hükmü kurulamayacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmuş ve Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeler doğrultusunda davanın reddine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu beyanla bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde kısa vadeli sigorta kollarından yapılan bildirimlerinin uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma olduğunun ve sigorta başlangıç tarihinin 05.10.1987 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14532, K. 2025/16169, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama